Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi

21 Ağustos '06

 
Kategori
Çocuk Kitapları
Okunma Sayısı
1483
 

Çocuk ve kitap

Çocuk ve kitap
 

Bugün sizlere çocuklardan ve çocuk kitaplarından söz edeceğim. Geçen yıl İzmir’de yayımlanan “SATIR ARASI” adlı gazetede bir köşem vardı. Okuduktan sonra iyi olduklarına inandığım çocuk kitaplarını tanıtıyordum. (Ne yazık ki gazetemizin yaşamı da iyi insanlarınki gibi kısa oldu) Köyümün okuluna kütüphane kurma uğaraşındayken, bildiğimiz büyük yayınnevlerinin bir çoğundan tek kitap dahi alamadım. Ama gazete bana bir köşe ayırıp, çocuk kitapları tanıtmaya başladığım ilk sayıdan itibaren, kolilerle kitaplar gelmeye başladı.

“Ye kürküm ye,” diyen Nasreddin Hoca’nın yeri cennet olsun. Kitapların bazılarını değerlendirdikten sonra, köyde kurduğum kütüphaneye gönderdim. Amacım toplanacak olan kitaplarla başka bir köyde daha kütüphane kurmaktı, ama olmadı.

Bir dergiyle yaptığım röportaj sırasında:“Neden çocuk kitapları yazıyorsunuz?” diye sordular. Verdiğim yanıtı aynen şuydu: “Keşke yaşamım boyunca hep çocuklar için yazabilsem. Çocukların beyni boş bilgisayar disketi gibidir. Oraya ne yüklerseniz o kalır. Onlara verecek çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum. Çocuk edebiyatı olmayan bir ülkenin, edebiyat okuru da olmaz. Çocuklar bizim geleceğimiz, her şeyimizdir. Onlara edebiyatı sevdirmek biz büyüklerin görevi.

Çocuk kitaplarına, daha doğrusu çocuk edebiyatına hâlâ ikinci sınıf bir edebiyat gözüyle bakan insanlar var. Oysa bu çok yanlış. Çocuk edebiyatı görüldüğü kadar basit değil. Büyükler için yazmakla, çocuklar için yazmanın arasında çok fark var. Belli yaş gruplarına kitap yazarken, onların sözcük dağarcıklanıhı göz önüne almalıyız. Onların seviyesine inmeli, onlar gibi düşünmeli, gereksinim duydukları şeyleri iyi etüt etmeliyiz. Çağımızın çocukları çok zeki ve bilgili. Televizyon denilen ‘zaman canavarı’ (ben öyle diyorum) okumayan bir kuşak yetiştiriyor. Bunu önlemek için onlara kaliteli yapıtlar sunmalı, okuma ve kitap sevgisini aşılamalıyız,” demiştim.

İmzaya gittiğim her okulda, okul müdürüyle görüşerek, kitap alamayacak durumda olan çocukları belirleyip, imza sonunda yanıma getirmelerini söylerdim. Telif hakkı karşılında aldığım kitapların büyük bir bölümünü o çocuklara verdim. Onların gözlerindeki pırıltıyı eksiksiz anlatmam olanaksız.

Çocuklar / koşmak, oynamak / sevinmek, gülmek / isterler / onları ağlatmayın!/ diyen Şair Nihat Aşar’ı unutmak mümkün mü?

Bugün kitapçıya gidip çocuğunuza bir kitap almaya ne dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1484
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster