Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '20

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
50
 

Çocuk ve Ramazan

Ramazan çocukların din ve Rab konusunda ilk algıladıkları gözlemlerdir. Çocuk bakar sofra hazır fakat kimse kaşığını alıp çorbanın tadına bakmıyor. Bekleniyor, bekleniyor. Öyle bir disiplin ki dudaklar susuzluktan kurumuş bardakta buz gibi su veya şerbet var, fakat yine de bekleniyor. Elleri, dudakları bekleten nedir. Niçin yenmeye başlanmıyor. Çocuk bu düzen ve beklemeyi düşünüyor,  işin içinde bir çözüm arıyor. Anne ve babasını bekleten biri var. Nihayet top atılıp, ezan sesi duyuluyor büyükler bardağı alıp mırıldanıyor ve dudaklar ıslanıyor arkasından hurma ve çorba kaşıklanıyor. Bu gözlem çocuğun aklından hiç çıkmaz. O’da büyükleri gibi yapmak ister. Öğleye  kadar ilk oruç denemelerine başlar.

Hepimiz böyle başladık oruç tutmaya. Akşam iftarda aldığımız tadı başka hiçbir sofrada alamadık. Allahım! Su bu kadar mı içimizi ferahlatır çorba bu kadar mı nefistir. Hurma ağzımıza tadını verir.

Anadolu’da 60 lı yıllarda ramazana 15 gün önce hazırlıklar yufka açmayla başlardı. İftarın değişmezi peynirli otlu börek sofraların şahıydı. Hoşaf dediğimiz komposto ile ikili olurdu. Bir parça börek bir kaşık hoşaf. Çorba genelde tarhana veya yoğurt  çorbası, mercimek gün aşırı tekrarlanarak giderdi. Bazan böreğin yerini pirinç pilavı alırdı. İftara kimi çay ve kahvaltı ile başlar kimi de çorbayla başlar yemekten sonra çay içerdi. Kimi iftarını zemzemle açar arkasından hurma yerdi. İftar açıldıktan sonra ara verilir akşam namazları kılınır sonra iştahı olanlar mevsimine göre imam bayıldı, fırında makarna,  kuru köfte , sarma veya biber, kabak dolmasına devam eder yanında ayran içilirdi. Genelde Kemalpaşa tatlısı veya kadayıf ile çay beraber tercih edilirdi. Sütlü tatlılar muhallebi, keşkül, kazandibi gibi alternatif olurdu.

Yemekten sonra teravih namazı için camiler dolaşılırdı. Her caminin kendine özgü havası olur gruplar halinde gidilir, namaz çıkışı avluda çay içilir sohbet yapılırdı. Yirmi rekat teravih namazı şişkinliği ve ataleti alırdı.

Muhakkak sahura kalkılır davulcu maniler söyleyerek insanları uyandırırdı. Tanıdığı evlerin önünde biraz takılır uzun maniler söyler ev sahibinden bahşiş koparırdı. İftar sofrasından kalan yemekler veya çay kahvaltı ile sahur yapılır bir bardak su ile ertesi güne niyetlenirdi. Sonrasında mugabele okumak için büyükler  camiye  gider hocaların yüksek sesle okuduğu kuranı kendi musaflarından takip ederler yanlışları varsa düzeltirlerdi. Sabah namazı cemaatle kılınır sonra evde mesaiye kadar uzanılırdı.

Ertesi günün iftar hazırlıkları ikindi namazından sonra başlar,fırınların önü pide kuyruğu olurdu. Kimi sade, kimi yumurtalı, kimi de içli pide yaptırır (Kıymalı, kaşarlı, pastırmalı) fırından çıkıp pidesini alan erkenden evine giderdi. Ramazan süresince lokantalar çayhaneler ramazan dolayısıyla kapalıyız levhası asar, açık olan camlarını kağıtla örter, içerisi görünmezdi. Alenen yiyen içen ayıplanırdı.

Aile içi veya meslek ve arkadaş grupları davet verir, topluca iftar açılırdı. Amcalar, dayılar,teyzeler hem bize iftara gelirler, hem de biz onlara giderdik. Askerlik şubesi ve kuran kursuna iftarlıklar gönderilirdi. Ramazanın 15 inden sonra  fukaraya dağıtılacak iaşe paketleri ve zekatlar hazırlanırdı.

Evlerde baklava hazırlığı başlardı. Komşular toplanıp sırayla evlerde yufka açarlar fıstıklı, cevizli baklava sinileri fırına vermek için hazır edilir, bayram arifelerinde ağdaları dökülürdü. Bayram alışverişleri çarşı Pazar genellikle arife akşamları olur, çocuklara ayakkabı elbise çorap gibi yeni  giysiler alınır büyüklerde eksiklerini tamamlardı. Berberler gece gündüz dolu olur randevu ile çalışırdı.

Bayram sabahı çocuklar yeni elbiselerini giyerler babalarıyla bayram namazına gider, namaz çıkışı kabirler ziyaret edilirdi. Sabah evde hep beraber kahvaltı yapılır çaylar içilir, büyükler kahvelerini içerken küçükler sırayla elleri öper bayram hediyelerini alırdı. İstisnasız bütün akrabalar ziyaret edilir komşularla bayramlaşılır sokakta tanıdık tanımadık herkese bayramın mübarek olsun denilirdi. Küsler barışır fakirlerin gönlü alınırdı. Herkes mutlu olurdu.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 163
Kayıt tarihi
: 04.12.17
 
 

İlgi duyduğum alan tarih. Milli mücadele ve Osmanlı tarihine  odaklandım. Gözden kaçan tarihi şah..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster