Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '14

     
    Kategori
    Çocuk Psikolojisi
    Okunma Sayısı
    190
     

    Çocuk ve gençlerde alt ıslatma (Enürezis)

    Alt ıslatma (enürezis) istemsiz ve uygunsuz idrar kaçırma olarak tanımlanır. Gece olduğunda “nokturnal enürezis”, gündüz olduğnda “dı·ürnal enüresı·z” adını alır. Bazı çocuklarda tuvalet alışkanlığının hiç kazanılamaması şeklinde olabilir. Kimi durumlarda ise tuvalet alışkanlığını kazanan çocuk tekrar altını ıslatmaya başlayabilir. Genellikle gündüz idrar kontrolü 2 yaşında, gece idrar kontrolü ise 3-5 yaşları arasında sağlanır. Gece alt ıslatma 5 yaşına kadar normal sayılabilir. Ancak devam eden durumlarda gerekli uzmanlara danışarak yardım alınmalıdır.
     
    Alt ıslatma sorununun nedenleri tam olarak anlaşılamamakla birlikte, bu sorunun gelişmesinde birden fazla faktörün rol oynadığı bilinmektedir. Etiyolojisinden sorumlu faktörler olarak “gelişimsel gecikme, uyku faktörleri, psikolojik faktörler, genetik faktörler, anormal ürodinami, vasopressin sekresyonunda değişiklikler, organik hastalık” sıralanabilir.?Alt ıslatma probleminin gelişmesinde organik ya da fiziksel sebeplerin rol oynayıp oynamadığını anlamak için öncelikle bir üroloji veya jinekoloji uzmanına danışmak gerekmektedir. Organik bir neden saptanmadığı durumlarda, bir psikolog ve/veya psikiyatr uzmanından yardım almak gerekmektedir.
     
    Özellikle çocuklar için sarsıcı olabilecek travmatik dediğimiz deneyimlerden sonra alt ıslatma problemi görülmeye başlayabilir. Çocuklar için duygusal olarak sarsıcı ve örseleyici olabilecek, çocuklarda ciddi stres ve endişe yaratabilecek deneyimler bu soruna neden olabilmesi açısından önemlidir. Bu deneyimler: Çocuğun temel bakımını sağlayan kişiden ayrılması, kardeşin doğumu, ameliyat ya da kaza geçirilmesi, hastaneye yatma, çocuk ihmal ve istismarı; ailede ölüm, boşanma, göç, okulla ilgili travmalar. Ek olarak, alt ıslatma aşırı temiz ve titiz olan annenin baskılı tuvalet eğitimine karşı pasif agresif bir tepki olarak ortaya çıkabilir. Anne-çocuk ilişkisindeki olumsuzluklar, ebeveynlerin ruhsal sorunlar yaşaması, aşırı koruyucu ve hoşgörülü ailede yetişen çocukta bebeksi kalma eğilimi de alt ıslatma probleminin gelişmesinde etkili olabilmektedir.
     
    Alt ıslatma sorunu çocukluk çağında sık rastlanan bir problemdir. Türkiye’de yapılan alt ıslatma probleminin yaygınlığının araştırıldığı çalışmalarda, “4 -12 yaşı içeren değişik gruplarda gece alt ıslatma yaygınlığının %11.5 ile %25 arasında” olduğu bulunmuştur. Bu çalışmalara göre, “5 yasındaki çocukların %15-20’sinin, 10 yaş grubunun %5’inin ve ergen grubunun ise %1’inin ayda en az bir kez alt ıslatma sorunu yaşadığı” görülmektedir.
     
    Alt ıslatmanın erkek çocuklarda daha sık görüldüğü bildirilmektedir. Anne-babadan birinde veya her ikisinde geçmişte alt ıslatma sorunu olduğunun bildirilmesi önemlidir. Çünkü hem anne hem babada gece alt ıslatma öyküsü varsa çocukta bu sorunun görülme olasılığı % 77’dir. Anne ve babadan birinde gece alt ıslatma öyküsü varsa olasılık %44’tür.
     
    Alt ıslatma problemi hem ebeveynleri, hem sorunu yaşayan çocuğu, hem de tüm aileyi olumsuz etkileyen bir sorundur. Tekrarlanan altına kaçırma olayları ebeveynlerde kızgınlık, hayal kırıklığı, suçluluk ve üzüntü gibi duygulara sebep olabilmektedir. Bu durum altını ıslatan çocuğun kendisini de ruhsal olarak olumsuz etkilemektedir. Altını ıslatan çocuklarda zamanla yetersizlik, suçluluk ve utanç duyguları, özgüven problemleri, artan hırçınlık, akademik başarının ve sosyal ilişkilerin olumsuz etkilenmesi, içe kapanma, yüksek kaygı düzeyi, sosyal çekingenlik ve davranış problemleri görülebilmektedir. Çocuğun çevresindeki kişilerin sürekli bu konuda konuşması,  çocuğun ayıplanması, çocukla alay edilmesi, yetersiz ilgi gösterilmesi, cezalandırılması gibi tutumlar hatalıdır. Bu hatalı tutumlar çocuğun çevresi ile ilişkilerini bozabilir ve geçici olabilecek bu durumun kalıcı hale gelmesine neden olabilir.
     
    Kaynakça
     
    Bozlu, M., Çayan, S., Doruk, E., Canpolat, B., & Akbay, E. (2002). Çocukluk çağı ve       adolesan yaş grubunda noktürnal ve dı·urnal enürezı·s epı·demı·yolojı·sı·. Çocuk           Ürolojisi, 28(1), 70-75.
     
    Katan, A. (1946). Experiences with enuretics. The Psychoanalytic Study of the Child,2,      241-255.
     
    Kefi, A., & Tekgül, S. (2006).  Nokturnal enürezı·s. Türk Üroloji Dergisi, 32(1), 99-105.
     
    Küçük, L. (2009). Çocuk ve ergenlerde önemli bir sorun olan enürezisin psikososyal          yönü. IV. Ulusal Ürojinekoloji Kongresi?
     

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 190
    Kayıt tarihi
    : 14.08.14
     
     

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Psikoloji Bölümü’nden Yüksek Onur derecesiyle mezun oldu. Yi..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster