Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '10

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
1568
 

Çocuklar Gibi Şendim.

Çocuklar Gibi Şendim.
 

:) ordaydım.


Pazar günü Çocuklar Gibi Şendim.

Evet evet tıpkı küçük afacan çocuk gibiydim... Benle birlikte 12 koca insan :) inanılmaz eğlendik.

Uzun süredir kış mevsimin etkisiyle de hafta sonu treking yürüyüşlerine katılamıyordum. Geos Tur'un her hafta yaptığı proğramlardan haberim vardı ama çeşitli nedenlerle katılamıyordum. Bu pazar tüm herşeyi bırakıp :) Ayfer'i arayarak bende sizlerleyim bu Pazar dedim ; beraberimde diğer iki arkadaşımda kandırarak :)

Pazar sabahı uykudan fedakarlık yapıp saat 6, 30 gibi yollara düştük. Benimle birliikte Hülya ve Filizde dahil.. Filz'in kendi adına büyük bir başarısı vardı, Oda nedir diye soranları duyar gibiyim..! Şöyle ki Filiz'i pazar günlerini saat 12 'de önce uyanmayan tiplerdendir ama beni utandırdı :) baktım hazır ve nazır bekliyor. Arabayla bizleri alacakları buluşma noktasına gittik.

Geos Turun kurucusu Ayfer bizleri bekliyordu Hakan ile birlikte.

Günaydın ve hal hatırlardan sonra yola koyulduk :) diğer arkadaşları almak için.

Belli olan güzergahlardan tüm arkadaşlar alındıktan sonra ... Güzel bir sohbetle İzmit yoluna koyulduk. Yürüyüş parkurumuz İzmit'in koylerinde yapacaktık.

Ben çok heyecanlıydım çünkü doğanın bahara uyanış anları olan bu mevsimde doğada olmak beni umutlandırıyordu.

Üstelik tanıdık tüm dostlarla olmakta ayrıca keyifli olacaktı buna emindim ki öylede oldu.

Geos Turun bir farkıda aramıza katılan yeni insanları, gidiş yolunda birbirlerine tanıştırmak ; böylece yürüyüş boyunca herkes bir birlik ve sohbet içerisinde olur.

Yol boyunca otobüste bir sohbet bir kahkaha bir muhabette vardıy ki kulaklara şenlik boyutundaydı.

Hakan Karan arkadaşımız yürüyüşü seven ama yürümek istemeyen tiplerden.

Günalp Karacaer çok sportif biri olmasına karşılık her yürüyüşte sanki toplatıya gelir gibi gran tuvalet sayılacak şekilde elini kolunu sallayarak gelmesi (onun bu güne kadar bir sırt çantası taşıdığını görmedim)

Güzel arkadaşımız Özlem yine geç kaldı :) onu bekledik Beşiktaş'ta ama her zamanki kibarlı ve nezaketiyle bin bir türlü özürleri ve mazeretlerini anlattı.

Ve asıl Ersin Bey'in günüymüş bu gün.. neden mi Çünkü doğum günüymüş :) Tam da doğum günü çocuğa yaraşır haldeydi aktif sportif ve gençti (çünkü geceleri saymıyormuş yaş hesaplamasında daha arkadaş 19 yeni girmiş ) çok gülüştük bu espiriye.

Yol boyunca her beraber eğlendik; kahvaltı edeceğimiz mekana kadar zaman nasıl geçti bilmiyorum. Filiz de bu arada uyku hak getire o bile cin gibi eğlencenin içindeydi, hangi bir espiri anlatsam inanın eksik kalacak biliyorum.

Kahvaltı edeceğimiz mekana geldik. Düşünün aşağıda gürül gürül akan bir dere ve onun kenarına kurulan ahşap masalar ; sağlı sollu her yer orman. Diğer turların çoğunda bu tür mekanlarda kahvaltırı nadirdir. Ama Geos tur ile yaptığım tüm treking turlarında gidilen bölgeye göre yapılacak kahvaltı mekanları çok güzel ve güne dinç ve güzel başlamayı sağlayacak mekanlarda olur.

Kahvaltıda masada kurulu olanları saymasam haksızlık olacak... Köy kahvaltısı desem yeterli demi :)

Bizler dışarı biraz serin olur düşüncesiyle içerde sıcacık yanan odun sobasının başında kahvaltı ettik. Biraz geç ama güzel bir kahvaltı oldu. Tesiste ki arkadaşlar hizmette kusur etmemek adına cabalarını taktir etmem gerek.. Herşey çok güzeldi.

Kahvaltı edildikten sonra Hakan tekrarladı acaba gitmesekte burada mı konaklasak :)) gibilerin bir ara bende onunla hem fikir olacaktım ama dağlar beni çağırıyor gelincik gelmeli buralara :) diye. Hakan'a uymadan herkesler son çaylarını içtikten sonra yürüyüşe başladık.

Araç bizi yürüyüş parkuruna bıraktı.. Sonra ; dönüşte öğrendim ki 13 km yol yüreyecekmişiz :) Hakan'ın neden kalalım demesinde ki ısrarı ancak anladım oda artık dönüşe geçmiştik :)))

İzmit'e Biçkı Dere mevkinde yürüyüşe başladık.

Doğa inanılmaz güzeldi.Ben diyeyim on çeşit rengarenk ağaçlarla bezeliydi. Bir ara köye doğru bir kuş bakışı baktık tam bir tablo gibiydi. Yemyeşil bir doğa ve küçük küçük bacaları tüten köy evleri vardı. O kadar resim çektim ki. Makine hızıma yetişme di :) Hülya'nın makinasına saldırdım 'hadi hülya şurayıda çek şurası da olsun diyerek' Yürüyüşe başladığımızda inanılmaz bir sis vardı tabi herkes aynı tempoda yürümediği için grup grup halinde yürürken bazen önde giden arkadaşları göremediğimiz zamanlar oldu. Yağmur yağdı ha yağacak derken hiç ıslanmadan yürüyüş tamamladık.

Tam tamına 13 km yol yürüyüş bazı yerlerde zorlandım tabi ki :) hep arkadaki grupta yürüdüm sağolsun Hakan bana yardım etti iniş zamanlarında..

İnişe geçtiğimizde tamamen ormanın içinden aşağı doğru yol aldık...Ağaçların artık uçlarında tomurcuklaşan çicekleri görmek ve bastığımız yerlerde dökülen yaprakların çıkardığı ses çümbüşü ve de tabi ki dereden gelen suyun sesi...

Ben doğaya aşığım :)

Artık yürüyüş parkuru bitince :) en güzel kısma geçti sucuk ekmek partisi vardı. Erkek arkadaşlar mangal bizlerde masa kurma telaşına girdik. Sonra mis gibi kokular ekmek hazırlandı ve sohbet eşliğinde yemeklerimizi yedik, çaylarımız içtik hemde türk kahvesi bile içtik :) çaktırmadan fal bile baktı Okan bey :) ama öyle üç vakte kadar değil gerçek gerçek anlattı durdu :) aklımda hepsi ; anlatamam hepiciğini :)

Sonrası mı :) yakar top mu dediniz ... herhalde :) ama burnuma gelen kocaman bir toptan sonra dışarı çıktım..

Kendime kocaman bir salıncak buldum. Ama öyle böyle değil ... Kocaman bir ağaca kurulmuş gerçek bir salıncak. Ve ben dakikalarca o salıncakta çığlık çığla sallandım bir ara ayaklarımın ağacın dallarına değecek kadar havalandığını gördüm sonrasını hatırlamıyorum... yok yok düşmedim sadece başımı aşağı verip gökyüzünü seyrettim :) dedim ya Çocuklar gibi şendim ben :))

Sonra Hülya, Filiz geldi sevinç çığlıklarıma duyarak onlarda salıncağa geldi... Eee doğum günü çocuğu eksik kalır mı Ersin bey de aynı tadı aldı arkasında Okan bey, bir sürü resimler var elimde :)) hepiciğini tehtit edecem :)) şaka bir yana her anı tadını yaşarak tadan bir gruptuk ve ben orda olduğumdan dolayı inanılmaz mutluydum.

Nevin arkadaşımızın :) birbirimizle arkadaş dost olmalıyız demesine fırsat vermedik :))

Artık dönme vakti geldi, her yer temizlendi çöpler toplandı ve arabalara binerek yola koyulduk.

Arabaya bindiğimizde Hakan aynen şunu dedi :) keşke biraz daha yürüseydik diye... birden herkes onun üzerine atlayacaktı zor kurdardı kendini.

Geos turla geçirdiğim yılın ilk treking yürüyüşü oldu ve eminim ki çok fazlasına katılacağım.

Araba İstanbul'a yol alırken müzikler çalındı şarkılar söyledi :) hatta Özlem le biz halay bile çektik.. Klasiğimiz oldu bu..bir ara Hakanla kolbastı yapacaktık ama mekan çok dardı vazgeçtik :))

Ve ilk durak yerlerine geldik. Vedaşlamalar tekrar görüşmeler ve güzel günlerin temennisi ile ayrılıklar başladı.

İstanbul'a :) döndük.

Ben kendi adıma çok ama çok eğlendim. benle birlikte gelen arkadaşlarımda mennun kaldılar bunu biliyorum :)

Durak yerimize geldik ve Ayfere teşekkürler ederek ayrıldık.

Bir dahaki yürüyüşte buluşma sözleri verdim.

Hayat bize yaşanan anlarını tadını çıkarmamız gerektiğini öğretti

Ve ben kendi payıma fırsat buldukça da yapıyorum.

Sevgilerimle

Gelincik.

SK.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mevsim dönmeden gündeme taşımalı:) sevgiler...

Ruksan İLDAN 
 21.04.2010 22:58
Cevap :
:) umarım ruksan hn. birgün beraber yaparız buna benzer geziyi..çokta mutlu olurum...sevgiler.  22.04.2010 8:34
 

İzmit'in köylerinden birinde geçti. Annenannem ve dedemin yanına giderdim yaz aylarında, çok severim oraları, fotoğraflara bakınca özlediğimi hissettim. Fotoğraflar harika. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 19.04.2010 8:26
Cevap :
Gezdiğimiz yerler çok güzeldi....Güzel anılarla döndük...umarım kısa zaman gelir hasretlik giderirsiniz :) sevgilerimle.  19.04.2010 13:15
 

Ne mutlu. Sanki ben de gezdim okurken. Gerçekten de yaşanması gereken anlar doyasıya yaşanmalı. Yoksa kaçan balığın büyük olduğu rivayetini her kes bilir. İnsan ömrü sınırlı. Yaşadığı zamanın tadını çıkararak geçirmek kadar akılcı bir şey olamaz. Yeterki insanın içinde yaşama sevinci olsun. Yeterki insan çocuklaşmayı ve çocuk gibi içten sevinmeyi becerebilsin. Sevgiyle kal.

Ahmets 
 15.04.2010 9:57
Cevap :
Günaydın Ahmet bey :), O gün benim en çocuk hallerim vardı yazarken öylesine yazdım :) çocukca sallanmak gibi...Hayatın tadına varmak en akılcı olanı demişsiniz ya...aslında başka söze gerek yok :) teşekkürler ilginize...sevgiyle kalın.  15.04.2010 10:02
 

...13 km ha...vay bee... okurken yoruldum valla...hayranlıkla izledim...selamlar...

nedim üstün 
 14.04.2010 9:51
Cevap :
:) çok hoş bir yorum olmuş...ama size bir itiraf dönüş yolunda bende yorulduğumu hissettim...sanırım yaşlanıyorum artık :) ilginize teşekkürler...sevgiler gönderdi gelincik en içten saygıları ile birlikte size :)  14.04.2010 10:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 601
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 2045
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

Kendimle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm uzunca... Aslen Malatyalıyım.. İstanbulda yaşıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster