Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '15

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
631
 

CNN Türk "Dünyanın 1001 Hali" Programında "ödevler" konusu işlendi

CNN Türk "Dünyanın 1001 Hali" Programında "ödevler" konusu işlendi
 

"Dünyanın 1001 Hali" Öğrenme açlığınızı bastıran program, Emin Çapa'da çok güzel sunuyor.


"Öğretmen ve aile birlikte çalışırsa ödev başarıyı artırıyor!"

CNNTürk'te yayınlanan "Dünyanın 1001 Hali" programında  "ödevler başarıyı etkiliyor mu?" konusu işlendi. Veliler ve öğretmenler, mutlaka bu programı izleyin! İzlemeyecekler için programda anlatılanların bir özetini buradan vermek isterim; çünkü   konu hemen hemen bütün aileleri ve öğretmenleri ilgilendiriyor.

"Ödev vermek çocuğun başarısını artırır mı? Ödevler ile başarı arasında bir bağ var mı? (Bu soruların cevaplarını çeşitli kuruluşlar yıllardır arıyor.)  OECD'nin araştırmalarına  göre ödev ile başarı arasında bir bağ var, hem de ciddi bir bağ var; ancak bu  ödevin şekline bağlı. Tabii bizi en çok Türkiye  ilgilendiriyor. "Türkiye'de verilen ödevler başarıyı artırıyor mu ?" sorusuna her zamanki gibi "malesef "cevabını almak öğretmen olarak ağrıma gitse de bu acı gerçeğin deşifre edilmesine katkıda bulunmaktan çekinmeyeceğim. Türkiye'de ödevle başarı arasında bir bağ yok yazık ki; hem de çocuklar ortalama haftada dört saat ödev yaptıkları  halde. Çocuk çok ödev yapsa da başarılı olamıyor. Peki ne yaparsak çocuklar başarılı olur, öğretmenler ne yaparsa, veliler ne yaparsa, çocuklar ne yaparsa öğrenci  başarılı olur? Programda Emin Çapa bu soruların cevabını bulmaya çalışıyor.  Çapa "haftada kaç saat ödev" başlığı altında yapılan araştırmaları ve sonuçları gözlerimizin önüne seriyor. Bu göstergenin ilk beş sırasında çok ödev veren  ve başarılı olan Asya ülkelerinden Çin, Singapur, Japonya  var; diğer tarafta daha az ödev veren ve başarılı olan Avrupa ülkeleri var, Örneğin İsviçre'de haftada bizim gibi 4 saat olmasına karşın matematikte  65 ülke arasında 9.sıraya yerleşirken Türkiye 44. sırada yer alıyor. Finlandiya ve Kore'de çocuk ortalama haftada 2.8 saat ödev yaparak, Kore matematikte 5. sıraya Finlandiya ise 12. sıraya yerleşiyor. Sonuç: evet ödev önemli, bazı ülkeler çok ödev vererek, bazı ülkeler az ödev vererek başarılı oluyor; burada önemli olan soru şu: "nasıl bir ödev verilmeli?"

PİSA'nın bulgularına göre ödev verilmeli, özellikle matematik konusunda çocuklar ödevlerle öğrendiklerini pekiştirirse olumlu geri dönüş oluyor; ancak ödevin içeriği çok önemli. Araştırmaya dayalı , grafikle çizilen ödevler, eğlenceli ödevler,yaratıcı çizim, afişler, öğrencinin yaratıcılığını ortaya çıkaran ödevler en iyi ödevlerdir.  Öğrenciyi ödeve teşfik etmenin en önemli unsuru da  öğretmen verdiği ödevin peşine düşmeli ve ödevin değerli olduğunu hissettirmelidir.

Burada tecrübelerime dayanarak kendi görüşlerimi sunmadan geçemeyeceğim. Pisanın bulgularına ve yapılan araştırmalara tümüyle katılıyorum, kendi adıma konuştuğum zaman, verdiğim ödevlerin takipçisi olmaya, özellikle araştırma ödevi vermişsem sınıfta sunulmasına, öğrenci araştırmasını sunarken duyduğum heyecanı ona hissettirmeye, çocuğun bilimden ve öğrenmekten zevk almasına, yaratıcı olmasına, duygularını ve düşüncelerini yazarak ifade etmesine önem veriyorum; ancak Türkiye'deki öğretmenlerin bir handikapı olduğu unutulmamalıdır, müfredatın yoğunluğu, sınavların çokluğu (her üst okula sınav sistemiyle geçildiği için hep sınava odaklı çalışılıyor) ödevlerin yeterince incelenmesine ve ödevlerin peşine düşülmesine büyük bir engel, öğretmen müfredatı yetiştirme telaşına girdiği zaman ödevler ister istemez ikinci plana ya da velilerin insafına bırakılıyor; o zaman ne yapmalıyız? "Daha az ödev , daha iyi takip"   iyi bir slogan bence, veliler ödevlerde çocuğa yol gösterici olabilirler. Öğretmen araştırma ödevlerinde öğrenciye duyduğu heyecanı hissettirmeli, o heyecanı çocuğa da geçirmeli.  "Bakalım bu gün sizden ne öğreneceğim" denildiği zaman öğrenci çok heyecan duyuyor ve mutlu oluyor... Türkiye eğitim koşulları içerisinde iyi bir sonuç elde edilmek isteniyorsa öğretmenin yaratıcı olmasından ve kurguyu iyi yönlendirmesinden başka çare yok gibi görünüyor; aksi takdirde kimse bu sistem içerisinde başarı beklemesin!

Özetle PİSA şu sonuca varıyor: eğer iyi planırsa ödev başarıyı artırıyor, öğretmen ve aile birlikte çalışmıyorsa ödevin başarıya katkısı olmuyor, öğretmen ve aile birlikte çalışmalı...

Evet sevgili veliler ve öğretmenler, 25 Aralık Perşembe günü saat 16'da yayınlanan bu programı izlediğiniz zaman çarpıcı sonuçları göreceksiniz ve bu konu üzerinde yeniden düşüneceksiniz. Genelde ise hergün, pazartesinden perşembeye kadar saat 16'da yayınlanan bu programı izlenmeli. Bilime ve öğrenmeye karşı öncelikle biz bu heyecanı duymayalıyız ki çocuklarımıza bu duyguyu geçirebilelim. Her gün bir, iki hatta üç dizi izleyip beyin hücrelerini öldürmek yerine; bilim, sanat, edebiyat programları izleyerek zihin dalgalarımızı   coşturabiliriz....

Böyle bir program yaptığı için Emin Çapa'ya ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten öğrenme açlığımızı bir nebze de olsa bastırabiliyoruz. Onun bilime ve bilgiye duyduğu heyecanı programda bize hissettirmesi de ayrı bir tat katıyor

2/Ocak/2014

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1264
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

Hacettepe Fransız Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Öğretmenim, şu anda yurt dışında görev yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster