Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
11053
 

Çocuk Kitapları

Çocuk Kitapları
 

Çocuk Kalbi, Küçük Prens, Sevdalı Bulut, Şeker Portakalı, Ezop Masalları, Pinokyo, Donkişot, Değirmenimden Mektuplar, Bir Eşeğin Anıları, Küçük Kemancı, Şimdiki çocuklar Harika, Tom Amcanın Kulübesi, Bacaksız Okulda, Bir Şeftali Bin Şeftali, Günışığı Hoşçakal.....

Bunlar çocuk kitapları. Daha yüzlerce, binlerce kitap adını sıralayabiliriz. Türk ve dünya yazarlarının çocuklar için yazdığı binlerce kitap okunmayı bekliyor. Yayınevlerinin depoları, rafları kitaplarla dolu. Yazarlar; kitaplarının yayınlanması, okunması için gece gündüz, durmadan yorulmadan üretiyorlar.

Her yıl ilköğretimin birinci sınıfına yaklaşık bir milyon çocuk kayıt oluyor. Çocuk kavramını ilköğretimin sekizinci sınıfına dek düşünürsek, ilköğretimde okuyan öğrenci sayımız sekiz milyonu buluyor. Yedi, on beş yaş arasındaki bu çocuklarımız yaşamının büyük bir kısmını okullarda, eğitimde geçirmektedir. Okumak bir alışkanlık kazandırmakla olanaklı ise ki öyledir, bu alışkanlığın kazanılacağı yer okuldur, eğitim kurumlarıdır.

İlköğretimin birinci basamağında geçen yıl başlatılan, bu yıl altıncı sınıfların, önümüzdeki yıllarda da yedi ve sekizinci sınıfların katılacağı yeni ilköğretim programının büyük bir bölümü kitap okumaya ağırlık vermektedir. Çocuğun yetenek ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan program, şu haliyle amacının üçte birini ancak gerçekleştirmektedir.

Bunun nedeni Milli Eğitim Bakanlığı’nın sürekli yaptığı yanlışlardan kaynaklanmaktadır. Programın uygulanmasında yönetici ve yönlendirici kadrolar yeteri kadar eğitilememiş, öğretmen yeni programla baş başa bırakılmıştır. Üçte bir oranındaki başarı da öğretmenlerimizin bireysel özverileri ile gerçekleşmiştir. Halbuki, eğitim fakültelerindeki yetişen öğretmen adayları, çalışan öğretmenler sürekli eğitimle desteklenerek, programın geliştirilerek uygulanması gerekmektedir. Program, çocuklarımızdaki yeteneklerin gelişmesini amaçlamaktadır. Sınıf ve okul ortamları bu amacı gerçekleştirmeye uygun biçime getirilmesi gerekirken; kaynak kitapların, ders araçlarının okullara girmesini engelleyen yönetim, uygulanan programı nerdeyse engelleme yolunu tutmuştur. Halbuki programın uygulanması sınırsız araç ve gerece, özgür ortamlara ve yasaksız, güvene dayalı bir çalışma düzenine gereksinim duymaktadır.
Öğretmen kitabı, öğrenci bilgilendirme kitabı, öğrenci çalışma kitabı eğitim yapımıza bu programla girmiştir. Burada da devlet, eğitimcilerin, yazarların özgün ve özgür çalışmalarını destekleme yerine, eğitime katkıda bulunan tüm yayıncı, dağıtımcı ve her beldeye kadar hizmet sunan kitapçıları devre dışı bırakarak büyük bir hizmet ağının eğitime katkısını ortadan kaldırılmıştır.

Programda belirlenen, ilköğretimde okuma alışkanlığının kazandırılması gereken kitap okuma çalışmaları; birinci sınıflar, iki ve üçüncü sınıflar, dört ve beşinci sınıflar, altı, yedi ve sekizinci sınıflarda olarak ayrı ayrı ele alınmış, okunacak kitapların genel özellikleri, kitap okuma gözlem formu öngörürken, bu çalışma da yüz temel eser adıyla sınırlandırılarak, eğitimcilerin ve çocuklarımızın özgür seçim ortamı engellenmiştir.

Dünya örneklerinde, öğretmen kitabı, öğrenci ders kitabı, çalışma kitabı ve sınıf seviyelerine göre düzenlenmiş okuma kitaplarının yayınevleri tarafından özgürce üretildiği ve eğitimin hizmetine sunulduğu bilinen bir gerçektir. Bunu görmek için bir Oxfort Yayınları katalogu alıp bakmanız yeterlidir. Çocukların seviyelerine uygun yüzlerce çocuk kitabı öğrencilerin hizmetindedir. Durum gelişmiş tüm ülkelerde aynıdır.

Böyle bir durumda “Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nı kutluyoruz. Ya da kutlar gibi gözüküyoruz. Çocuklarımız kitap okumuyor, diyoruz. Belirttik, kitap okumak bir alışkanlık kazanmakla olanaklıdır. Özellikle günümüzde bu alışkanlık daha da önem kazanmıştır. Çünkü çocuklarımızı etkileyecek teknolojik araçlar onları bu alışkanlıklarını kazanmamaları durumunda daha edilgen durumlara götürmektedir. Bu alışkanlık da çocuklarımıza okullarımızda, öğretmenlerimizce kazandırılmalıdır.

Başta Türkçe öğretmenleri ve sınıf öğretmenleri sonra da her branştan öğretmenimiz kitap okumanın gereğini ve önemini bilmektedirler. Yapılması gereken onlara destek olmak. Her öğretmenimiz haftada bir kitap okutsa, bir öğretim yılında otuz altı kitap okutmuş olur. Yaz tatilini de katarsak bir öğrenci bir yılda kırk kitap okumuş olur. Sekiz yılda üç yüz yirmi kitap okuyan bir öğrenci okuma alışkanlığını da kazanmış olur. Okuma alışkanlığını kazandırırken öğretmen dostlarımız, sınıfındaki çocukların yaş ve özelliklerini sürekli göz önünde bulundurdukları için gerçekleştirdikleri okuma eylemi, bir zorunluluk olmaktan çıkıp yarışa ve paylaşıma dönüşebilecektir. Bunu, öğretmenlerimiz çok iyi bir biçimde başaracak güçte ve bilinçtedir.

Çocuk kitaplarına yayınlarında özen gösteren seçkin yayınevleri ile çocuk kitapları üzerine görüşmeler yaptık. Türkiye çapında Türkçe ve sınıf öğretmenlerimizle çocuklarımızın okuma alışkanlığı kazanmaları üzerine görüştük. Öğretmenlerimizin çok istekli olmasına karşın, yönlendirilmenin ve desteklemenin eksikliğini gördük.
Bu eksikliği gidermek amacıyla; Çocuk kitapları yazarları, deneyimli Türkçe ve sınıf öğretmenleri ile birlikte bir “Okuyan Toplum” kampanyasını başlattık. Böylece eksikleri görüp, söylemek ve yazmanın yanında, tarihsel aydın görevimizi gerçekleştirmeyi amaçlamış olduk.

Her Türkçe ve sınıf öğretmenimiz, sınıfının durumuna göre, işlediği temaya, konuya uygun kitabı, bizimle ilişki içindeki seçkin yayınevlerinin internetteki sitesine girerek seçecek. Gerekirse bunu öğrencileri ile birlikte de yapabilir. Seçtiği kitabın adını ve yayınevini, sayısını bize internet yoluyla bir ileti ile bildirecek. Biz sınıfındaki öğrenci sayısı kadar kitabı istediği anda kendisine ulaştırmış olacağız. Kitapla ilgili tanıtım yazıları, sorular, ve yanıt anahtarını geniş bir yazar ve öğretmen kadrosuyla hazırlayarak öğretmenimize kitaplarla birlikte iletmiş olacağız. Her hafta okunan kitapla ilgili öğretmen, bizden gelen bilgilerden de yararlanarak, sınıfında, kitabın kahramanları, olay ve anlatımla ilgili sohbet edebilir, sorular sorabilir, sınav yapabilir, önümüzdeki haftanın kitaplarını dağıtabilir.

Günümüz kent yaşamında ve teknolojinin etkisi altındaki çocuklarımız, ulusal düzeyde Türkçe ve sınıf öğretmenlerimizle birlikte başlattığımız okuma alışkanlığını kazandıkları an daha uyumlu, daha mutlu bir çocukluk ve ilk gençlik dönemi geçireceklerdir. Bu uğraşımızda tüm velilerimizin yanımızda olacağını biliyorum. Görüştüğümüz velilerimizin hemen memen hepsi okullarımızda kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasını istemektedirler.

Öğretmenlerimiz ise; okuyan, araştıran, yapıcı ve yaratıcı kişilikteki öğrencilerinin her zaman yanında olmuş, onların bu özelliklere kavuşması için tüm çabasını harcamaya hazırdır. Bu özelliklerini bildiğimiz öğretmenlerimizin okuyan toplumun yaratılmasında geniş bir araştırma ve destek grubu olarak yanında olduğumuzu hissetmesini istiyoruz.

Başta bir kısmının adlarını andığımız çocuk kitaplarının yüzlercesi, binlercesi daha çocuklarımızın dünyalarını süslemek için siz öğretmenlerimizin çabasını bekliyor. www.yazarlikokulu.com sitemizdeki “Okuyan Toplum-Öğretmen Katılım Bilgileri”ni doldurarak bize ulaştırdığınız anda; çocuklarımızın dünyalarına yeni dünyalar katmanın çabasına da katılmış olacaksınız. Bu çalışma; hem çocuklarımız, hem velilerimiz, hem ülkemizin yarınları için, hem de Türkçemize duyduğumuz saygının gelişmesi için gereğine inanarak başlattığımız bir aydın, eğitimci sorumluluğudur.
Depolarda bekleyen, raflarda duran; Dede Korkut Öyküleri, Andersen Masalları, Nasrettin Hoca Fıkraları, Robinson Crusoe, Doğanın Çağrısı, Güvercinler ve Öyküleri, Arzın Merkezine Seyahat, Güliver’in Seyahatleri, Anadolu Efsaneleri ve daha binlerce çocuk kitapları, gayretlerimizle çocuklarımızın düşlerini süsleyecek, ülkemizin aydınlık yarınlarını oluşturacaktır.

Hasan Barışcan

hbariscan@milliyet.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4180
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

1952 yılında Sivas- Asarcık Köyünde doğdum. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptım. Kabataş Er..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster