Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2205
 

Çocuğuna Kürtçe isim verebilmek!

Çocuğuna Kürtçe isim verebilmek!
 

Bir erkek çocuğum var, ismini Altay koydum. Altay dağları, Türklerin anavatanıdır. Çocuğuma koyduğum isimle gurur duyarım. Çok da yakışıyor kendisine bu isim. İsminle büyür inşaallah. Peki ben oğluma iki bin yıl önce yaşadığımız toprakların ismini verebiliyorsam, başkalarının bunu yapmaya hakkı yok mu? Kürtlerden bahsediyorum. Onlar kendi istedikleri isimleri çocuklarına hala veremiyorlar. Halbuki bir annenin, babanın en doğal hakkıdır isim vermek. Böyle masum imkani, "önce çocuğuna Kürtçe isim koyar, ardından da bağımsızlık ister bunlar", gibi bir mantıkla mahrum ediyoruz onlardan. Alın işte serbest bırakılınca kimsenin uğramadığı Kürtçe kursları ! Buyrun Kürtçe yayın yapan devlet kanalımız TRT-6. Bunları açınca kıyamet mi koptu ? Asıl kıyamet bunları insanlara çok gördüğümüz için kopuyordu zaten. Eski bir genelkurmay başkanımızın bizzat kendisi itiraf etmişti; "zamanında demokratik-insani istekleri, bölücü istekler olarak algılayarak hata yaptık", diye.

Demokratik Toplum Partisi'nin genel başkanının soyadı Türk. Ahmet Türk, Mardin'li ve Kürt Kanco aşiretinden. Soyadı kanunu çıktığında, nüfus memuru öyle uygun gördüğü için soyadlarını Türk yapmış ! Bunun gibi, "nüfus memurunun uygun gördüğü isim ve soyisimler"den etrafımızda bir sürü örnek vardır.

Aslında, çocuğuna istediği ismi vermesini engellemek, insanı devlete başkaldırmaya teşvik etmek demektir. Benim kendi çocuğuma istediğim ismi vermem engellenseydi, benim yerime nüfus memuru çocuğuma isim koysaydı, çok kızardım. Bu kızgınlıkla neler yapardım tabi ki bilemem ama çok kızardım. Üstüne hele bir de çocuğum hastalanıp da doktor bulamasam, onu gönderecek okul olmasa... Büyüyüp de işşiz güçsüz dolaşsa ve televizyon dizilerinden görse İstanbul’daki yaşamı !

1980’li yıllarda Bulgaristan’daki Türklere, Bulgar isimleri almaları için yapılan baskıları, Belene kamplarını bir hatırlayın ! Sırf bu nedenle 1989’da 300 bine yakın insan Türkiye’ye göç etmedi mi ! Kürtlerin de göç etmesini mi istiyoruz sorunun çözümü için ! Bizim yaptığımızın ne farkı var Bulgarlardan ?

İlkokuldan itibaren hepimize öğretilmiyor mu; kendimize yapılmasını istemediğimiz hareketi, biz de başkasına yapmamamız !

Şu anda nedense gündemde değil ama yakın bir zamanda Avrupa Birliği sayesinde gündeme gelecek ve bence Türkiye Cumhuriyeti buna izin vermek zorunda kalacak. Bu güne kadar verilenler hep dışarıdan gelen baskılarla verildi çünkü. Öyle olduğu için de "taviz" sayıldı. Halbuki özgürlüklerin hepsinden eşit şekilde faydalanmak, tüm vatandaşların en doğal hakkıdır.

Bırakın kim hangi dilde istiyorsa söylesin türküsünü, bırakın koysun kendi istediği ismi çocuğuna, bırakın öğrensinler ana dillerini kendileri istedikleri gibi. Anne-baba olanlar bilir çocuğuna isim koymanın ne demek olduğunu. Buna yasak koymanın hiç bir geçerli sebebi olamaz.

Ben Türküm, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve çocuğuma istediğim ismi koyabiliyorum. Bu topraklarda yaşayan herkes de -adaba aykırı olmamak şartıyla- kendi çocuğuna istediği ismi koyabilmelidir. Sadece Kürtler de değil, bütün milletler ve mezheplerden bahsediyorum.

Bir şeyi de zorlama olmadan, kendiliğimizden yapalım artık! Bu bir insani istektir ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne de halkının insani isteklerini, zorlama ve baskı altına girmeden yapmak yakışır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir çok konuda katılıyorum yinede keşke sorun istediği ismi koymakla bitse.Güçlü ülkeler kocaman bir dağın tepesinde tüm resme hükmediyor. Biz küçük insanlar o kocaman resmin galiba çok azını görebiliyoruz. Gerçi görsekde değişen birşey yok. Paran kadar gücün var. Bence ruhlarımız bedenlerimizi terkedeli çok oldu, sadece büyük sahnede verilen rolü ruhsuz bedenler oynuyor.. saygılar..

özden soylu 
 03.02.2009 20:53
Cevap :
Birbirimizden korkmamıza gerek yok. Nasıl ki başka ülkelerde Türklere yapılan davranışlara kızıyor, başka ülkelere gittiğimizde sadece Türk olduğumuz için bize yapılan muameleyi olumsuz şekilde hissediyorsak, aynı şeyleri kendimiz uygulamamalıyız. Bize nasıl davranılmasını istiyorsak, biz de öyle davranmalıyız. 1989 yılında Bulgaristan'tan yapılan göç hala hafızalarımızda. Kendi insanımızın isimleri zorla değiştirilmek isteniyor diye evini, barkını, köyünü bırakıp göç etti insanlar. Birbirimizle diyalog kurmasını öğrenelim, kendi aramızdaki gereksiz kavgalara son verelim istiyorum. İlginize teşekkür ederim.  07.02.2009 12:02
 

Ben ayrıkotu olmayı severim. Hep derim ki kişi başı milli geliriniz 30 bin euro değilse demokrasi lükstür. İsim koyma özgürlüğü ya da dil özgürlüğü deği ki sorun. Ben 1975-1978 arası bölgede yaşadım. O gün bugün çok farklı değil sorun ekmek sorunu. Çözmezsek bugün olduğu gibi gelecekde dedevam edecek. Önemli olan gemi çarpadan ve batmadan buz dağını görebilmek.Saygılar

özden soylu 
 02.02.2009 18:15
Cevap :
Sorunun isim vermekten ibaret olmadığını biliyorum. Ama bu kadar insancıl bir isteği bile bölücülük saymak ne kadar acıdır. Daha önce de tekrarladım, eğer benim çocuğuma istediğim ismi vermeme devlet engel olsaydı, çok kızardım. Bu kızgınlıkla neler yapardım tabi bilemem ama çok kızardım. Düşünsenize, sadece Türk diye biri çocuğuna "Satılmış" ismi koyabiliyor ! 2 Şubat 2009 tarihli Radikal gazetesinden Yıldırım Türker'in köşe yazısını okur musunuz. İki örnek hikaye anlatmış. Hep bildiğimiz hikayeler aslında. İnsanlara ikinci sınıf muamelesi yapıyorsak bile, en azından bunu inkar etmeyelim. Hem insanları ikinci sınıfa itip, hemde "benden ne farkları var ki!", demeyelim. İşin ölçüsü samimiyet bence. Gerisi zaten er ya da geç gelir. AB istediği için değil de, kendi vatandaşımıza layık gördüğümüz için versek şu hakkı keşke ! İlginize teşekkür ederim.  02.02.2009 23:50
 

keşke herşey bu yazdıklarınız kadar basit ve kolay olsa. ne yazık ki değil..

özden soylu 
 29.01.2009 18:20
Cevap :
Bazen çok zor gibi gözüken problemlerin çözümleri çok basit olabiliyor. Şahsen benim kendi çocuğuma istediğim ismi vermeme engel olunsaydı, inanın çok kızardım. İsim verebilmek gibi masum bir isteğe yasak koyunca, bu kızgınlık bize bir şekilde saldırı haline dönüşüyor. "Bana" ve "onlara" duygusu yaratıyor çünkü. Yoksa teröre, ülkenin bölünmesine elbette karşıyım. Doğuda, 90 cm bir çanak anten ile hemde Türksat üzerinden yayın yapan PKK'nın yayın kanalı 15 seneden fazladır seyrediliyor ! Kendi kontrolümüz altında TRT-6 yayına başladı da kıyamet mi koptu ? Ayrılıkçı düşüncelere bile saygı gösterme taraftarıyım. Ne zaman ki bu düşünceler "eyleme" dönüşür, o zaman müdahale edersiniz, izin vermezsiniz. Önce demokratik haklarını verelim vatandaşların. Daha sonra onlardan iyi vatandaş olmalarını bekleyelim. Ben böyle daha doğru olacağını düşünüyorum. İlginize teşekkür ederim.  30.01.2009 21:56
 

Sadece Türkler karşı değil. Kürtlerden de karşı olan, çok insan var. Her Kürt, Pkk lı değil.Aşağıdaki yorumlara inanamıyorum. İşte bu yüzden, aynı ülkede yaşayan insanların düşmanlığı bitmeyecek. Ben kürt değilim. Olsamda farketmezdi. Türkte değilim. Seni bir Türk vatandaşı olarak, düşüncelerin için, tebrik ediyorum. Sadece bir isim versinler dedin, az daha senide vatan haini ilan edeceklerdi. Ülkeden bile atmaya kalkıştılar, yorumlara bak ve Kürt Arap Ermeni Alevi, hristiyan halkının neler yaşamış olabileceğini tahmin et. Bir öğretmen olarak, ırk ayrımı yapan insanları şiddetle kınıyorum. Lütfen yorumlar seni yıldırmasın. Bu ülkenin senin gibi düşünen insanlara ihtiyacı var. Sevgiler.

SINIR 
 14.01.2009 23:19
Cevap :
Hem çocuklarına koydukları isme bile yasak koyup hemde "Kürtlere ayrımcılık yapmadığımızı" iddia edilmesini samimi bulmuyorum. Benim kendi çocuğuma koyduğum isme, vatandaşı olduğum devlet karşı çıksaydı çok ama çok kızardım ! Eğer Türk olduğunu söyleyen biri çocuğuna "Satılmış" ismini koyabiliyorsa ve bu adaba uygun bulunuyorsa, bırakın isteyen istediği ismi koysun. Her fırsatta Türklerin başka dinlere ne kadar hoşgörülü olduğundan, Türkiye mozaiğinden bahsederiz ama devlet olarak bu çok masum ve insani bir isteğe bile karşı çıkarız. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu !  15.01.2009 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 99
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 2684
Kayıt tarihi
: 28.12.08
 
 

1992 yılından beri yurtdışında yaşıyorum. Moskova Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü mezunuyum. Mosk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster