Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kişisel Gelişim Uzmanı Yazar Şair

http://blog.milliyet.com.tr/belginturan

09 Mayıs '13

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
526
 

Çocuğunuza dokunmayın, sarılın…

Çocuğunuza dokunmayın, sarılın…
 

Çocuklar nesillerimizin devamı, onlar bizim geleceğimiz. Bir çocuğu dünyaya getirmek günümüzde artık hem çok kolay hem de çok meşakkatli. Teknolojik gelişmeler, şehir hayatının yoğunluğu insanları tek çocuklu bir dünyaya mahkûm etti. Tek çocuk da tabi kendine göre bir takım sorunları beraberinde getirdi. Yaşlanan dünyamızda genç nesillere taze kana olan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.

Ama nasıl?

Çocuğu dünyaya getirmek kolay önemli olan onun ihtiyaçlarını sistematik bir şekilde karşılamak derken bir de baktık ki, çocuk sayısı şehirlerde birçok farklı faktöründe etkisiyle azalmaya başladı.

Kuşkusuz ki, çocuğun ruhsal, bilişsel gelişimi, beslenmesi çok önemli fakat bunun yanı sıra

0-3 yaş çocuğunun dokunma, sevgi, şefkat ihtiyacı da bir o kadar önemli. Beyinde temel uyarma dokunma ve sarılma ile gerçekleşir.

Aile terapisti Virginia Satir’in teorileri doğrultusunda yapılan birçok bilimsel araştırmanın sonucu şunu gösteriyor:

Her insanın;
-Varlığını idame ettirmesi için günde dört kez kucaklaşmaya ihtiyacı var.
-Duygusal sağlığını koruması için sekiz kez kucaklaşmaya ihtiyacı var.
-Gelişmesi için on iki kez kucaklaşmaya ihtiyacı var.

Bebeğin gördüğü özen ve sevgi ihtiyaçlarının duyarlılıkla karşılanması onun gelişimini olumlu yönde etkiler. Bunlar karşılanmadığı zaman uygun zamanda ruhsal ve bedensel olarak gelişimini tamamlayamayan şimdinin çocukları, geleceğin yetişkinlerine buruk bir ‘merhaba’ demiş oluyoruz. Hatta zihinsel engelli çocuklarda ilgi, sevgi, dokunma ile çocukların aynı derecede fakat ilgisiz çocuklara göre gelişimlerinde daha hızlı yol kat ettikleri biliniyor.

Kucaklaşma hayatı daha yaşanası bir hale getirir. Kucaklaşmada doğal bir paylaşım vardır.

Bebekler kucaklaşma ve sarılma olmazsa gelişemiyorlar ve yurt dışında yapılan bir araştırmada çocukların sadece temel ihtiyaçları bulundukları yerden yapılarak karşılanıp hiç kucağa alınmamışlar ‘sıfır dokunma’ bebeklerin ölümü ile sonuçlanıyor ne yazık ki…

Bebekken ihmal edilen şimdi ki ‘genç ve yetişkinlerde’ bir takım ruhsal sıkıntıların ortaya çıkmasına, özgüven eksikliğine neden olabiliyor. Birçok davranış bozukluğu, ruhsal gerginlik hatta aşırı beslenme karşılanamayan bir duygunun ‘yiyeceklerle’ yer değiştirmesi şeklinde karşımıza çıkabiliyor.

Bilindiği üzere, hayatın olmazsa olmaz temel ihtiyaçları; hava, su, gıda, barınak, giyim-kuşam ve sarılmaktır. Bunlardan biri bile olmazsa yaşayamayız ya da yaşadığımız hayata hayat denmez.

 

e-mail:belginturan@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Arkadaşım , bloglarında toplumsal,sosyal ve ruhsal içerikli önemli konulara vurgu yapıyorsun.Zevkle takip ediyorum.Bu yazında da yine Türk toplumunda es geçilen bir konuya değinmişsin..Bizler bize öğretildiği üzere dokunmakla ilgili blokajlara sahibiz..Dokunacağımız kişi çocuğumuz dahi olsa önümüze bir engel koyuyoruz..Halbüki yemek içmek gibi önemli bir ihtiyaç bu .. Dokunup sarılmak koklamak..Bir kez daha hatırlattığın için teşekkürler..

Ayperi Ferda Oral 
 18.05.2013 17:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 485
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

NLPAT NLP ACADEMY TURKEY  NLP Practitioner Bilim ve Sanatının Uygulayıcısı  Türk Kuşu Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster