Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
668
 

Çocuklar.. Bizim çocuklarımız..

Çocuklar.. Bizim çocuklarımız..
 

BEGÜM VERAL..28 Ekim 1986-......


''Çocuklar

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,

Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.

Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler .

Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.

Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.

Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.

Çünkü ruhlar yarındadır, siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.

Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.

Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.

Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.

Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.

Okçunun önünde kıvançla eğilin.

Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.

Halil Cibran''

***

Çocuklarımızdan biri;

''Begüm Veral..''

Gencecik, pırıl pırıl, eğitimli, güzel bir kız idi..

Anne ve babası ayrılmışlar..

Annesi her zaman kızıyla arkadaş gibi iletişim kurmuş, yakından ilgilenmiş..

Kızının uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrendikten sonra da, her zaman yanında olmuş, destek olmuş..

Önceleri, Begüm farklı ve dikkat çekici bir tavır sergilememiş..

Annesi, kızının herşeyi ile ilgilendiği halde fark edememiş acı gerçeği..

Tedavi süreci başlamış..

Ama maalesef onu kurtaramamışlar..

Begüm artık yok.. Kuş olup, uçmuş gitmiş..

Annesinin kolları bomboş kalmış..

Mekanı cennet olsun..

Başka Begüm'ler ölmesin..

Annesi Yeşim Argun, bugünlerde TV Kanallarında ropörtajlara katılıyor..

Begüm'ün hikayesini, kısacık yaşamındaki olayları insanlara anlatmaya çalışıyor..

Bunları anlatırken ağlamıyor..

Başka Begüm'ler uyuşturucu kurbanı olmasın, başka analar-babalar ağlamasın, yürekleri yanmasın diye yaşadıklarını paylaşıyor..

İstanbul Kadıköy’de oturan arkadaşlarının evinde, koluna aşırı dozda uyuşturucu enjekte ederek hayatını kaybeden 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Begüm Veral’ın arkadaşları “Daha önce AMATEM’de uyuşturucudan tedavi gördüğünü biliyorduk. Ancak kullanmaya devam ettiğini bilmiyorduk” dedi.

Çocuklarımızın her zaman yanlarında olamıyoruz..

Onları pamuklar içinde yaşatamıyoruz..

Bilinen, belli tehlikelerden; kazalardan, terörden, kapkaçdan, tehlikeli hastalıklardan vs. korumaya, kollamaya çalışıyoruz..

Evde ve okulda doğru eğitimler almaları için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz..

Doğru arkadaşları seçmeleri ve doğru ortamlarda bulunmaları konusunda uyarıyoruz.

Arkadaşlarını ve onların ailelerini tanımaya çalışıyoruz..

Ama çocuklarımızın görüştüğü herkesi tanımamıza olanak yok..

Ben de 16 yaşındaki kızımı sürekli dış ortamlardaki tehlikeler konusunda uyarıyorum.. Evin dışında olduğu sürelerde, izin verdiğim arkadaşlarının yanındayken bile sürekli cepten arıyorum.. Rahatsız oluyor.. O'nunla arkadaş gibi iletişim kurmaya çalışıyorum.. Yakın birkaç okul arkadaşının anneleriyle de görüşüyorum.. Kızım daha ana okuluna başladığı günlerde-3, 5 yaşından beri- doğru arkadaşlarla beraber olmaya başladı.. Şimdilik herşey güzel.. İlköğretimi okul üçüncüsü olarak bitirdi..Geçen yıl dokuzuncu sınıflar arasında birinci oldu.. Buna rağmen, bir anne olarak endişeliyim..

Bugün yine sordum.. Okulda güvenliğin yanında , bir de polis varmış..Okul yönetimi disipline ve uyuşturucu konusuna çok önem veriyor.. Aman kızım, bilmediğin kimseyle görüşme.. Aman kızım, bilmediğin yiyecek ve içecekleri alma.. Sinemaya yalnız gitme.. Onu yapma, bunu yapma. Çocuk benden bıktı.. Cep telefonundan ulaşamadığım zaman aşırı tepki göstermemden bıktı..

Bütün anneler-babalar eminim en az benim kadar ilgili ve takipçi..

Ama dışarısı tehlikelerle dolu.. Uyuşturucu çeteleri, organ mafyaları, hırsızlar, katiller.. En iyi tanıdığımızı zannettiğim kişiler ve arkadaşlar da bazen tehlikeli olabiliyor..

Begüm'le ilgili medyada yayınlanan bazı haberler aşağıdadır..

''Aşırı dozda uyuşturucudan ölen üniversiteli Begüm Veral'e, uyuşturucu temin edenin 42 yaşındaki kimya öğretmeni Aylin B. olduğu ortaya çıktı. Uyuşturucu kullandığı için 10 yıl önce öğretmenlikten atılan Aylin B. ile Begüm Veral'in yollarının, AMATEM'de tedavi gördükleri sırada kesiştiği anlaşıldı. Aylin B. ile birlikte bir torbacı da yakalandı.''

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2009/09/27/amatemde_tanistigi_kadin_olume_goturdu

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2009/09/27/amatemde_tanistigi_kadin_olume_goturdu

http://www.saglik.gov.tr/THGM/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFA85B8E20CBC69487

http://www.turuncutime.com/news/134/ARTICLE/12561/2009-09-03.html

http://yasam.haber.pro/haber-Begum-Veral-arkadaslarini-kurbani-20348.html

http://www.facebook.com/group.php?gid=142664323845&ref=search&sid=575733657.1162400397..1



Gidenleri maalesef geri getiremeyiz..

Başka çiçekler solmasın, başka yürekler yanmasın..

Bu olaydan hepimizin çıkaracağı dersler var!!!

Hükümet yetkililerine,

Eğitim kuruluşlarımıza,

eğitimcilerimize,

doktorlarımıza,

ailelere,

işverenlere,

arkadaşlara..

Uyuşturucu ve diğer tehlikeler konusunda birlikte hareket etmelerinin önemini haddim olmasa da, bir de ben hatırlatmak istiyorum..

Herkese sağlıklı, mutlu günler diliyorum..

selma er..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizde bilirsiniz çocuğun yanında olmak başka onu anlamak başka bir şey. Bu konu gerçekten çok zor. Allah hepimizi bu konuda başarılı kılsın. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 02.10.2009 11:04
Cevap :
çok haklısınız..  02.10.2009 12:41
 

Yani bilge insanların bile kendi çocuklarına düşünce verme hakları ve olanakları yok mu?Sizce ahlak, onur, gurur; düşünce değil mi, bunları çocuklarımıza vermemeli miyiz? Öyleyse tüm okullar kapatılsın, öyle değil mi)) Tşk.

Necdet  
 02.10.2009 1:19
Cevap :
çocuklarımıza verbildiğimiz şeyler bir yere kadar onlara yararlı oluyor..ama en önemlisi dış faktörler..onların iç dünyalarını da bilemiyoruz ve çoğu zaman çocuklarımızın taaaaa içine,yüreğine,düşüncelerine,hayallerine ulaşamıyoruz..bazen onlarla aynı dili bile konuşamıyoruz ne yazık ki..hiç değilse aile terbiyesi dedikleri şeyi ve sevgimizi vermek elimizde olabilir..tanınmış bir psikoloğumuz;''çocuklarımıza doğru yolu gösterelim yeter ki,onlar o yolda yalnız yürülebilirler o zaman'' demişti..  02.10.2009 12:49
 

Toplumsal dayanışma, bireylere ve kurumlara yüklenen sorumluluklardır. Sorumluluğunu yerine getirmeyen bireyler ve kurumlar, özgürlük ve eşitlik getirici değil, kaos yaratıcılarıdır. Bu ifadelerimle kurumları, anne ve babaları özele indirgeyerek eleştiriyor değilim. Ancak zamansız gidenler, toplumsal sevgisizliğin ve hoşgörüsüzlüğün kurbanları oluyor. Bu durumda temel sorun, sevgi ve hoşgörüye dayalı insani değerlerimizin etkisizleşmiş olmasıdır. Bu toplumsal sorunu çözmemiz, zamansız gitmeleri engelleyebileceği gibi, toplum olarak hayatın güzelliklerini yeniden keşfetmemizi de sağlayacaktır. Zamansız gidenlerin tümüne Allah'tan rahmet diliyorum. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar...

Rıza Üsküdar 
 01.10.2009 22:28
Cevap :
çok haklısınız..şimdi tv8'de-1.10.09*saat:23.30- begüm'ün annesiyle yapılan röpörtajı izliyorum..anne,kaç gündür hemen bütün tv kanallarında bu konuyu anlatıyor insanlara..toplumun daha birçok kanayan yarası var..daha güzel günlerde görüşmek dileğiyle..selma er.  01.10.2009 23:24
 

Zamansız gidenler, eğer mümkün olsa bu gidişlerinin sırlarını paylaşsalar, toplumumuzun dayanışmayı gerçekleştirmeden özgürlük ve eşitlik yolunda koşma yanlışlığının kurbanları olduklarını söyleyeceklerdir. Düşünün bir kere, herkes özgürlük ve eşitlik istiyor. Ancak dayanışmayı dikkate alan hiç yok. Dayanışmanın olmadığı yerde, toplum gerçek anlamda gerçekliğini kaybetmiştir. Gerçekliği kaybolmuş bir toplumda, özgürlük ve eşitlikten söz etmek mümkün olabilir mi?

Rıza Üsküdar 
 01.10.2009 22:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 2463
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

Merhaba, Marmara Ünivesitesi İşletme Fakültesi ve Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunuyum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster