Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1037
 

Çocuk ruhlu kadın...

Çocuk ruhlu kadının gözlerine yağmur bulutu gelmişti yine... Hüzün çökmüştü güleç yüz ifadesine. Yağmur bulutu birikti önce göz bebeklerinde, sonrasında usul usul yanaklarına süzüldü. Gözlerinin içinin güldüğü zamanlarda nasıl koyulaşıyorsa göz bebekleri, ağladığı zamanlarda da bir o kadar donuklaşıyordu.

Biliyordum neden ağladığını. Kendimden sadece 20 yaş büyük bu kadına hayrandım ben. Gözlerinin içine hayrandım, gülüşüne hayrandım. Çocuk ruhuna hayrandım bir de... Kimi zaman yaramaz, utangaç, çoğu zaman da neşeli hallerine...

İzliyordum onu sadece. Yanaklarına dokunmak, onun göz yaşlarını silmek için hiçbir harekette bulunmadan seyredalmıştım onu. Bazen yaşadığın acıların tarifi ve tesellisi olmazdı, bunu öğrenmiştim çoktan beri hayattan. Bu yüzdendi belki de göz yaşlarına dokunmayışım... Biliyordum ki 5 dk dolmadan gülümseyecekti yeniden, beni imrendiren gamzeli gülüşüyle. Hiçbir şey olmamışcasına, ağlayan biri yokmuşcasına, gülüp geçecekti.

Benim ondan aldığım çok değer vardı şu hayatta. Ondan öğrendim çocuk ruhunu kaybetmemesini, ağlasam da 5 dk sonra hiçbir şey olmamışcasına davranmayı... Dalga geçercesine gülüp geçmeyi...

İkiyüzlülük değildi bu, anlıyordum bu şekilde davranmasının sebeplerini. Hayatın ikiyüzlülüğünün yanında bu şekilde olmanın ne kadar güç ve çaba gerektirdiğini , hiç bir şeyi umursamaz gözüküp, aslında bir o kadar fazlaca umursadığını biliyordum.

Sonsuz yolculuğa uğurladığınız yakınlarınız varsa şu hayatta diğer günlük sayılabilecek telaşların ve üzüntülerin aslında ne kadar manasız olduğunu anlıyor insan. Ama yine de hayatın kirli ve ikiyüzlü yüzüne kanıyor, ekmek kırıntısı şeklinde de olsa ufacık umuduna sarılabiliyordu insanlar. Çünkü bir yerlerden tutmalı, bir yerlerden başlamalıydı. Kaybettiklerini anımsamaya… Bunları bilerek yürümeliydi hayata. Hayata aldırış etmeden…

“Eninde sonunda insanlar acıkırlar ve hiçbir şey yapmak istemeseler dahi yemek yemek isterler.”

İşte gülüyordu çocuk ruhlu kadın. Bu kadının gülüşüne hayranım gerçekten diyorum içimden. Her şey normale dönmüştü, olması gereken de buydu diye acısını sormuyor, nedenini bildiğim göz yaşlarının kurumasını bekliyordum ve nedense bunu yaparken ben de ona gülümsüyordum.

“Hayatımdan eksik olma sakın. Yıllar önce beni bu günde zorluklar içinde dünyaya getirdiğin için, bana kattığın değerler için teşekkür ederim çocuk ruhlu kadın. Ben gitsem de bir yerlere, sen sakın bir yerlere gitme…” diyerek öpeceğim sanırım onu bu gün.

Cümleten herkese iyi bayramlar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçimizdeki o çocuksu ruhu yitirirsek, hayatın da bir çok rengini yitirmiş oluruz. Zorluklara karşı direncimiz azalır, engellerle mücadele edecek gücü bulamayız kendimizde. O çocuk ruhu yitirdiğimizde, çocuksu hayallerimiz de silinir gider birer birer, rengarenk düşlerimizi yitiririz.. Bu da hayatın tamamen anlamsızlaşması demek olur.. İçimizdeki o çocuğu hep yaşatmak gerek, ne pahasına olursa olsun.. Annenize sımsıkı sarılın sevgili yazarım, onlar bizim her şeyimiz, Allah yokluklarını göstermesin.. Sevgilerimle, İyi Bayramlar..

Mor Okyanus 
 21.09.2009 11:23
Cevap :
Haklısın Mor Okyanus teşekkür ederim sende içindeki çocuğu hep yaşat ve ona iyi bak. Sevdiklerinle birlikte iyi bayramlar dilerim. Hoşçakal.  22.09.2009 20:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 388
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1115
Kayıt tarihi
: 23.11.07
 
 

Herkes gibi yazar, çizerim. Dünyamı boyarım hepsi bu!..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster