Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '15

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
1085
 

Çocuğunuzun duygusal zekâsını geliştirecek 15 yöntem

Çocuğunuzun duygusal zekâsını geliştirecek 15 yöntem
 

Duygusal zekâ; en genel tanımıyla bir kişinin duygu ve düşüncelerinin farkında olabilmesi ve onları yönetilmesidir. Kendini tanımak ve ifade edebilmek, özgüven, diğerleri ile etkili bir iletişim kurmak, sınırlarını bilmek, yeteneklerini bilmek ve geliştirmek gibi konuların hepsi duygusal zekâ ile yakından ilgilidir.
 
Yapılan son araştırmalar, hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için duygusal zekânın (EQ) en az analitik zekâ (IQ) kadar önemli olduğu tespit edildi.  Hatta duygusal zekânın; diğerleriyle sağlıklı bir ilişki kurmak ve geliştirmek, kendini ifade edebilmek ve duyguları yönetmek, özgüvenli olmak ve potansiyelini hayata aktarabilmek gibi alanlarda analitik zekâdan çok daha önemli olduğu fark edildi.
 
Birçok kişilik bileşeni gibi duygusal zekâ da çocukluk döneminde ebeveynlerin tutum ve davranışlarına göre şekil almaktadır. Bu bağlamda, çocuğunuzun ileride sağlık bir birey olabilmesinin önünü açan duygusal zekâlarını geliştirmek için aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.
 
1) Çocuğunuza sevgi ve güven duygusunu mutlaka hissettirin: Çocuk için sevilen bir varlık olduğunu hissetmesinin yanı sıra güvende olduğunu bilmesi ve hissetmesi onun duygusal zekâsı için oldukça önemlidir. Çocuk bu iki duyguyu ilk olarak ebeveynlerinden alır ve bunlar karşılanmadığı takdirde etkisi belki de bir ömür sürecek değersizlik, yetersizlik ve güvensizlik gibi duygular hissedebilir. Bu bağlamda, söz ve davranışlarınızla çocuğunuzu koşulsuz bir şekilde sevdiğinizi ve her zaman onun yanında olduğunuzu içten ve samimi bir şekilde belli etmeniz onun duygusal zekâsını geliştirecek en önemli etkidir. İsteseniz bile bu duyguları ona hissettiremiyor, bunu yaparken kendinizi yapay ya da yapmacık buluyorsanız kendinize yönelik profesyonel bir psikoterapi desteği almanızda fayda vardır.
 
2) Çocuğunuzla konuşurken mümkün olduğunca ona duygularınızı da ifade eden cümleler kurun: Her çocuk karşılaştığı olumlu ya da olumsuz olaylar karşında birtakım duygular hisseder ama bunları genellikle anlamlandıramadığından dile dökemez ve tanımlamada yetersiz kalır. Anne baba olarak, çocuklara bu konuda model olmak çok önemlidir. Siz olaylar karşısında hissettiğiniz duyguları ona uygun bir dille ifade edebilirseniz o, hem sizin duygularınız üzerinden kendi duygularını tanımış olur hem de duygusunu ifade etmeyi sizin aracılığınızla modelleme fırsatı bulur.
 
Duygu içeren örnek cümleler:
 
“Beni işten arayıp senin hastalandığını söylediklerinde senin için çok endişelendim.
 
“Aradığın oyuncağı bulduğuna çok sevindim, senin adına çok mutlu oldum
 
3) Çocuğunuzla konuşurken ona duygu tepkileri vererek ayna tutun: Çocuk herhangi bir duygu hissettiği bir olayı size duygudan arındırmış bir şekilde anlattığında siz onun böyle bir durumda ne hissetmiş olabileceğini tahmin ederek onun hissettiği duyguyu bir ayna işlevi görerek ona yansıtmaya çalışın.
 
Duygu tepkisi içeren örnek cümleler:
 
“Öğretmen seni tahtaya kaldırdığında çok heyecanlanmış olmalısın?
 
“Anladığım kadarıyla arkadaşının hastalandığını öğrendiğinde çok üzüldün
 
4) Her fırsatta duyguları okumayı ve tanımlamayı çocuğunuzla bir oyun haline getirin: Çizgi filmlerdeki, resimli masal kitaplarındaki  ya da dergilerdeki karakterlerin yüz ifadelerinden yola çıkarak onların ne gibi duygular hissedebileceğine dair çocuğunuzla değişik oyunlar oynayın.
 
Çocuğunuza içinde değişik duygu tepkilerini barındıran masallar anlatın. Masalı anlatırken mümkün olduğunca anlattığınız karakterin duygu durumunu teatral bir dil kullanarak -mimikleriniz ve beden dilinizle- ona aktarmaya çalışın. Örneğin, çocuğunuza okuduğunuz bir masalda üşümüş ve aynı zamanda üzgün bir adam karakteri geçiyorsa, beden dilinizle mümkün olduğunca üşümüş ve üzgün bir adam rolü yaparak onun masalda kurduğu cümleleri çocuğunuza okumaya çalışın.
 
Çocuğunuza mümkün olduğunca az TV izletin. Fazla TV izlemek çocuğunuzun yaratıcılığını yok ederek duygusal zekasının gelişmesinin önüne geçecektir.
 
5) Çocuğunuzu fırsat buldukça canlı performansın sergilendiği çocuk oyunlarına ya da tiyatrolara götürün: Çocuğunuz, canlı sahne alınan bir oyunda oyuncuların farklı mimiklerini, beden dillerini, duygu durum geçişlerini yakında gözlemleme fırsatı bulacaktır. Bu tür gözlemler, çocuğunuzun başkalarının duygularını tanımasına olanak vererek onun duygusal zekâsını geliştirmesine katkı sağlayacaktır.
 
6) Çocuğunuzun hayatta karşılaştığı her sorununu onun adına çözmeyin: Bu tutum onların problem çözme becerilerini geliştirmeyeceği gibi özgüvenlerini de oldukça olumsuz etkileyecektir. Bunun yerine, sorununu çözümü için ne yapmayı düşündüğünü önce ona sorun ve onun bu konuda düşünmesini sağlayın. Çözüme yönelik alternatifleri ve çözüm sürecinde karşılaşılabilecek olası sorunları beraberce tartışarak onun bir karar vermesini sağlayın.
 
7) Çocuğunuza yaptığı her hatadan bir tecrübe edinebileceğini öğretin: Çocuğunuza; hayatta her zaman için hata yapılabileceğini, önemli olanın hatalardan ders çıkarmak olduğunu sık sık hatırlatın. Yapılan hatanın kimi zaman onun kendisini tanıması, değiştirmesi ve geliştirmesi için birer fırsat olabileceğini ona vurgulayın.
 
Çocuğunuz bir hata yaptığında onu yargılamayın ya da eleştirmeyin. Çocuğunuza; “Bu hatayı neden yapmış olabilirsin?” ya da “düşün bakalım bu hatandan hangi dersleri çıkarttın” şeklinde onu düşünmeye sevk edecek sorular sorun. Zaman zaman kendi yaptığınız hataları da kabul ederek ve hatanızdan dersler çıkardığınızı ona göstererek bu konuda çocuğunuza model olun
 
8) Çocuğunuzla sağlıklı bir iletişim kurun: Çocuğunuzun paylaşımlarını etkin bir şekilde dinleyin, o sizle konuşurken mutlaka göz teması kurun, beden dilinizle onu dinlediğinizi hissettirin ve onunla her fırsatta empati kurmaya çalışın. Ona, kendi düşüncülerinizi ifade etmek istediğinizde onu suçlamadan, yargılamadan, eleştirmeden ve ahlak dersi vermeden ifade edin.
 
Çocuğunuzla, karşıdakini suçlayıcı nitelikte olan “sen dili” cümleler yerine  “ben dili” cümleler kurun. İletişim kurma ve sürdürme gibi konularda eksikleriniz olduğunu düşünüyorsanız bu konuda mutlaka kendinizi geliştirecek kurslara ve eğitimlere katılın ya da kitaplar okuyun.
 
9) Çocuğunuza, sevgi ve disiplinin birbirinden farklı şeyler olduğunu bilerek ve bunu ona hissettirerek disiplin uygulayın: Çocuğun duygusal zekâsının etkin bir şekilde gelişmesi için ona; yerinde, zamanında ve kararınca bir disiplin uygulanması gerekir. Bu şekilde bir yaklaşım sergilemek çocuğunuza; sınırlarını bilmeyi, hayatta belirli kurallara uyması gerektiğini, her istediğini her yerde yapamayacağını, kendisinin özgürlüğünün bir başkasınınkine engel teşkil ettiğinde son bulması gerektiğini öğretir. Çocuk tüm bunları öğrenirken kendisinin sevilen biri olduğunu hissetmesi, kurallara uymanın sevilip sevilmemeyle bir ilişkisinin olmadığını bilmesi ve hissetmesi gerekir.
 
En sık başvurulan yanlış ebeveyn davranışlarından biri de sevgi ile disiplini birbirine karıştırmaktır. Bu yanlış algı iki tür yanlış davranışı doğurur:
 
Birincisi; Ebeveynler çocuğu sevgiden mahrum bırakarak disipline sokma yoluna gidebilir. Bu tutum anne babasının sevgisine muhtaç bir çocuk için etkisi yıllar sürecek travmatik etkiler yaratabilir.
 
İkincisi; Ebeveynler çocuklarının kendisini sevmediklerini düşünmesin diye gerekli disiplini uygulamayabilir. Bu tutum da çocuğun ben-merkezci, sınır ve kural tanımaz bir kişilik yapılanması içerisine girmesine neden olur.
 
Unutmayın!  Sevgi ve disiplin iki ayrı alandır ve birbirine karıştırılmaması gerekir.
 
10) Çocuğunuza akranlarıyla iletişim kuracak ortamlar sağlayın: Bebeklik döneminden itibaren çocuğunuza akran grupları oluşturmanız ve onların bir araya gelerek beraberce vakit geçirmesini sağlamanız çocuğunuzun duygusal zekâsını geliştirmede son derece etkili olacaktır. Bunun için çocuğunuzun doğum günlerinde arkadaşlarını eve davet edebilirisiniz, çocuğunuza ve arkadaşlarına yönelik ev partileri ya da çeşitli etkinlikler planlayabilir, bunları yapması için çocuğunuzu teşvik edebilirsiniz.
 
11) Çocuğunuza boş zamanlarını değerlendirebileceği bir faaliyet alanı sağlayın: Çocuğunuzu, yeteneği ve isteği doğrultusunda resim, müzik, spor, drama gibi farklı aktivitelere yönlendirmeniz onun iletişim becerilerinin, özgüveninin, yaratıcılığının ve bunlara bağlı olarak duygusal zekâsının gelişimi açısından çok önemlidir. Çocuğunuzu bu tarz aktiviteler konusunda her yaşta teşvik edin, maddi ve manevi olarak onu destekleyin. Çocuğunuz herhangi bir faaliyete başlayıp sonrasında ondan vazgeçse bile başka alanlara yönelmesine ve onları denemesine imkân tanıyın.
 
12) Çocuğunuzun hayvanlarla ve diğer canlılarla temas etmesini sağlayın: Çocuğunuza, dünyayı başka canlılarla da paylaştığımızı, onların da sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşamaya hakları olduğunu sık sık hatırlatın. Bunu, çocuğunuza deneyimletmek için ona bakımını üstlenebileceği bir ev havyanı ya da bitki alabilirsiniz, hayvanlarla yakından temas kurabilmesi için onu bir çiftliğe götürebilirsiniz ya da onunla fidan dikme etkinliği yapabilirsiniz. Bu tarz davranışlar çocuğunuzda, doğaya ve diğer canlılara karşı saygı ve şefkat gibi duyguların gelişmesine yardımcı olarak onun duygusal zekâsının gelişmesini sağlayacaktır.
 
13) Çocuğunuzun farklı mekânları, hayatları ve kültürleri birebir tanımasına imkân sağlayın: Bunu sağlamak için imkânınız varsa çocuğunuzla beraber sık sık seyahat edin, doğa ve kültür turları yapın, çeşitli festivallere ve organizasyonlara katılın, düzenlenen gönüllü işlerde ve yardım faaliyetlerinde çocuğunuzla birlikte aktif bir rol alın. Çocuğunuzun yaşadığı bu değişik tecrübeler onun ufkunu genişletecek ve duygusal zekâsını geliştirecek çok etkili fırsatlardır.
 
14) Çocuğunuza öfke, kaygı, korku gibi olumsuz duygularla baş etmesini öğretin: Çocuğunuz öfke, kaygı, korku gibi olumsuz duyguları yoğun bir şekilde hissettiğinde onu bu alandan uzaklaştıracak zihinsel ve davranışçı tekniklere başvurarak ona duygusunu yatıştırmasını öğretebilirsiniz. Örneğin çocuğunuz çok öfkelendiğinde ona odasına gidip derin nefesler almasını ya da yüzden geriye beşer beşer saymasını tavsiye edebilirsiniz. Çocuğunuza duygularını ifade ettirerek rahatlamasını sağlayabilirsiniz.  Çocuğunuz okul çağında ise ona, hissettiği olumsuz duygunun 1-10 arasındaki derecesini ve bu duyguyu hissetmesine neden olabilecek düşüncesini ona bir oyun şeklinde buldurabilirsiniz.
 
15. Çocuğunuza yaşına uygun sorumluluklar verin: Duygusal zekâsı düşük kişilerin en çok rastlanan özelliklerinden biri de sorumsuz olmalarıdır. Sorumluluk bilinci çocukluktan itibaren ebeveyn davranışlarıyla şekillenir. Bu bağlamda, çocuğunuza, sorumluluk bilinci arttıracak -buna paralel olarak onun duygusal zekâsını geliştirecek- uygun sorumluluklar verebilirsin. Odasını toplamak, evdeki çiçekleri düzenli sulamak, sabah okul için kendisinin uyanmasını sağlamak, haftalık harçlık vermek gibi sorumlukları çocuğunuza verebilirsiniz.
 
Ümit AKÇAKAYA
 
Uzm. Psik. Dan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3503
Kayıt tarihi
: 06.12.11
 
 

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ,“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster