Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '17

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
177
 

Çocuk

Çocuk
 

Oldum olası çocuk yetiştirmenin çok zor olduğunu, bu hayatta ki en önemli sey olduğunu düşünüyorum. Ki bence aslında çocuk büyütmek başlı başına bir sanat, müthiş emek isteyen bir şey.

Bu yüzdendir ki çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce defaatle düşünülmelidir. Tüm ömrünü, benliğini kendini ona adamaya karar verdiğin o gün geldiğinde, evet iste o gün çocuk sahibi olabilirsin ancak. Çünkü ana-babalık bir gün bir ay süren bir şey değil, ömürlük..

Sırf egolarını tatmin etmek için,ayy benimde olsun diye kedi köpek sahiplenir gibi evlat sahibi olunmaz. Yada toplum"hadi artık kaç sene oldu evleneli bi çocuk yapıverin" dedi diye yapılmaz.

Ben kendi adıma; kendimi tam olarak anneliğe hazır hissetmediğim, kendimi tam olarak birine adayabilceğim o an gelmediği sürece bir çocuk yapmayı düşünmüyorum. İsterse 20 senelik evli olayım. İnsanların ne söyleyeceği, hakkımda/hakkımızda ne tür fikirler yürüteceği zerre kadar umrumda değil.

Sipariş mi veriyorlar pardon? Tamam siz istediniz diye aman siz beni ayıplamayın diye ben hemen bi tane çocuk pırtlatıvereyim.. Yapacağım çocukla alakalı dilek ve isteklerinizi de şu kutunun içine atıverin bi zahmet ben ona göre çalışmalara başlıyayım eşimle. Boyunu,g öz rengini, saçını, huyunu, suyunu ona göre ayarlarız biz.

Nedir bu toplum denilen organizma?! Sürekli bir şeyleri dayatmaya çalışıyor. Okulu bitirdin o zaman evlen, evleneceksen düğün yap, düğün şöyle olsun bıdıbıdı, düğünü yaptın ev al, ev eşyası böyle olmalı, hooop hadi çocuk yap, yaptın mıı şimdi sırada.....

YETEEEEEEER !

Allah aşkına bir nefes almaya müsaade edin. İnsanlarında fikirleri olduğunu, hayatın değiştiğini, geliştiğini artık kabul edin.

En başta da aslında mükemmellik diye bir kavramın olmadığını kabul edelim artık. Mükemmel ebeveyn, mükemmel karı/koca, mükemmel çocuk, mükemmel hayatlar, mükemmel ilişkiler, mükemmel okul hayatı YOK ! OLMASIN DA ZATEN.. İnanın o zaman hayatın tadı tuzu kalmaz.

Her şeyiniz olduğunda ne için mücadele ettiğinizi unutursunuz, boşluğa düşersiniz.

Örneğin yeni evlenen çiftleri anlamak imkansız bence. Mesela bütün evi bastan aşağı döşeyip ne yapıyorsunuz ? Evcilik mi oynuyorsunuz ? Ev de ne istersen var. Bana göre koltuk takımı olmamalı evde, her şey öyle son moda olmamalı. Ben hayat arkadaşımla mücadele ederek, birlikte çalışarak, gerekirse para biriktirerek almalıyım, evimi doldurmalıyım. Binbir borcun altına girerek donattığım evimde, eğreti otururum bi defa, rahat koyamam kafamı yastığa düşünmekten. Ben sevdiğim adamla hayaller kurarak uyumayı tercih ederim, uykum bundan dolayı kaçsın isterim. Varsın perdem olmasın, beyaz eşyam tam olmasın, ama huzurum olsun evimde, zamanla çalısır alınır her şey. Yani en başından illa ki evim mükemmel olsun, her seyi tam olsun diye diretmenin anlamı yok. Huzur olsun yeter.

Çocuklarımın da mükemmel olması gibi bir temennim yok hayattan. İlerde bir gün anne olma kararı verirsem, nasip olurda çocuğum olursa tek istediğim mutlu ve huzurlu çocuklar yetistirebilmek.

Bakın bir kac gün önce yaşanmış bir olay üzerinden devam edeyim anlatmaya. Kuzenimin henüz 3-4 yaşlarında bir kızı var. Ve şuan altına kaçırma gibi küçük bir problemle boğuşuyorlar. Tahminen dikkatleri üzerine çekmek istediği zamanlarda bunu yapıyor. Veya oyun tatlı geldiğinde, oyuna daldığı zamanlarda.

Geçen gün birlikte oyun hamurlarıyla oynarken yine böyle talihsiz bir kaza yaşadık. Babası telefondan altına çiş yapanlara iğne yapıyorlar adlı uyduruk bir video bulup zorla izletmeye çalışıyordu ki ben 25 yaşındayım benim içim dayanmadı. En son baktığımda sedyede yatan bir kadının karnından kocaman iğne sokuyorlardı. Ya sen napıyorsun, saçmalama kapat şunu demeye kalmadan bu sefer benim babam , "İzel sen artık bu kızla arkadaşlık yapma pis, çişli bu, ıyy kokuyor bu oynanmaz ki bununla" demez mi !

Babam çok iyi çocuk yetiştirdiğini, iddia eden babam..

Neden??! Çişli, sümüklü, kokuyor diye ötekilestirelim, dışlayalım ki onu. Daha güzel bi şekilde bunun onun sağlığı açısından iyi olmadığını ve üzerini değiştirmesi gerektiğini anlatsak ve bu konu hakkında fikirlerini alsak daha iyi olmaz mı ? Neden hemen en ufak bir hatada üzerine gidiyoruz, kendimizce doğru olanı kafalarına vura vura göstermeye çalışıyoruz ki onlara ?

Bakın yerle bir etmek istemiyorum canım ebeveynlerimi ama küçük bi elestiri yapmadan da duramıyorum. Biliyorum ki iyi çocuk yetistirmek için ellerinden geleni yaptılar. Ama onların zamanıyla şimdi arasında uçurumlar var. Yani düşünsenize en son çocuk yetistirmelerinden bu yana 25 koca yıl geçti. Çeyrek asır eder ! Evet o zamanın şartlarında yapılanlar doğru olabilir ama bu metodlar tuttu diye her çocuk üzerinde bunları uygulamaya çalısmanın da bir anlamı yok. Her çocuk farklı bir karakter. Ayrıca çocuk büyütme yöntemleri hakkında bir çok yeni fikir ve teoriler geliştirildi.

Dedim ya her çocuk farklı ve hepsinin apayrı bir dünyası var. Ben şahsen onları kendi dünyalarında izlemeyi cok seviyorum ve bu esnada çok şey öğreniyorum. Evet çocuk gelişimi üzerine eğitim almadım ama bu konu hakkında okuyorum araştırıyorum, uzman görüşleri dinliyorum, ve kabul bazende içgüdülerimle hareket ediyorum.

Yaşadığımız olaya devam edecek olursam babam ısrarla "seninle bu çiş konusunu konuşmak istiyorum, hadi gel konuşalım, nicin ıslattın altını" vb sorularla bizim ufaklığı sıkıstırdı köşeye. Bizimki de gayet takmadı, "oyun oynamak istiyorum ben" dedi, döndü bir güzel k*çını. Bende destekledim bu davranışını "bizi rahat bırakın oyun oynıcaz biz" dedim valla.

Şimdi eğer empati yapmak gerekirse; ben her çocuğun bir birey olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla nasıl ki ben kalabalık bir ortamda hatalarımın yüzüme vurulmasından hoşlanmazsam, onun da hoşlanmayacağını düşünüyorum. Yani evet hatalar üzerine konuşulmalı lakin bu konuşma daha özel bir ortamda ve daha uygun bir üslupla olmalı.

Yani canım ebeveynlerim bizim üzerimizde denediğiniz yöntemlerin son kullanma tarihi çoktan geçti.

Mükemmel çocuk yetiştirme saplantınızdan en kısa sürede vazgeçiniz. Ben mesela, ailem, okulda iyi not aldığım zaman beni severler yoksa benden nefret edecekler sanıyordum. Hep bu korkuyla, bu mantıkla girdim sınavlara. Hiç de başarılı olamadım, karnem her daim sayısal loto gibiydi.

O yüzden ben mükemmellik olgusu olmadan büyütmek istiyorum kendi çocuğumu.

Sonbahar yapraklarına bastığında çıkan sesten zevk alsın, yağmur damlalarını yakalamaya çalışırken nefes nefese kalsın, yüzüne vuran rüzgarları sevsin, yolda bulduğu taşlara anlamlar yüklesin, denizin kokusunu içine çekip ohh be desin istiyorum..

Derseniz ki hayat bunun neresinde, gerçek hayatla tanıştığında tokat gibi iner yüzüne. O benim çocuğum nerede, ne zaman, nasıl mücadele etmesi gerektiğini öğrenir.

Ama o zamana kadar bebek adımlarıyla ilerlesin. Küçük şeylerden mutluluklar çıkarmayı bilsin. Doyumsuz olmasın. Hayat zaten yeteince zor.. Küçük şeyleri severse hayatta onu yıkmak daha zor olur eminim. Ve varsın mükemmel olmasın. Beni seçmesi, benimle olması yeterli..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Coğrafyayı, kültürünü çözme yolunda yaşını almışları solladığını söyleleyim önce :).. sonra!.. sonra? diyecekleri demişsin kardeşim İZEL.. Aydınlatmaya devam.. saygılar duyarlılığına sekizlerden kardeşim .. iyi bak kendine..

yucel evren 
 21.09.2017 13:01
Cevap :
Canım abim cok teşekkürler ??  22.09.2017 16:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 205
Kayıt tarihi
: 29.09.16
 
 

Dünyada yaşamaktan yoruldum, marstan atama bekliyorum.. Söyleyebileceklerim bu kadar. Tesekkürler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster