Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
23
 

Çocuklar Hayata Hazır mı ?

Çocuklarınızı hayata hazırlayın demek, ne demek ?

Evlatlarımız, çocuklarımız, onlar bizim herşeyimiz, herşey onların iyiliği için deriz dimi.

Peki herşey onların iyiliği içinse, neden sürekli ellerinde telefon ve tablet var. Neden sürekli olarak onları hayattan ve gerçeklerden uzaklaştırıyoruz, soyutluyoruz.

90'lı yıllar ve 2000'li yıllar'da yaşadıklarımız ve gördüklerimize rağmen, kapitalizmin ve modernleşmenin tuzağına düşmüş insanlar olarak gerçekleri görmüşken neden önlemler almıyoruz. Çocuklarımızı neden bu dünyaya alıştırmıyoruz.

Hayat gittikçe zorlaşıyor dostlar. Hayat gittikçe daha da zor bir hal olarak karşımıza çıkıyor. Bakıyoruz ve görüyoruz ki insanlar evlerini geçindirmekte zorlanıyor. Faturalarını ödemekte ve bazı ihtiyaçlarını karşılamakta gerçekten geride ve yetersiz kalıyorlar.

Peki biz bunları yaşarken, ileride çocuklarımız için ne yapıyoruz. Onları hayatın zorluklarına ve hayatın kösteklerine karşı ne şekilde yetiştiriyoruz. Bunu bileniniz var mı ? yada anlayanımız.

Çocukluklarımız ne kadar zorlu geçti diyenlerimiz var şimdi dimi, duyar gibiyim onları. Evet çocukluk yıllarımız zordu gerçekten, bazı şeyleri aşmamız gerekiyordu değilmi.

Biz okula giderken servis amcamız yoktu, yağmurda çamurda ve karlı havalar da kendimiz bir şekilde giderdik okula, ya yürüyerek yada toplu taşıma araçlarıyla. Hiç unutmam, ortaokul boyunca uzun bir yolu sürekli yürüyerek ve toplu taşıma araçlarıyla gitmek durumunda kalmıştım. Bazende kızıyordum aslnda bizimkilere beni neden okula kendileri götürmüyorlar diye, şimdi daha da iyi anlıyorum etrafıma bakınca.

Evleri, okula 100 mt yürüme mesafesinde olan aileler var etrafımda, ortaokul çocukları, malesef birçoğu anne ve babaları ellerinden tutarak karşıdan karşıya geçiriyor ve okulun kapısına kadar götürüyor. Çocuğuna yaptığı kötülüğü şuan anlaması çok zor. Bunu ancak ve ancak, yıllar sonra oğlu tek başına bazı işleri yapamazken etrafında o bazı çocukların ondan çok ama çok önde olduğunu ve tek başına bir sürü işi yapabildiğini görünce, ben nerede yanlış yaptım sorusunu sormaya başlaıyor ve soruyoruz dimi.

Çocuğunuza sürekli olarak her istediği şeyi ayağına kadar verirseniz ona iyilik değil kötülük yaparsınız. 

Çocuklarımıza hayat kültürünü, iş kültürünü, yetkinlikve yeterlilik kültürünü aşılamamız ve bunları onlara yüklememiz gerekiyor. Gelecek 10 yıl içerisinde iş bulma imkanı daha da zorlaşacak ve kalifiye eleman ihtiyacı daha da artacak. Tüm işverenler kalifiye personel almaya ve işini daha hızlı daha verimli ve daha yeterlilikle kim yapacaksa onu alıcak işe. artık vasfısız personel kavramı önümüzdeki yıllar da kalmayacak diyebiliriz. Bunun en büyük temel etkenlerinden birisi de teknolojidir. Teknoloji geliştikçe, hayat daha modernleştikçe, kalifiyelik daha da ön planda olacak. 

Özgüven ve bilirkişilik dediğimiz kavramlar daha da gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır. Çünkü siz çocuğunuzu ilkokul döneminde herhangi bir fiile yada bir temel uygulamaya entegre etmezseniz o çocuk zamanla tembel bir hal alacaktır.

Çocuğunuzu çalıştırın, çalıştırmaktan korkmayın. Yaz tatillerinde tabii ki tatilleride olsun 10-15 gün ama mutlaka herhangi bir işe yönlendirin. Çünkü onları ne kadar hayata entegre ederseniz, ilerleyen zamanlar da, ev geçindirmeye başladığında, bazı sorumlulukları yüklendiğinde, inanın hayat onun için daha kolay ve sürdürülebilir olacaktır.

Ancak çocuklarımızı, hayata ve sonraki zamana entegre etmeden herşeyin kolayına alıştırırsak, sonra da onların sorumluluk sahibi olmadıklarında onlara kızma veya neden ve niçin deme gibi haklara da sahip olmuyoruz.

Çünkü iş hayatı o kadar zorludur ki, siz ona alışmadan sizi dışarıya iter. Siz alışma süreci diye diye, bakmışsınız yıllar geçmiş ama siz halen bir işe sahip değilsiniz ve sürekli iş iş geziyorsunuz.

Ağaç yaş iken eğilir diye ne güzel bir ATASÖZÜ var. Evet ağaç hakikaten yaş iken eğilir. Siz daha küçük küçük diyerek her istediğniiz yaparsanız, o daha bilmez, yapamaz, edemez derseniz, aman canım çalışmasın ne var yani diyerek üzerini örterseniz, ilk, orta, lise derken olur üniversite, ama çocuk halen bir işe girmemiş ve toplumsal alanda nasıl hareket edilir, iş hayatı nasıldır diye öğrenmemiş, aileside sürekli olarak ona hiç bir iş yaptırmamış, ekmek almak, alışveriş yapmak dahil, sonra bu çocuktan iş hayatında, evlilik hayatında ve insanlar ile iletişiminde üst seviyelerde başarılı olmasını bekliyoruz.

Ne verdik ki, ne bekliyoruz.

Eğer siz, çocuklarınıza çalışkanlığı öğretir ve entegre ederseniz. Onlar zeki ve çalışkan olur.

Eğer siz, kızınıza hiç bir ev işi vermez, yemek yapmayı süpürmeyi ve toz almayı öğretmezseniz. Evlendiğinde onun işlerini ya para ile başkası yapar yada siz yaparsınız.

Eğer çocuğunuza siz iş vermemiş ve sürekli bazı teknolojik ve modernsel dediğimiz şeyler ile oyalamışsanız, hayata atıldığında sürekli olarak sizden maddi ve manevi destek bekleyecektir. Çünkü siz ona ayaklarının üzerinde durmasını öğretmek yerine, koltukta ve yatakta oturmasını öğrettiniz.

Görüyoruz ki, başarılı ve hayat idamesi yüksek kişi ve kişilerin aileleri, onları hayatı ve hayatın zorluklarını yaşayarak öğrenmeleri gerektiği konusunda ii eğitmiş ve donatmışlardır.

Çocuklarımız, bumerang gibidir. Neyi verirsek, ileride onu aynen yaşarız.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 32
Kayıt tarihi
: 31.12.18
 
 

İnsanlar yaşamları boyunca bir çok şeylerle karşılarşırlar ve bunları nasıl yöneteceğini bazen çö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster