Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
515
 

Çocuk kalın ya da çocuk yapın

Çocuklar, insanın en doğal halidir; ama masum değil. Öğrenmemiş bilinçsiz zekasıyla bir ayna gibidir, ona nasıl bakarsanız onun da size aynı bakacağı bir ayna. Kaç adım giderseniz o kadar adım yaklaşır size, yani her davranışınızın tam karşılığını verir, taklit eder. Bencildir, utanma duygusu yoktur, davranışları da düşünceleri de hoyratçadır. Başkalarının ne düşüneceğini önemsemez. Duyguları, düşünceleri, davranışları en sansürsüz haldedir; çünkü sansürlemeyi ve daha birçok değer yargısını öğrenmemiştir henüz. Bakmaması gereken şeylere gözlerini dikip uzun uzun bakar. Aklına geleni hem söyler hem yapar, sonucunu düşünmeden. Cesaretlidir, korkuyu bilmez. Biz yetişkinler çocukların en çok hayata karşı rahatlıklarını severiz, doğallıklarını, yaratıcılıklarını, cesaretlerini; çünkü bizde kalmayan ya da azalan duygulardır bu saydıklarım. Çocukla, içindeki sönmekte olan ateşi yeniden alevlendirir ebeveynler. Sanırım en çok bunun için çocuk sahibi olmak isterler; ama yine de en sevdiğimiz bu doğallıklarından uzaklaştırıp, nasıl rol yapacaklarını öğretiriz onlara. Kendilerinden uzaklaştırıp kendimize benzetiriz, amacımız da dünyaya uyumlarını sağlamaktır. Olmayan varlıklarla korkuturuz onları, başka çocuklarla kıyaslayarak cesaretlerini kırarız, sonunda da hastalıklı bir nesil çıkarırız ortaya. Halbuki onların gözüyle bakabilsek dünyaya, belki de herşey çok daha kolay olurdu. Dümdüz işleyen mantıklarıyla sorunlar sorun olmaktan çıkardı. İşleri daima karışıklaştıran biz yetişkinlere, sadeleşmiş sorunlar kalırdı çözümlemesi kolay. Çocuk gözüyle bakamıyorsanız eğer, çocuk sahibi olmanızı öneririm; çünkü o size kendi gözüyle bakmayı öğretecektir eninde sonunda. Sevgiyle Kalın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aysel Hanım, öncelikle Milliyet blogun sanal âlemine hoş geldiniz… Yazınıza gelince, başlığı biraz paradoks içeriyor. Çocuk kalmak ile anne ya da baba olmak arasında az çok bir fark oluyor… Örneğin, anne ve baba olunca; çocuğuna çocukluğunu yaşatmak ya da çocuğuna doğru rehberlik yapmaya çalışmak, çoğu zaman çocukluğunu unutturur insanların… Hayatın da az çok paradoks olduğunu düşündüğümüzde, çocuk kalmak yerine çocukların dünyasını keşfetmek ve onları anlayabilmek yeterlidir sanırım. Bu, aynı zamanda çocuk ya da yetişkin olsun diğer insanları da anlayabilecek bir yaklaşım edinmemizi sağlayacaktır. 01.09.2009 tarihli “Çocuğun dünyasını keşfetmek…” başlıklı yazımı okursanız sevinirim. At üzerindeki gence selamlar… Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 13.10.2010 12:32
Cevap :
Hoş bulduk Rıza Bey. Gecikmemi mazur görün, yazdığınız yorumu önemsemediğim duygusuna kapılmamışsınızdır umarım, yorumunuza cevabımın gecikmesi sadece blogtaki acemiliğimden kaynaklanıyor. Öncelikle yazdıklarınız için teşekkür ederim. Yazarken boşluğa konuşuyormuşum hissine kapılıyordum, ama gelen yorumlar karşımda göremediğim (sizler gibi) dinleyicilerin varlığını kanıtladı bana. Yorumunuza yorumuma gelince; yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla siz sorumluluk ve koruyuculuk yanı ağır basan bir ebeveynsiniz. Anne baba olmak elbette ki sorumluluk gerektiriyor, ama bu sorumluluk duygusunu abartmamak çocuğu da bunda boğmamak gerekir. İnsan sorumluluklarından da keyif alabilir. Çocuğu anlamanın keyifli yolu çocukluk günlerimize dönmekten, empatiden geçiyor. Yazımda anlatmak istediğim de buydu. Paradoks olarak görünse de, çocuk sahibi olmanın anne babayı çocukluğuna götürdüğüne inanıyorum. Konuyla ilgili yazınızı da beğenerek okudum. Ailenize selamlar. Saygılarımla...  11.11.2010 21:32
 

ben de kızımla öğrenmeye çalışıyorum bir başka hayatı; saygı ve sevgilerimle....

Şahin Yamaner 
 11.10.2010 22:11
Cevap :
Geçte olsa merhaba, yorumunuz için teşekkür ederim. Yazmak kadar yazdıklarımızın okunduğunu, daha da ötesi yorumlandığını görmek oldukça keyif verici. Gecikmem blogdaki acemiliğimden kaynaklanıyor, olumlu olumsuz yapılan her türlü yorumu önemsiyorum tabii ki. Verdiğim sese bir karşılık almak güzeldi. Size ve kızınıza teşekkürlerimle...  11.11.2010 20:42
 

ama nesiller ilerledikçe aile bireylerinde kültürlü olması çocukların yetişmesinde daha çok yararı oluyor. Daha iyi bir eğitim ve kültürle artık çocuklarımız herşeyi daha anlayacaktır saygılarımla

the blueworld 
 11.10.2010 16:50
Cevap :
Cevabı geciktirdiğim için kusura bakmayın, blokta yeni olmama dolayısıyla acemiliğime bağlayabilirsiniz gecikmemi. Nesillerin kültür seviyesinin artmasının olumlulukları yanında olumsuz yanları da olabiliyor bazen. Çocuğa çok yüklenen, çocukluğunu yaşatmayan, ilgili görüntüsü altında tahammülsüz ve mükemmelliyetçi bir ebeveyn kitlesiyle karşı karşıyayız. Çocukların vay haline... Beni okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkür ederim, saygılarımla  11.11.2010 20:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4001
Kayıt tarihi
: 06.10.10
 
 

1974 Tunceli doğumluyum. 1996 Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Folklorik müzik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster