Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '12

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
1493
 

Çocuğun duygusal olarak istismarı

Çocuğun duygusal olarak istismarı
 

Çocuk İstismarı ile ilgili verilen eğitimlerde katılımcılar fiziksel, ekonomik ve cinsel istismar üzerinde daha çok durmaktadır. Buna karşın çocuğun duygusal olarak istismarı daha yaygın ve en az diğerleri kadar yaralayıcıdır.  Duygusal istismar kısaca, çcuğun, kendisini (bedenini ve kişiliğini) olumlu bir biçimde algılamasını, değerlendirmesini ve geliştirmesini engelleyici her türlü olumsuz söz ve davranışa maruz kalmasına denir.

Duygusal İstismar içeren davranışlar: Reddetme, Aşağılama,Yalnız ve ilgiden yoksun bırakma, Sürekli korkutma, tehdit etme, Suça yöneltme, Yetişkinin duygusal ihtiyaçlarını çocuğa karşılatma, Çocuğun anne-bbaya anne babalık yapar duruma getirilmesi. ve en sık karşılaştığımız olgu olan çocuğun bir proje olarak görülmesi  (Çocuğun hayal, istek ve kapasitesi ötesinde beklentiler yükleme) duygusal istismar içeren davranışlardır. Bu davranışların bilerek yada bilmeyerek çocuğa karşı sergilenmesi duygusal istismarı ortaya çıkartmaktadır. 

Duygusal istismara uğramanın kişi üzerindeki etkisinin ne denli yoğun olduğunu ortaya koyan yaşanmış  iki örnek paylaşmak istiyorum.

İlk örnek 18 yaşında genç bir danışana ait. Kendisi üstün yetenekli öğrencilerin seçildiği bir lisede burslu öğrenim görüyordu.  Üniversite öğrenimi için çok önemli bir uluslarası  üniversiteden kabul almıştı. Bir görüşmede başarısız olduğunu düşündüğünde kendisini nasıl cezalandırdığını konuşmuştuk. Bir konsere çıkmıştı ve yeni bir tekniği son anda uygulamaya kalkmıştı. Çok küçük bir hata yapmıştı. Oysa izleyicinin farketmediği bu hata onun kendisini cezalandırması için yeterliydi. Bazen isteklerini erteliyor bazende kaynar su ile duş alarak kendini cezalandırıyordu.  İnsanın böyle bir çocuğum olsa ne isterim diyceği kadar başarılı ve kendini yetiştirmiş bir gencin kendine yönelen bu kızgınlığını anlamak gerçekten çok zordu. Bu durumun kaynağı incelendiğinde kendisini sürekli eleştiren, yaptığını beğenmeyen hep daha iyisini yapabilirdin diyen bir ebeveyn tutumu vardı.

İkinci örnekte ailesi tarafından sürekli eksik ve yetersiz görülen, hayatı boyunca taktir edilmemiş, koca bir yaşamı  başkalarını memnun etmek için harcamış, 50'li yaşlarda bir  yetişkin. Kendisinin  yaşadığı sorunların temelinde sadece yoğun bir duygusal istismar bulunuyordu.  Babası için yaptığı bir işlemde öngörülemeyen bir sorun çıktıktan sonra kendini çok yoğun bir şekilde  hırpalamış ve cezalandırmıştı. Dahası hayatında kendini taktir edecek birşey bulamakta zorlanıyordu. Yaşadığı durum sadece ve sadece duygusal anlamada ihmal ve istismar edilmiş bir çocuk ve ergen oluşuna bağlıydı.

Örneklerde de görüldüğü gibi duygusal istismar ve ihmalin  bir kişi üzerinde yıkıcı etkileri olabilir. Bu erkiler en az cinsel ve fiziksel istismar kadar ağır bir tablo yaratabilir.

Psk. Mustafa Çetinkaya

Gaziantep

Burcin AKYOL bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selamlar,yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil.Özellikle toplumumuzda çocuğun en fazla maruz kaldığı istismar türlerinden biri duygusal istismar.Her çocuk anne-babasından ona yönelecek,kesintisiz,herhangibir neden olmaksızın,sadece varolduğu için oluşan karşılıksız bir sevgi duygusuna ihtiyaç duyar.Bu temel sevgiyi alan çocuk,kendi varlığını değerli hissedecek,kendine yönelik özgüven,özsevgi duygularınıda bu zemin üzerinde geliştirebilecektir.Ve tabiki bu duygularla;hatalarınada başarılarınada abartmadan,objektif düzlemde yaklaşabilen,kendi özeleştirisel sürecini yapabilen sağlam bir egoya,kimliğe sahip olacaktır yetişkinlikte.Tabiki bu noktada anne-babanın gerçek,karşılıksız,şartsız sevgiler verebilecek,çocuğuna objektif yaklaşabilecek,onu bir varlık olarak hatasıyla,başarısıyla sevebilecek,eleştirebilecek kimlikte olması ve çocuğundan yansıyan davranışları kendi özeleştirisini yaparak,nedenlerini sorgulaması,çocuğunun kendi davranışlarının bir aynası olduğunu unutmaması şart.

ferayca 
 21.05.2012 13:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 786
Kayıt tarihi
: 13.05.12
 
 

  Yeditepe Üniversitesi Psikoloji ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerini Yük..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster