Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
520
 

Çocuğu varsa "yokum" diyor!

Çocuğu varsa "yokum" diyor!
 

Birileri birilerini uzaktan görüp beğeniyor. Soruyor sorguluyor adamın/kadının boşanmış veya eşini kaybetmiş, üstüne bir de çocuklu olduğunu öğreniyor. Hoooop duyguyu arka plana itip, beğenmek mi haşaaa deyip fikrini hemen değiştiriyor. Bazıları bana göre korkusundan bencilce düşünüp, yaşayacağı güzel şeylerden küçük bir çocuk yüzünden kaçmayı tercih ediyor, "yokum" diyor.

“Yok”cu başına bu fikirler aslında toplum tarafından yükleniyor. Aman sapı, çöpü varsa yapamazsın, çocuklu insanla hayat zor olur, ömür boyu başka bir aile ile iç içe olmak zorundasın, en kolayı başlamadan bırak deniyor. Acımasız bu önyargı belki de güzel bir ilişkiyi başlamadan bitiriyor.

“Çocuğu var, ailem çocuklu kadınla birlikte olsam ne der?” veya “çocuklu adamla yapamam ben, diğer taraf her dakika kurcalar bizi benim zoruma gider” benzeri hastalıklı endişeler çocuğu olan yalnız birini tercih etmeme nedeni olarak gösteriliyor.

Allah aşkına hangi çift evlenmeden önce boşanacağını, öleceğini hele de bir çocuk sahibi olduktan sonra ayrı düşebileceğini hesaplayabiliyor? Koşullar biriyle bazen sonsuza kadar birlikte yürümeye izin vermiyor. Her şey tepetaklak olduktan sonra hayat yeniden durulup da ikinci bir şans verdiğinde neden masum bir çocuk başkalarınca engel olarak görülebiliyor?

Mevzu çocuğu ile yalnız kalmış biri olunca hemen kulak çekme işlemlerine başlanıyor, çekilmese bile çevre bu konuda fikrini o kadar beyinlere işlemiş oluyor ki, kişinin çocuklu birini sevdim demeye dili varmıyor. Öğretilenin öyle altında eziliyor ki, vicdanı ile baş başa kalıp da ne istediğine karar veremiyor. Kimisi yüreklice yoluna devam ediyor ama biliyorum ki, çoğunluğu bu durumun içinde kalmaktan, sorumluluk almaktan çekiniyor.

Oysa herkes bir gün kendi başına da aynı durum gelebileceğini hiçe sayıyor. Kendi de aynı durumda kalsa birileri tarafından o ve çocuğu ile yaşamın zor olarak adlandıracağını, belki de ömür boyu yalnızlığa mahkûm edileceğini bilemiyor. Bence bunların bilincinde olarak sevginin de yardımı ile insanlık adına bir görev edinip, hayata, kendine faydalı bir insan olmak gerekiyor.

Kimse kendini çocuğun yerine koymuyor. Ailesi parçalanmış bir çocuk sorun olacağını, hakkındaki önyargıyı bilse eminim var olmamayı tercih ederdi. İhtiyacı olan aile ortamının kendisine kuyruk muamelesi yapılması nedeni ile çevrece mubah görülmediğini, engellendiğini bilse belki de hiç dünyaya gelmek istemezdi.

Bir çocuğu bela gibi görmektense kazanmak çocuk olduğun günleri kolay unutmadıysan ve biraz sağduyuluysan hiç de zor değil aslında. Çocuk dediğin kendisine nasıl yaklaşılıyorsa ona göre şekilleniyor. Sen güven verdikçe, o açılıyor. Olgunluk her zorluğun üstesinden gelmesini biliyor.

Birini beğenip de çocuklu çıktı diye vazgeçmek bana zavallıca bir kaçış gibi geliyor. Kavun gibi koklayıp aldığın çocuksuz sanki çok mu dertsiz çıkıyor?! Kumarbaz, içkici, dayakçı, aldatma meraklısı, şiddet uygulayan, huysuz, pasaklı, dırdırcı diye kimsenin alnında sonradan çıkabilecek kötü özellikleri maalesef yazmıyor. En azından bir özür gibi görülen çocuk "eğer beni istersen, ben buradayım” diyor.

Gönül, mağduriyeti olan birini seçtiyse cesaretli, merhametli, sabırlı olmak ve karşı tarafı her şeyi ile kabul etmek gerekiyor. Kimseyi sevgiden bu nedenle mahrum etmemek, hatta eksik kalan sevgiye doyurmak gerekiyor. Çok irdelemeye kalkarsan armudun da sapının, üzümün de çöpünün olduğunu unutmamak gerekiyor!


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toplum olarak aslında bakış açımızda ne kadar iki yüzlü ve sahtekarca davranıyoruz.Toplum insanların kafasına mantık ile hiç bir şekilde bağdaşmayan şeyleri öyle bir dayatıyor ki ;insanlar da kendilerini malesef bir şekilde bunlara inandırıyor ve bunun etkisinden kurtulamıyor. Ama bazı şeyler sanırım hayat tecrübesi ile kazanılıyor. Ben de çocukken,ergenken hiç anlamazdım insanların boşanmasını,anlaşamamasını. İki medeni insan eğer seviyorsa birbirini medeni bir şekilde oturup konuşarak halledebilir sorunlarını diye düşünürdüm. Ama yıllar sonra evlenip de daha sonra ayrılmak zorunda kalınca anladım bu işlerin hiç de benim çocuk aklımla düşündüğüm kadar basit olmadığını. Bazen sorunların çözümü mümkün olmuyor ve sizin dışınızdaki sebepler ile bazı şeyler sizin kontrolünüz dışında, elinizde olmadan hiç de istenmeyen bir yöne gidebiliyormuş!Ben bunu malesef ancak yaşayarak ve kötü bir tecrübe ile öğrendim. Hayatta asla ön yargılı ve peşin hükümlü olmamak lazım,herşey insan için!

ET 
 21.12.2008 0:53
Cevap :
Ergün Bey, ben de yazılarımda olabildiğince toplumumuzun bakış açısına değinmeye çalışıyorum. Örnekler vererek biraz değişmemiz gerekliliğini vurguluyorum. Öğretilmiş şekilde önyargılıyız, dolayısıyla acımasız bir şekilde peşin hükümlüyüz. Tecrübeye gerek kalmaksızın, biraz daha kendi başımıza gelmiş gibi düşünmek ve hoşgörü sahibi olmamız gerek. Yazımı destekleyen değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla.  22.12.2008 1:29
 

Valla bendeniz bayılıyorum çocuklu genç annelere bana aşırı çekici geliyorlar ne yalan söyliyeyim, gerçi ben tüm kadınları çekici buluyorum ama :) bebekli çocuklu anneler çok şık duruyorlar ne diyeyim. Hem de hazır yetişmiş çocuk sahibi oluyorsunuz fena mı ? Elinize yüreğinize sağlık çok güzldi yine. Sevgiler

Tevfik Munzevi 
 18.12.2008 18:11
Cevap :
Her şeyden önce hayata, kadınlara ve çocuklara bakışınıza bayıldım Tevfik Bey. Yüreğinizde herkese yetecek sevgi olmalı, öyle görüyorum. Çok teşekkürler. Sevgilerimle.  19.12.2008 9:07
 

Her işin başı sevmek değil mi Seyran'cım, bahane edenler karşısındaki insanı esasında sevmeyenler.Bencilce sadece maalesefki sevdiklerini zannedenler...

Sehnaz Aysu Özer 
 17.12.2008 14:49
Cevap :
Yorumun yazıyı öyle güzel özetlemiş ki, ben şimdi ne desem boş. Sevgilerimle Şehnaz, teşekkür ederim.  17.12.2008 15:26
 

yaziniz icin cok tesekkürler. Bence, yani nacizane, asil sorun cocuk degildir. Cocugun annesi veya babasiyla es, cocugun kendisiyle anne veya baba, daha da ilerisi arkadas iliskisi cok kolaydir. Cünkü cocuk, zor gibi görünse de kolaydir. Gözlerinden, dokunusundan elektrik alir, olay biter. Asil sorun, degerli Seyran Hanim, cocugun anne veya babasindadir. Yani o anne veya babanin yelken actigi/acmaya calistigi yeni yasam kesitinde ne kadar dürüst oldugundadir. Cocuk, sadece bir piyon gibi kullanilir maalesef dürüstlük testinde. Cocuga yazik olur. Halbuki... Anliyorsunuz demek istedigimi: Sorun büyüklerdedir. Dost selamlarimla. Hostu. Tekrar tesekkürler.

pirmete 
 16.12.2008 20:11
Cevap :
Farklı bir bakış açısı olmuş değerli Pirmete. Belirttiğiniz kısıma yazacak bir şey yok. Dürüstlük sınavında bir çok yerde takılabiliyoruz aslında. Ben daha çok çevrenin söz ettiğim durumla karşılaşınca kendini yerine koymadan hemen "aman dur" demesine takılıyorum ve cesaret kıran bu davranışı hiç de şık bulmuyorum. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle.  16.12.2008 22:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 727
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1578
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İnc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster