Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '19

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
23
 

Çocuk Resminin Önemi

Resim; bir uzman bakış açısı ile kişinin kendi zihinsel süreçlerini işletmesi sonucunda, faydasına olacak şekilde yaşamını düzenleme çabasını ve bu kapsamda zihinsel süreç kapasitesinin/ilerlemesinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Bir yönlendirme sonucu değilde, çocuğun istekli ve hazır olması sonucu bir nevi aktivite (çocuk tarafından istekli olunması önemlidir) kapsamında ortaya konmuş olan bir resim; çocuğun belkide konuşarak, hareketlerini gözlemleyerek hiçbir zaman anlayamayacağımız iç dünyasını anlamlandırma konusunda bize ışık tutacaktır.

Her Resim Bir Anlam Taşır mı?
Resim yapma kapsamında ortaya konan çizim faaliyeti yoğunlukla bir olgu, düşüncenin göstergesidir. Bu doğrultuda akıllara gelebilecek "Her çizim bir gösterge midir? ya da Her çizim anlamlı mıdır?" sorularına cevap vermek gerekir. Bu soruların ortak cevabı HAYIR olacaktır. Bu cevap resim yorumlama faaliyetinin en karmaşık boyutunu oluşturur. Bu karmaşık durumun üzerinden gelebilmek için önceki yazılarımızda üzerinde önemle durduğumuz çeşitli yöntem ve teknikleri (test, mülakat vb.) kullanarak ön referans oluşturulması olmazsa olmaz bir olgudur.

Çocuk resimlerinde görmüş olduğumuz motifler bize belki de şu ana kadar hiç düşünmediğinizden daha çok referans/bilgi verir. Örnek vermek gerekirse annesini ince çizgiler/şekiller ile resmeden bir çocuk, babasını kalın çizgi/şekiller ile resmedebilir. Bu resmi gören babanın ilk yorumu "Ben bu kadar şişman mıyım?" olabilir. Peki o çocuk babasını daha güçlü görmek istediğini ya da kafasında oluşturduğu "Benim süper kahramanım" olgusu altında yaşadığı eksikliği ve babasından beklentisini haykırıyor olabilir mi?

Çocuk Özgürse Resim Yapmayı İletişim Aracı Olarak Kullanır
Çocuğun bağımsız olarak yapmış olduğu bir resimde; çocuk özgürce oynadığı bir oyun misali kendini olduğu gibi ve tamamen doğal olarak resmine yansıtır. Resimden alınan mesaj çocuğun gerçek duygu ve düşüncelerini anlamaya yarayacaktır. Özgürce çizilen bir resimde kağıdın düzgün kullanılması (planlanması), resmedilen olayın akış biçimi, renk seçimi ayrı ayrı bir mesaj içermekte ve ayrı ayrı öneme sahip referansları oluşturmaktadır. Bunları görüp, ön referansları göz önünde bulundurarak birbirlerine bağlama ve sonucunda çocuğun iç dünyasının detaylarına ulaşma doğru bir resim yorumlama ile mümkündür.

Resim bir çocuğun kendi iç dünyasını anlamlandırma, anlama yanında o dünyayı etkileyen, şekillenmesine sebep olan çevresel faktörlerin de ortaya çıkarılmasına yardımcı olur. Çocuk çok rahatsız olduğu bir olguyuya da çok mutlu olacağı ancak eksikliğini yaşadığı bir olguyu resmine konu eder.

Çocuk resim yapmak sureti ile yetişkinler ile iletişime geçer. Yetişkinler resim sayesinde çocukları ile karşı karşıya kaldıkları iletişim problemlerini aşabilirler. Doğru yorumlanan bir resim üzerinden çocuk ile konuşmak, çocuğun ilk aşamada sözlü olarak ifade edemediği/çekindiği/korktuğu bir olguyu ortaya çıkarabilir.

Araba Resmi Deyip Geçmeyin
Örneğin 6 yaşında, güçlü aile ilişkilerine sahip bir ailede yer alan erkek çocuğunun yapmış olduğu araba resminin genel özellikleri aşağıdaki şekilde ortaya çıkmıştır;

* Kağıdı kullanma/planlaması normal ve uygun,
* Kağıdın tam ortasına çizilen araba figürünün çizgi ve genel hatlar bakımından görünüşü normal,
* Araba arka camında bir çocuk yüzü çizilmiş ve ağız bölgesinde karalama mevcut,
* Arabanın ön tarafında ağzı kapalı bir kadın figürü ile ağzı açık ve kaşları belirgin ve köşe yaptırılarak çizilmiş bir erkek figürü mevcut,
* Araba figürü etrafında karalama olarak adlandırılabilecek motifler bulunmakta.

Bu çocuğun ebeveyni ile yapılan ön görüşme sonucunda elde edilen önemli bir bilgi ise "Çocuğun, yanında yapılan ani bir harekete karşı kimi zaman korku kimi zaman ise aşırı heyecan boyutunda tepki veriyor olması ve ardından bir terleme tepkisi gözlemlendiği" şeklinde aktarılmıştır.

Yapılan değerlendirme sonucunda çocuk ile mülakat yapılmış ve bu süreç dahilinde çocuğa şu sorular sorulmuştur;

* Arabada kendini tehlikede mi hissediyorsun?
* Arka camda kendini çizdiğini düşünüyorum. Ağzının etrafında kalın çizgiler var. Hemen sakallarının çıkmasını mı istiyorsun?

Çocuk bu sorular karşısında kendisini anlatabildiği, kendisini anlayabildiğim düşüncesi ile ilk aşamada ifade etmede yaşadığı korku safhasını atlatmış ve bu doğrultuda sözlü iletişimi daha açık ve cesaretli olarak kullanabilmiştir.

Çocuk babasının hızlı araba kullanmasından rahatsızdır. Babası ile seyahat halinde iken etrafta ağaç, araba, bina hiçbir şey görememektedir ve bundan dolayı araba ile seyahat etmekten hoşlanmamaktadır. (Araba etrafındaki karalama ile ifade etmiş) Araba ile seyahat ederken göğüs kısmında yanma, boğazında kedi tırmalaması, ağzında ekşi bir tat hissetmektedir. (Çocuk bıyıkları çıksın istememekte :), sadece kusma hissini anlatmaya çalışmaktadır) Çocuk bu duygularını babasına söyleyememiş çünkü annesi bu konuda babasını ikaz ettiğinde babası çok kızmış ve uzun süre bağırmıştır. (Erkek ve kadın yüz ifadelerinde resmedilmişti)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 30
Kayıt tarihi
: 27.12.18
 
 

NASIL BAŞLADI? Her insanın hayatında dönüm noktaları bulunmaktadır. İşte “Ufak Bir Dokunuş Yeter”..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster