Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Ebru Zorlutuna

http://blog.milliyet.com.tr/ebruzorlutuna

17 Ekim '17

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
57
 

Çocuğunuzun İhtiyacını Keşfedin!

Çocuğunuzun İhtiyacını Keşfedin!
 

Çocuklar bir fideyse suyu da aileleridir. Bir fideye nasıl bakmak istediğinizi siz belirlersiniz. Sevip okşadığınızda, yeteri kadar suyunu verdiğinizde kendiliğinden büyüdüğünü görürsünüz. Hırpalandığında, bakım verilmediğinde, az ya da fazla su verildiğinde kuruyup gider. Fidenizin ihtiyacını çok iyi fark etmelisiniz. Temel bilgilerinizi ve becerilerinizi kullanmalı gerektiğinde de bahçıvandan yardım almalısınız. Fidenizin güneşe mi, suya mı, sevgiye mi ihtiyacı var anlamaya çalışmalısınız. Çocuğunuzun da temel ihtiyaçlarını karşılamadığınızda bir sonraki gelişim adımına çıkmakta zorlanır. İlk yıllarda karnı mı acıktı? Gazı mı geldi? Tuvaletini mi yaptı? Gibi temel ihtiyaçlarını ayırt edebilmeniz önemlidir. Bebeklik döneminde ağlayan bir çocuğun sakinleştirilebilmesi duygu regülasyonu için çok önemlidir.

Okul öncesi dönemde fide biraz daha büyümeye başlar. Fidenin sağlıklı olup olmadığı tutumlarınıza bağlıdır. Çocuğunuza şiddet uyguladığınızda fideye zarar vermiş ve kökünden kopartmış olursunuz. Çocuğunuzla iyi bir bağlanma fidenin kökünün sağlam olması için en önemli adımdır. Fidenin sağlam kök salması toprağın verimliliğine bağlıysa çocuğun hayata bağlanabilmesi de anneyle ilişkisine bağlıdır. Bebeklik döneminde oluşan bu bağ daha sonraki tüm ilişkilerini etkileyecektir.

Her dönemin ya da her çocuğun ihtiyacı birbirinden farklı olabilir. Sevgi, her çocuğun temel ihtiyacıdır. Tüm çocuklar anne-babaların ilgi odağı olmak isterler. İlgi odağı olamadıkları zamanda olumlu ya da olumsuz kanalla iletişime geçerler. Çocuğun ihtiyacı sevgi, ilgi, dokunsal temas, sevgi dolu sözlerdir. Bunlar yanında en önemli ihtiyacı oyundur. Bütün gün anne-babasını görmeyen bir çocuğun hayali eve geldiğinde onlarla oyun oynamalarıdır. Ebeveynin, günün yorgunluğunu atması ve sofra hazırlama gibi işlerin yanında çocuğu ile zaman geçirebilmesi gerekir. Ebeveyn tüm sorumlulukları için iyi bir zaman planlaması gerekir. Ne ev işleri, ne kendine bakım ne eş ne de çocuk geri planda kalmamalıdır. Biri diğerinden daha önemli ya da önemsiz değildir. Günümüzdeki sorun bunları planlamaktaki zorluktur.

Fideye her gün nasıl su verdiğinizi hatırlayın. Çocuğunuzun ihtiyacı da oyun, sarılmak, ilgilenilmek. Çocuğunuzla oyun oynarken kendinizi çocuğunuza bırakın ve sizi yönlendirmesine izin verin. Sizde çocuğunuza oyunlar öğretin. İçinde bolca sarılmanın, göz temasının, kahkahaların olduğu oyunlar olsun. Bu oyunları çocukluğunuzdan biliyorsunuz. Çocuğunuza çocukken oynadığınız oyunları öğretebilirsiniz. Bu oyunlar, size de çok iyi gelebilir.

Bazı aileler oyundan hoşlanmadığı için masa başı etkinlikleri tercih edebiliyorlar. Çocuğunuz okulda bu etkinlikleri fazlasıyla yapıyor. Çocuğunuzun ihtiyacı gerçekten masa başı etkinliği mi? Okuldaki sistemi eve de taşımayın. Okullar birçok kazanımı oyunlarla öğretiyorlar. Sizin tekniklerinizle öğretmeninin tekniği farklı olacaktır. Çocuğunuzun o anki ihtiyacına odaklanın. Onun materyallere değil sarılmaya ve oynamaya ihtiyacı var. Bırakın etkinlikleri okulda yapsın. Öğretmeni evde desteklenmesi gerekenleri zaten aktaracaktır. Öğretmenine nasıl destekleyeceğinizi sormayı unutmayın. Söylenilen gelişim alanı için oyun etkinlikleri bularak destek olun. Bunun dışında çocuğunuzun istediği oyunları müdahale etmeden oynayın.

Çocuğun kazanma ihtiyacı vardır. Kazanma ihtiyacı denildiğinde akıllara ilk oyun geliyor. Oyun da bunun bir parçası olsa da hayat adına kazanması gerekiyor. Otoriter anne-babayı düşündüğünüzde çocuklarının her söylenilene uymasını isterler. Çocukların bu ailelerde kazanma şansları yoktur. Bu ailenin çocukları ya pasif ya da isyankâr olurlar. Pasif olan, kendine güvenemez, kendini ifade edemez ve savunamaz. Kısacası kendini var edemez. İsyankâr olan her şeye itiraz eder, okulda uyum problemleri yaşar ve davranış problemleri görülür. Çocuğunuzun kazanmasına da fırsat verin. Uyumlu olacak diye sizin istediğiniz kıyafeti giymemesine izin verin.

Her çocuk kendisine saygı duyulmasını ister. Çocuğunuzun fikirlerine önem verin ve uzun uzun anlatmasına fırsat tanıyın. “Ben bale kursuna gitmek istemiyorum” diyen çocuğunuzu zorlamayın. Baleye gitmeme kararı alan çocuğunuza saygı duyun. Böylece kendi başına karar alabilme becerilerini de geliştirmiş olursunuz. Kendine saygı duyulmayan bir çocuk kendini gerçekleştiremez. Fikirlerine saygı duyuldukça kendini yeterli hisseder. Çocukluğunun temelinin atıldığı bu dönemde saygı temel ihtiyaçlardan birisidir.

Herkes için takdir edilmek güzel bir duygudur. Çocuklar takdir edilmeye daha çok ihtiyaç duyarlar. Bir davranışı takdir edildiğinde daha çok yapmak isterler. Topluluk önünde konuşamayan anaokulu çocuğunu düşünün. Kitap anlatma gününde hiçbir şey anlatmayıp arkadaşlarının karşısında duruyor. Öğretmeni her defasında çabası için takdir ediyor. Çocuk bu sefer yine çıkıyor sadece sayfalarını gösterip oturuyor. Öğretmeni arkadaşlarının önüne çıkması ve sayfaları gösterdiği için takdir ediyor. Öğretmeni takdir etmeye devam ettikçe bir süre sonra kitap anlatma sırasını beklemekte sabırsızlanmaya başlar.  Anne-baba olarak çocuklarınızın başarısından çok çabasını takdir edin. Sadece başardığında takdir gören çocuklar başarısız olduğunda kendini yetersiz hisseder.

 Her insan güven duygusuna ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç giderilmeden diğer ihtiyaçların giderilip giderilmemesi önemli değildir. Anne ile bağ kurup kendini güvende hissettikten sonra takdir edilme, kazanma, saygı ihtiyacı ön plana çıkar. Sevildiğini hisseden çocuk, saygı duyma ihtiyacı da duyacaktır. Saygı duyulduğunu hissettiğinde takdir edilme ihtiyaç basamağına atlayacaktır. Anne baba çocuklarının hangi ihtiyacının giderilmediğini fark etmeleri çok önemlidir. Evde etrafı dağıtan alkolik bir ebeveyn varsa çocuk kendisini tehlikede hisseder. Ebeveyni ona hiçbir şey yapmasa bile korkar. Diğer ebeveynin bunu bilmesi ve çocuğu için önlem alması gerekir.

Çocukla iletişiminize oyunu ve yaratıcılığınızı katın. Bunun için kitaplar okuyun, araştırın ve deneyin. Çocuklar sözel yönergelerden çok davranışlarla öğrenir. Olumlu davranışın kalıcı olması için geribildirimlerde bulunun. Çocuğunuz olumsuz bir şey yaptığında değil onu yapmadan önce ilgilenin. Olumsuz kanalla ilgiliyi üzerine topladığını fark edin.

Bir çocuğun büyürken karşılanan ihtiyaçları onu güçlü kılar. Çocuğuna olan görevlerini yerine getirebilmiş ebeveyn kendisini güçlü ve değerli hisseder. Başımıza gelecek olan ne olursa olsun sevgi, saygı ve güven içindeki bir aile bir insanın sahip olabileceği en değerli şeydir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 274
Kayıt tarihi
: 07.04.17
 
 

  Psikoloji Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Maltepe Üniversitesinde tamamlamıştır.  Çalışma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster