Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2023
 

Çocuk demek...

Çocuk demek...
 

Bir çocuk, her çocuk gibi tıpkı, yeryüzü için ne anlam taşır? Taze ve benzersiz, kendine özel bir hayal gücü, yaşam düzlüklerine ekilmeyi bekleyen umut filizleri, yeni keşifler, bilginin ve insanlık düşüncesinin - bilimin evrimi, ait olduğu çevreye ve de ülkeye bir katma değer, daha yaşanası ve güzel bir dünya için sanat insanları, onulmaz bir hastalığı geçmişe gömebilecek bir doktor, evrenin sırları adına çığır açacak bir tespitte bulunacak bir astrofizikçi, tarihin akışına katkıda bulunacak ve dahası o akışı değiştirecek vizyona sahip bir lider olmaya giden bir öykü, bir süreç ve çok daha fazlası demektir "bir çocuk". 

Her yetişkin, gönüllü ya da gönülsüz terkettiği, ihanet ettiği ya da etmek zorunda kaldığı, içindeki o çocuğa daima borçlu kalır bir yerlerde. Ve sonra o da başka çocukları törpüleme "görevi"ni üstlenir; insan öğüten bu devasa çarklılara yeni "kurbanlar" daima hazırdır; zamanın bir yerinde. Henüz kim olduğunu bile anlamamışken, yaşamı biraz daha zorlaştırmaya, bazen de çokca zorlaştırmaya aday, bir "yetişkin" olup çıkıverir! 

Her çocuk, içinde bir yol gösterici ile doğar. Kendini gerçekleştirmek ve daha ileriki safhalara taşımak için benzersiz bir "kullanma kılavuzu"dur bu adeta. Ama çocuk bunu bütün doğallığı ve görünürlüğü ile açık ederken, bunu ve ayrıntılarını keşfetmek, ihtiyaç duyduğu ilgi ve alakayla dahası eğitimle onu buluşturmak ebeveyne, öğretmene, "yetişkine" düşer herşeyeden önce. (Ve ülkelerin eğitim politiklarının buna uyumlulaştırılması da zorunludur. Gelişmiş pek çok ülke de bu yaşamın doğal bir parçasıdır.) 

"Yetişkinler", çocuk söz konusu olduğunda kimi zaman flu görür, nadiren net ve çoğu kez bakar ama görmez ya da göremezler! Özellikle bizim ülkemizde halkın hala hiç azımsanmayacak büyük bir bölümü, çocuk çağlarından sonra beyninin kıvrımlarıyla bilgiyi, bilgi kırıntılarını buluşturmayı terketmiş, akıl yaşı adeta bir çocuğunkiyle eşdeğerde olan, birbirinden farklı yaşam tarzlarını temsil eden kalabalıklardan oluşmaktadır halen ve ne yazik ki! Bunun kanıtları gündelik yaşama verilen her çeşit tepkide saklıdır. Umulur ki nesil değiştikçe bu gerçek de olumlu yönde değişir. 

Her çocuk, bir ya da birden fazla yetenekle donanmış olarak gelir. İşlenirse anlam bulur; işlenmezse uzayın boşluğunda yiten diğerlerinin kervanına katılır; gönülsüz. 

Her çocuk, yeryüzüne bir görevi gerçekleştirmek için gelir. Onu, yaşamın bir yerinde keşfeden herkes gerçekten "kendi" olmayı ve özel olmayı başarır. Yaşadığı evrene anlam ve güç katar. Çocukluğunun doğasını sağlıklı ve güvenli bir akışla "doğal olarak" yaşaya(bile)nlar, sağlıklı yetişkinlere dönüşerek toplumu yükseltmeye aday olurlar. Bu bir toplumun sahip olabileceği en büyük hazinedir. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 13.10.10
 
 

Doğal yaşamın korunması, evrensel insan hakları, felsefe, arkeoloji, tarih, sosyoloji, kişisel ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster