Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '08

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
5517
 

Çocuk yüreği bir çiçektir

Çocuk yüreği bir çiçektir
 

Yasalarımız derki dayak atmak suçtur, yasaktır; fakat yer ve zeminini bulup dayak atanlar hep olmuştur. Dayak yiyenler de. İnsanoğlu ne gariptir ki çoğu kez anlaşılmaz ve gizemlidir. Babadır, annedir, ağabeydir, komşudur, görevlidir, görevsizdir, sokak kabadayısıdır, bir elinde tesbihi şak şak, bir omzunda sarkan ceketi ile külhanbeyi havasındadır, bazen emekli olmuş bir görevlidir. Hayata küskündür, hırslıdır, kızgındır, güç gösterisini sever, alışkındır: döver. Bir başkasına hem bedenen hem ruhen acı vermeyi sever.

Günler öncesinden gözaltına alınıp yediği darbelerle bu dünyadan göçüp giden Engin Çeber’i, zayıf ve ürkekliğini, çaresizliğini, hem dayak yiyişini hem de dayak yemekten korkar tavrını okuduk gazetelerde. Sonuçta kaybolan bir yaşam ve geriye kalan acılı bir aile ve vicdanları ile baş başa kalan dayakçılar. Düşünüyorum da bir başkasına dayak atanların çocukları ne düşünüyordur şimdilerde? Ya ailesi ne diyordur olaya?

Diğer yandan yaşanan aile dramları. Göç olgusu ile bir şekilde büyük şehire savrulmuş insanların dramları, yoksullukları. Yaşam mücadelesinin o acımasız var olma savaşında yenik düşen çaresizler. Ya o çaresizliğin ortasında alabildiğine korumasız kalan ve etraflarına kocaman gözlerle boş boş bakan çocuklar. Yağmurun sel olup yeryüzüne indiği, gri bulutların gökyüzünü kapladığı anlarda yaşanan bir aile dramı gazetelerde yer aldı. Teşhir edildiler. Oysaki çocuklar teşhir edilmemeli. Ellerini başının arasına almış yüzünü saklayan 10-12 yaşlarında bir çocuk, genç kızlığının verdiği onurla diğer 3 kardeşine kol kanat germeye çalışan bir kız çocuğu, kardeşlerin en büyüğü. Baba cezaevinde anne bir başka şehre çalışmaya gitmiş ve üç haftadır çocuklarını aramıyor. Çocuklar perişan, aç ve çaresiz. Çocuk açlıktan okulda bayılınca durum anlaşılıyor ne yazık ki. Gel de yüreğin yanmasın bu çocuklara. Nedir bu çocukların suçu? Sadece çocuk onlar. Yaşama tutunmaya çalışan, aç olduklarını kimseye dahi söylemeyen onurlu ve başını dik tutmaya çalışan çocuklar.

Ya diğerleri. Mısırcıkları ve gemicikleri ile gururlananlar. Onların rahatı yerinde, gelecek kaygısı ve açlık korkusu yok. Oysaki yaşıt sayılırlar. Birinin yüreği küt küt atıyor, açlıktan bayılıyor. Diğeri giydiğini bir daha giymiyor.

Devletin gözetiminde biri cezaevinde yaşama veda ediyor. Diğerleri dışarıda yaşam mücadelesi veriyor.

Çocukluğunuzu anımsıyor musunuz siz hiç? Çocukken komşu çocuklarla bağıra çağıra oynadığınız oyunları? Tozlu topraklı, kavgalı gürültülü ilada kavgalı çocukluğunuzu? Çocuk yüreği bir çiçektir. Mutlu olmayı, ailesi ile yaşamayı, oyun oynayıp şarkı söylemeyi ister. Korkmayı ve ağlamayı hele hele de ölmeyi hiç istemez. Fazıl Hüsnü Dağlarca “Hasta Çocuk” şiirinde ne güzel anlatmış çocuk yüreğinin kokusunu, gizemini:

“Üfleme bana anneciğim, korkuyorum/ Dua edip edip geceleri/ Hastayım ama ne kadar güzel/ Gidiyor yüzer gibi vücudumun bir yeri…”

Dünyanın bütün çiçeklerinin mutlu olması dileği ile….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 904
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster