Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
46
 

Çocuğunuzu nasıl takip ediyorsunuz?

Çeyrek asırdır hasbelkader öğretmenlik yapıyorum. Bu zaman zarfında binlerce öğrenciyle ve bir o kadar da ana-baba ile yüzyüze görüşme imkanım oldu.

Öğrencilerin velilerinin çoğunda evlatlarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda derin bir bilgisizlik, davranış kusuru gözlemledim.

Evlatlarına akıllı cep telefonu, tablet, bilgisayar alıp, TV kumandasını eline verince bir çok sorunun başladığının farkında değiller.

Günde 10 saat elektronik aygıtlarla haşırneşir olmasına göz yumulan bir çocuğun derslerinde başarılı olması söz konusu değildir.

Eğitim pedagojisi uzmanları (Özgür Bolat, Doğan Cüceloğlu, Acar Baltaş, Üstün Dökmen) elektronik aygıtlara çok bağımlı olan gençlerin pasif (edilgen), asosyal, iş becerisi düşük, Türkçeyi doğru konuşup yazamayan, gergin ve derslerine karşı ilgisiz olduğunu sıklıkla dile getiriyorlar.

Okullarda yapılan derslerde öğrencilerin telefonu ellerinden bırakamadıklarını gözlemliyoruz.

Gece yarılarına kadar sosyal medyayla, sanal oyunlarla meşgul olan çocuklar ertesi sabah uykusunu alamadan, kahvaltı yapmadan okula gelmektedirler.

Özellikle lise döneminde okula aşırı devamsızlık, ilgisizlik, asabilik, kavgaya meyilli yapı öğretmenleri çok bunaltmaktadır.

Elektronik oyuncaklarından ayrılamayan evlatlarımız kalem, silgi, defter, kitap taşımayı angarya olarak görmeye başlamışlardır.

Eğitimde çok başarılı olan Finlandiya, Singapur, Güney Kore, Malezya, Çin, Japonya gibi ülkeler zaman çalıcı aygıtlara karşı çok sert yaptırımlar uygulamaktadırlar.

Okul kantinlerinde bir çok kansorejen özellikli ürünlerin satışı yasaklanmış durumdadır. Ancak gençler dışarıdan bu ürünleri satın alıp çantalarında sınıfa getirmektedirler.

Okullarda bir öğrencinin 180 günlük öğrenim sürecinde toplam 30 gün devam etmeme hakkı vardır. Bu çok uzun bir süredir. Ne yazık ki öğrencilerin tümüne yakını 30 günlük devam etmeme hakkını sonuna kadar kullanma yoluna sapmaktadırlar.

Sınıf bazında ve okul çapında yapılan veli toplantıları öğrencilerin durumunun düzeltilmesi konusunda pek etkili olamamaktadır.

Ana babaların kaba kuvvet ile, sert sözlerde evlatlarını doğru yola sokabildiği dönemler tarih öncesinde kalmıştır.

Ünlü yazar Sunay Akın şunu söyler: “Eğer aile büyükleri her türlü negatif davranışı (tütün kullanma, okumama, çok TV izleme vb.) çocuklarının karşısında sergiliyorlarsa evlatları da aynı çizgiden gideceklerdir.”

Ebeveynler öncelikle kendilerini eğitmek zorundadır. Bilimsel yollarla çocuk yetiştirme yöntemlerini öğrenmemek için her türlü mazereti üretmeye devam etmeyi bırakmaları şarttır.

Türkiye’de 20 milyon dolayında çocuk okula gitmektedir. Eğitim-öğretimde yetkin yapıyı oluşturmadıkça güçlü bir ülke ortaya çıkaramayız.

Saldım çayıra, mevlam kayıra, eti senin kemiği benim yöntemleri artık terk edilmelidir. Çocuk önce ailede eğitilir, yol yordam öğrenir.

Okuldaki dersler öğrencilere bilim, teknoloji, sanat, edebiyat, inanç, felsefe, tarih, spor vb. konularında katkılar sağlar.

Ek olarak kitap, gazete, dergi okumayan bireyler yakıcı, yıkıcı cehaletten kurtulamaz.

 

 

Ali Özdemir

www.aliozdemir.net

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 223
Toplam yorum
: 147
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1619
Kayıt tarihi
: 24.04.11
 
 

Eğitimci - Yazar - Yayıncı. 1968'de doğdu. Marmara Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesini bitird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster