Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '06

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
577
 

Çocuk deyip geçme...

Çocuk deyip geçme...
 

Hayatımızda acaba keşke ''Ah, çocuk olabilseydim...'' diyoruz bilmiyorum ama herkesin sıkça dönmek istediği bir dönemdir çocukluk dönemi. İnsan zekasının gelişim evresinin 4/3'ünü tamamladığını bir evre olması, kişisel özelliklerin, kötü yada iyi alışkanlıkların bir çoğunun kazanıldığı bir dönem olması hep gözardı edilmiştir. Her konuşmak istedeiklerinde ''sen çocuksun daha'' tepkisiyle karşılaşırlar, oysa düşünmeyiz ki bir zamanlar onlar gibi olduğumuzu.Evde anne ve babası tarafından, okula gittiğinde öğretmeni tarafından, gündelik yaşamında toplum tarafından bastırılan, kapatılan, susturulan çocukların kurdukları cümlelerdeki ince noktaları her seferinde görmezden geliriz. Umarım bu yazıdan sonra bu durum biraz daha farklılık kazanır.

''Bizim eve, karıma elbiselerin, örtülerin, çarşafların söküklerinin dikilmesinde yardım eden bir terzi kadın gelir. Bu kadın bize geldiği zaman küçük oğlunu da beraberinde getirir. İşte ben, kalıcı ve derin imanın anlamını bu küçük çocuktan öğrendim. Onunla uzun zamandan beri arkadaş olduğumdan, bizim eve geldiğinde biraz sohbet etmeyi ihmal etmem.

Geçenlerde bana yakında güzel bir futbol tuopu alacağını söyledi. Onu tekrar görüşümde futbol topunu alıp almadığını sordum. Çocuk cevap verdi: "Hayır efendim, annem şimdilik topa ayıracak paramız olmadığını söyledi."

Onun bu sözleri, durumlarının yakında düzeleceğine dair derin inancını gösteriyordu. Bilhassa, kullandığı 'şimdilik' kelimesinde kuvetli bir güvenin izi seziliyordu.

Bu çocuğun söyledikleri beni uzun uzun düşündürdü. Onu uzun bir süre görmedim. Günün birinde tekrar rastladım. Çocuk, bahçede oturmuş, bir karınca yuvasını seyrediyordu.

Yavaşça yanına sokuldum. Onu konuşturmak için babasından bahis açtım: "Eve gidince yemekten sonra babanla oynayacak mısın? Yoksa yemekten sonra hemen yatacak mısın?" diye sordum. Çocuk ciddiyetle yüzüme baktı ve: "Babam bir kaza geçirdiğinden hastanede. Şimdilik babamla oynayamayacağım!" dedi.

Geçen gün yolum, oturdukları mahalleye düştü. Çocuğu kaldırımda aceleyle yürürken gördüm. Üzerinde temiz koyu renk bir elbise vardı. "Heyy" diye seslendim.
"Neden bayramlık elbiselerini giydin? Herhalde hastaneye babanı görmeye gidiyorsun." Çocuk gülümseyerek başını salladı. Bundan sonra söylediği sözler, dünyayı içinde yaşamaya değer bir hale getiren, ölümden sonraki hayata olan imanın bir insan için neler yapabileceğini anlamama sebep olan sözlerdi. Çocuğun soruma verdiği cevap şu olmuştu: "Hayır efendim, hastaneye babamı görmeye gitmiyorum. Babam geçen hafta öldüğünden, onu şimdilik göremeyeceğim." John GOLDEN

Büyükler, çocukların konuşmalarını yarım yamalak dinlediklerinden, onların sözlerinde gizli derin anlamları kaçırırlar.Bu duruma verilebilecek daha iyi bir örnek ile karşılaşmadım....

Çocukları dinlerken biraz daha dikkatli olmanızı öneriyorum aksi bir durumda zararlı olan taraf siz olabilirsiniz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1049
Kayıt tarihi
: 27.10.06
 
 

''Bir önyargıyı yok etmek, bir atomu parçalamaktan daha zordur" demiş deha Albert Einstein. 1990 doğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster