Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
4821
 

Çocuğun Suçu Yok.

Çocuğun Suçu Yok.
 

Öğretmenim Ahmet Özcan kulağımı az bükmemişti.

İlkinde tam iki tur attırmıştı hatta!
Yok, hayır tembelliğimden değil!
Sınıfımızdaki cadalozların saçlarını çekip viyaklattığımdan da değil!
Mahallenin okuldan atılma çakallarıyla tepinmelerimizden hiç değil!

Neymiş efendim, yine pastırma yemişim!
Burnumun ucu kıpkırmızıymış!
Hatta önlüğümün yakası bile!
Bir değil iki değil bu ne yahu demişti!
Her gün her gün nedir bu ziyafetin bolluğu!
Baban Kayserili mi yavrum senin?
Git tuvalete aynada ki haline bir bak, ayıp ayıp!
Yarın velin gelsin görüşeceğim!

Yiyen varmış yiyemeyen varmış, yiyemeyenlere yazıkmış.
İyi ya işte ben de yemeyenim bana yazık değil mi?
Pastırma yemek kim ben kim?
Bu ne yaa!

Evde Anne terliği, Babadan “ne lan bu karne” şaplağı!
Okulda da Öğretmen’in kocaman cetveli!

Hem ben tahtanın önünde tek ayak bekleyecek bir suç işlemedim ki!
Sınıfı temizlemek, tahtayı baştan sona silmek cezasını hak etmedim ki!
Peki ya Ahmet eşşoğlusunun şımarıklıkları neden görmezden geliniyor? 
Kalemtıraş talaşını kasıtlı olarak çöp kutusunun dışına dökmesine ne demeli?
Ya da Sadegül’ün iştahlı iştahlı kıkırdamasına!
Temizlik kolu başkanı her ikisinin de yakın arkadaşı ne de olsa!

Minnacık koluma kocaman çiçek aşısı yapsalar bu kadar ağlamazdım!
Pastırmanın nasıl koktuğunu bile bilmem?

Peyniri, zeytini bilirim, bir de vita yağıyla pişirilen yumurtayı!
Ha bir de boş reçel kavanozundan bozma bardağımdan yudumladığım çayı!

Ne istersiniz el kadar çocuktan?
Hem bu işi disiplin suçuna vardırmanın ne gereği var?
Annemi veli toplantısında ağlatmak hangi vicdana sığar? 
Sabahın köründe ekmek arası çemeni elime tutuşturmaktan başka ne günahı var?
Akşamları eve eli boş gelen babama kızsa ya!
Sıkıyosa akranına çatsa ya!

Tamam oğlun derste iyi ama, aması var diye saymışta saydırmıştır kimbilir! 
Sonra da acımış süt tozu hakkımı iki katına çıkarmıştır mutlaka.

Oldum olası sevmezdim tadını. 
Tahtakurusu gibi kokardı!

Oysa sınıfın pek çoğu ikinci bir bardak için tekrar sıraya girerdi.
Sıcak su ile kocaman güğümlerde karıştırıldığında tıpkı kireç suyuna benzerdi.
Amerikan yardımı mıymış neymiş!

 

 

 

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arif Bey,İyi,ayrıntılı bir gözlemle oluşturulmuş bir öykü.Olay kurgusal ya da yaşanmış.Nasıl olursa olsun ilgi çekici kutlarım.

Hüseyin Başdoğan 
 09.06.2014 18:01
 

Öylesine yazılan bir öykü yoktur, öylesine bile yazılsa! Her öykünün muhatapları vardır. Öykülere devam. Öykü az dinlediğimizden, yazdığımızdan olimpiyatları alamadık belki de!

DivanyoluY 
 17.09.2013 16:55
 

Merhaba Arif Bey, uzun bir aradan sonra güzel ve yüreklere dokunan bir öyküydü... Parayla saadet olur mu? Belki olur, belki olmaz.. ya parasız saadet? O da işte olsa olsa bu öyküde anlattığınız gibi olur.. Selam ve sevgilerimle...

Filiz Alev 
 25.07.2013 16:04
Cevap :
Kişinin bulutlarında üzerinde değilde ayakları üzerinde durmasını sağlayacak düzeyde olması kaydıyla olur tabi Filiz hanım :) Teşekkürler beğendiğiniz için. Selam ve sevgilerimle.  25.07.2013 16:26
 

Hikaye gibi değil de sanki bir romanın Giriş'i gibi... Sağol.

Erdal Ceyhan 
 25.07.2013 15:02
Cevap :
Bir edebiyatçı gözüyle bakıldığında hedefi tam on ikiden vuran bir tespitte bulunulmasıda gayet normal tabi :) Teşekkürler Erdal hocam. Saygılar selamlar.  25.07.2013 16:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1561
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster