Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '18

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
17
 

Çocuğunuz İçin 4 Saniye

Hayat hızla akıp gidiyor. Çocuğumuzun başarılı olması adına, özellikle eğitim anlamında, saniye mertebesinde bir yarış içerisindeyiz. Baktığımız zaman bu saniye farkı ile başarıyı elde etmek, çocuklarımızın gelişim evrelerinin her safhasında var. Ya da biz hayatın telaşına kapılmış anne ve babalar böyle zannediyoruz. Çoğu zaman onların daha gelişmekte olduklarını saniyede unutuyoruz. Her şeyi saniyede öğrenmesini, bizim için çok basit olanı saniyede cevaplamasını bekliyoruz. Peki doğru yolda mıyız?

Çocuk Saniyede Büyür mü?
Siz her şeyi saniyede öğrendiniz, ya da saniyede büyüdünüz mü? Belki de siz hep büyüktünüz, hiç küçük olmadınız. Öncelikle şunu hatırlayın: "Sizde çocuk oldunuz", sonra şu düşünceden sıyrılın: "Ben senin yaşındayken..." ve şunu unutmayın: "Çocuklarınız daha küçük. Sizin gibi her karşılaştıkları yeni olguları kolayca anlamlandıramaz, onlara saniyede tepki veremezler." Çocuklarımız, yeni olgular konusunda önce onları algı süreçlerinden geçirerek anlamlandırırlar. Daha sonra bu yeni olgu karşısında duygu ve düşünceleri oluştururlar. En sonunda yeni olgu karşısında davranışlarını ortaya koyarlar. Tüm bunlar saniyede olmaz, olamaz.

Aceleci Davranmak Onlara Zarar Verir
YARARLI OLACAKKEN DAHA ÇOK ZARAR VERMEYİN
Çocuğunuza bir soru sordunuz. Biraz düşündü. Ama sizin beklentinizden fazla düşündü. Hemen cevaplayabilmesi için onu ipucu yağmuruna tuttunuz. İpucu konusunda özellikle en kolay yolu "soru sorarak destekleme" yöntemini seçtiniz. Geçmişte yaşanmış bir olay, eski bir arkadaş ya da önceki evden bir sahne vb. Bu yöntem yanlış değildir ama ona yeterli zaman vermeden uygulamak asla yararlı değildir. Bunun yanında bazı anne ve babalar o kadar sabırsızdırlar ki; soru sorma yerine hemen cevabı verirler. Çünkü onlar çocukken dahi her şeyi biliyorlardır. Burada yapılan ebeveyn yanlışı çocuğu daha da geciktirir. Bu tarz bir davranış, çocuğun yeni olgu karşısında yürüttüğü sürecin hep başa sarmasına yol açar.

Kabul Etmeniz Gerekenler
Ebeveynler çocuklarının; her zaman ve her konuda mükemmel olamayacağını, her zaman beklenen cevap veya davranışı veremeyeceğini/sergileyemeyeceğini kabul etmelidirler. Çocuğun anlamlandırma amaçlı soracağı sorulara ondan önce cevap vermemelidirler. Ona yeterli zamanı vererek ve sabır göstererek asla hemen cevabı söylememelidirler. Aksi halde çocuk öz güven konusunda eksik ve başarma konusunda korkak olarak yetişecektir. Başarısız olmaya alışacak, kendini inandıracak ve başarı için uğraşmayacaktır. Oysa siz o daha başarılı olsun diye böyle davranıyordunuz.

Nasıl Yaparız?
ARADA BAĞ KURMAK ÖNEMLİDİR.
Nasıl yaparız konusunda en iyisi bir örnek vermek;
Okul öncesi dönemde ki çocuğunuza renklerin İngilizce'sini öğretmeye çalıştığınızı düşünün.
Ebeveyn: Yellow hangi renkti?
Çocuk bekler. Sizde içinizden "1001, 1002,1003, 1004" saydınız. (4 sn.)
Çocuk: Sarı olarak cevap verir ya da veremeyebilir, bu durumda ona geçmişten örnekler verilebilir. "Hani annen saçlarını o renge boyatmıştı", ya da "sana ilk aldığım arabanın rengiydi" vb. Bunun yanında, uygun konularda jest ve mimikler ile yardımcı olunabilecektir.

Bu yöntem, kullanılan 4 saniye sizin için doğru davranışı aklınıza getirecek fırsatı yaratacaktır. Aynı zamanda çocuğunuz ile aranızdaki bağı güçlendirecek, onu her geçen gün daha da cesaretlendirecektir.

UNUTMAYIN!!! UFAK BİR DOKUNUŞ YETER!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 30
Kayıt tarihi
: 27.12.18
 
 

NASIL BAŞLADI? Her insanın hayatında dönüm noktaları bulunmaktadır. İşte “Ufak Bir Dokunuş Yeter”..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster