Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '08

 
Kategori
Gönüllülük
Okunma Sayısı
2163
 

Çocuklar için gönüllülük ve 'Mavi misket'

Çocuklar için gönüllülük ve 'Mavi misket'
 

Ey çocuk,u-mutsuzsan eğer masmavi düşlerini ve mavi misketini unutma sakın!


Gönüllülük bir yaşam biçimidir. Kişisel gelişimi olumlu etkiler. İhtiyaç duyanlara fayda sağlarken aynı zamanda yeni dostluklar da kazandırır.

Kavram; tüm yönleriyle bir bütün olarak ele alındığında, 'hayır işi yapmak', 'toplumsal projelere karşılıksız katılmak' olarak algılanacak ölçüde dar kapsamlı da değildir. Daha geniş kapsamlı olarak çağdaş 'sosyal sorumluluk' yaklaşımı çerçevesinde; bizlere salt bireysel ve kurumsal çıkar sınırlarımızı aşarak, toplumsal eşitsizlik ve zayıflık alanlarını daraltmaya yönelik geniş bir ufuk da verir.

Gönüllü; kendi kendisini motive etme yeteneğine sahip, başarmayı, öğrenmeyi ve paylaşmayı ilke edinmiş, iyi ve doğru olduğuna inandığı bir amaç uğruna çalışan bir insandır. O, 'emeğinin karşılığını yarını yakalayarak alacağını bilen', ister 'mavi', ister 'beyaz yakalı' olsun, nitelikleri olan, aslında 'altın yakalı' bir emek sunucusudur.

Son yıllarda önemi ve yaygınlığı hızla artan 'Gönüllülük' uygulamaları; bir yandan dünyadaki eşitsizlik ve adaletsizliğin giderek daha da artması ve 'sosyal devlet' olgusundaki istenmeyen gerilemeler karşısında mevzi kazanırken, diğer yandan hem küresel sermayenin temsilcisi olan hem de yerel ölçekli bazı şirketler tarafından - çağdaş 'kurumsal sosyal sorumluluk' ilkesinin arkasından dolanarak- reklâm-tanıtım ve işgücü maliyetlerini azaltmanın dolaylı bir aracına dönüştürülmektedir.

Anımsıyorum da; 2002 yılı, Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından 'Dünya Gönüllülük Yılı' olarak belirlenmiş ve çok sayıda etkinliğe sahne olmuştu.

Hele de bu çerçevede konu çocuk olunca!

Çocuklar deyince, Türkiye'de nüfusun büyük bir bölümünden bahsediyoruz. Halen 6,5 milyonu 0-4 yaş grubunda, 13,9 milyonu da 5-14 yaş grubunda olmak üzere 20,4 milyon çocuğumuz var! Bu sayı toplam nüfusumuzun yüzde 28'ini oluşturmakta. Aslında çocuklar deyince, kendimizden, geleceğimizden bahsediyoruz. Daha da geniş bir çerçevede düşünürsek, çocuk deyince, Türkiye'nin ve dünyanın geleceğinin tartışıldığını dahi düşünebiliriz.

Gönüllülük bizlerin yaşama, yaşamın da bizlere sunabileceği en güzel duygulardan birisidir. Bu güzel duygu bilinçli olmadıkça ve belli pratikler çerçevesinde sergilenmedikçe yeterli değildir. İstenilen sonuçlara ulaşılması zorlaşır.

Gönüllülük konusunda bilinçlenerek çocuklarla daha iyi bir iletişim kurabilmek, olası hataları ortadan kaldırabilmek ve onlara çok daha iyi birer model oluşturabilmek için, Mavi Misket Eğitim Akademisi'nin ücretsiz olarak sunduğu eğitim seminerlerini duymak beni de mutlu kıldı. Bu güzel ve insancıl etkinliği sizlere duyurmak ve tanıtmak istedim. Her ne kadar son yazımda, "...bir şeyi tanıt(a)mam, pazarla(ya)mam ve sat(a)mam...yaşamda birincil amaç eylem alanı olarak bu faaliyetleri seç(e)mem..." demişsem de, konu bilgi, kültür, gönüllü faaliyetler, hele de çocuk olunca bu yaklaşıma geniş bir parentez açma ihtiyacı hissettim.

2007 yılı kurum verilerine göre; SHÇEK'una bağlı 103 çocuk yuvasında 10.041, 113 (48'i kız, 65'i erkek) yetiştirme yurdunda ise 10.443 çocuk koruma altındadır.

"Mavi Misket Çocuk Gönüllüleri Derneği ", "Gönüllü Akademileri" ile birlikte; zamanı geldiğinde kendi ayakları üzerinde durabilme özgüvenine ve bunun için iyi modellere ihtiyacı olan yuva çocuklarıyla ilgilenmek isteyen değerli gönüllüleri, konularında uzman eğitimciler ile buluşturarak bilinçlendirme yolunda faaliyetlerde bulunmakta.

'Mavi Misket' ilk gönüllü faaliyetlerine 2004 yılında başlayan bir dernek. Çocuk Esirgeme Kurumlarında gönüllü çalışmalar yapacak grupların eğitimine ilk kez 2005 yılı Mayıs ayında başlanmış. Gönüllü Akademisi 2006 yılında ikinci, 2007 yılında da üçüncü mezunlarını vermiş. Artan talep üzerine 'Gönüllü Akademisi'ni yılda iki dönem yapmaya başlamışlar.Kendi alanlarında isim yapmış profesyonel ve akademisyenlerin sunduğu seminerler, ilk günden itibaren ücretsiz olarak gerçekleştirilmekte.

Sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumuna bağlı yurtlar en dar anlamıyla korumaya muhtaç çocukların yaşadığı kuruluşlardır. Yurtlar, şartlar ne olursa olsun küçük bir çocuğun reddedilmiş, terk edilmişlik duygusunu tamir etmeye maalesef yardımcı olamıyor...Özellikle bayram ve benzeri özel günlerde, onların o buğulu gözlerle, buruk beklemelerine tanık olmak bu durumu anlamak için yetiyor da artıyor bile...

Eğer sizler de bilinçli birer gönüllü olmak isterseniz, ayrıntılı bilgileri aşağıda yer alan programa katılarak bu arzunuzu zihninizden yaşamın içine, uygulamaya geçirebilecek bir konuma ulaşabilirsiniz.

Sait Faik'in o ünlü cümlesini burada yinelemek isterim;"...Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey..." 
                                                              

Tarih: 29 - 30 Kasım 2008

                                                                    Yer: Mecidiyeköy Kültür Merkezi

(Ali Sami Yen Stadı yanı, Katlı Otopark üstü, Kat 6 Mecidiyeköy, İstanbul)

Eğitim Programı:

29 Kasım Cumartesi

11:00-11:30-Mavi Misket Sunumu ve Açılış
11:30-12:45- Gül Çörüş, 'Aile İçi Şiddet ve Cinsel İstismar'

12:45-13:00 -İkram
13:00-14:00 -Serkan Düzenli, 'Madde Bağımlılığı ve Psikolojik Profili'

14:15-15:30 -Narin Yılmaz, 'Çocuklarda Suçlu Psikolojisi'
15:30-16:45 -Eda Erdener GURBUZ,'Korunmaya Muhtaç Çocuklarla Bireysel İlgilenmede Temel Kurallar'

30 Kasım Pazar

12:45-14:00 -Sinem Erusta,'SHÇEK Çocukları ve Çocuklara Yaklaşım Yöntemleri'

14:00-14:30 -Yemek arası

14:30-16:00 -Erol Karahan, SHÇEK Kasımpaşa Çocuk Yuvası Müdürü

16:00-17:00 Ceyda Altuntecim,'Dahi Çocuk'

17:00-18:00 Sertifika Töreni, Sohbet ve Kapanış

*Katılım için en geç 28 Kasım'a kadar telefon, SMS veya e-posta yoluyla (Ad-Soyad,

e-posta bilgilerinizi yazılarak) kayıt yaptırılabilir.

 İRTİBAT:

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başvurumu yaptım ve kaydımın alındığına dair onay mailim de geldi. Haftasonu Mecidiyeköyde olacağım kısmetse. Teşekkürler hatırlatmanız için. Sevgiyle sağlıkla kalın.

Nilgün Akad 
 29.11.2008 0:15
Cevap :
Önemine ve yararına çok inandığım, güzel, anlamlı ve onurlu bir faaliyet. Bir yazı ile desteklemek, özellikle de orada, İstanbul'da olan ve bu nedenle katılabilme olanağına da sahip blogdaşlarımıza seslenmek istedim. Bu soylu ve anlamlı girişiminizle, beni hem çabamda haklı çıkardınız hem de gerçekten fayda sağlayan bir konuma ulaştırdınız. Bu nedenle ben de size teşekkür ederim. Sevgilerle...esen kalın.  29.11.2008 11:16
 

ince duyarlılığını yine konuşturmuşsun ersin arkadaşım, eline yüreğine sağlık... sayende bilgilendik, umarım yaygın bir destek ve katılım olur... emeğine sağlık, sevgilerle...

ilke Veral Coşkuner 
 27.11.2008 17:03
Cevap :
Teşekkürler İlke arkadaşım. Bizimki senin o ince, derin ve ütretken 'sanatçı duyarlılığı'nın yanında biraz yavan kalır ama işe de yaramış biraz. İstanbul'dan bir kaç blogger arkadaş bu duyarlı insani yolculuk için kayıt yaptırıp biniş kartlarını almışlar bile. İşte bu durum sevindirici. Değerli, nazik yorumun ve ince düşüncen için tekrar içten teşekkür, sevgi ve saygılarımla...  28.11.2008 10:26
 

Gülük yaşam telaşı içinde bazen kendimizi ve en yakınlarımızı ihmal ettiğimiz ve 'neler oluyor böyle' dediğimiz anlarda, güzel gönüllü insanların bu tür yardımlaşma anlayışı içerisinde olması gerçekten çok anlamlı. Ellerinize sağlk böyle güzel bir etkinliği araştırıp öğrenmemizi sağladığınız için de çok teşekkürler. Kendinize iyi bakın. Sevgilerle...

yprkck 
 26.11.2008 19:23
Cevap :
"...Günlük yaşamın -o biteviye ve ezberimsi- telâşı içinde..." bazen böylesi geniş parantezler açarak insancıl köklerimizi -ve geleneğimizi- de anımsamak, fırsat bulunca da yaşama geçirmek gerekiyor. İlgin ve değerli katkın için sonsuz teşekkürler. Sen de kendine iyi bakasın. Sevgilerle...  26.11.2008 20:04
 

değerli arkadaşım Ersin Bey; hiç bir yabancı dilde karşılığı olmayan ''GÖNÜL''sözcüğünü anlamdan,eyleme kadar büyüteç altına yatıran bu güzel yazı,pek çok beşerin,gönül şifrelerini,sevgiye,merhamete,yardım etmenin insan ruhuna verdiği mutluluk duygusunu tanımaya vesile olacak,beşer olmanın can sıkıntısından,insan olmanın mutluluğuna taşıyacak.Beşer olmanın bunalım çağını yaşayan günümüz insanın en büyük sorunu GÖNÜL e kapalılığı bence.Dileğim bu güzel yazı,gönüle,gönüllü olanlarımıza bir dâvetiye,bir çağrı.Tamda gereksinimiz olan önemli bu konuyu Ersin Beyin gönül titreşimlerinden okumak,düşünmek,yorumlamak sonsuz zevkti.teşekkür ediyor,yazının hedeflediği gönüllere nüfuz etmesini gönülden diliyorum.Sosuz sevgilerimle hep gönülde kalmanız dileğiyle. (İletişim telefonuna teşekkür ediyorum,aradım,gönüllülüğümü not aldırdım.)

Şerife Mutlu 
 26.11.2008 12:22
Cevap :
Evet, insani duyguların kristal yansıtıcısı, yürekli taşıyıcısı, 'Gönül insani' Şerife hanım. Bu çok değerli ve aynı zamanda bilgilendirici yorumunuz ve seminere katılım konusundaki gönüllü eyleminiz için sonsuz teşekkürler. 'Gönül' konusundaki yaklaşımınız, değerli bir başka 'Gönül İnsanı' felsefeci Prof.Dr. Ahmet İnam'ın söyledikleri ile aynı kıvamda ve tatda. Evet başka dilde bizdeki anlam yok. İngilizce'de 'spirit' ve 'soul' sözcükleri var, Almanca'da 'Die Seele' ve 'Der Geist' (bizdeki gönüle daha yakın) ama 'ruh','asabiyet' anlamları daha fazla. hep sevgiyle, ışıkla, mutlu ve üretkenliğinizle kalın. Sonsuz saygı, selam ve sevgilerimle...  26.11.2008 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 350
Toplam yorum
: 3308
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2369
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster