Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '07

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
1214
 

Çocuklar tatilde dinlendirilmeli

Çocuklar tatilde dinlendirilmeli
 

Hepimizin bildiği üzere okullar yarı yıl tatiline girdi. Çocuklar ne kadar da sevinçlilerdir. Hepimiz çocuk olduk, hepimiz öğrenci.. Biliriz öğrencilik psikolojisini. Hele çocuk yaşların psikolojisini anlamak zordur biraz ebeveynler için. Bir de ailenin eğitim düzeyi ortalamaların altında ise, çocuklarla aileleri arasında uçurumlar baş gösteriyor. Ailelerin iyi karnelere, dolayısı ile iyi notlara hep övgüleri vardır, ama kötü karnelerden dolayı çocukları daha ilk günlerde yıpratıyorlar, bu yarı yıl tatili boyunca da devam ediyor. Tatilde gerekli psikolojik desteği bulamayan çocuklar da okulların ikinci döneme başlamasıyla adapte olmakta, derslere kendini vermekte zorlanıyor ve yıl sonu yine hüzünlü sahneler ve katı eleştiriler. Bu bazı ailelerde şiddete ve darp’a kadar vardırılabiliyor. Bu daha kötüsü tabiki. Dersleri kötü olan çocuk, biraz psikolojik destek ve biraz da ders çalışma teşviki ile yıl sonunda zayıf olan derslerini iyileştirebilir. Ben öğretim yıllarımda hep bütünlemeye kaldım. Ama her seferinde tüm zayıf olan derslerimi bütünleme sınavlarında vererek bir üst sınıfa geçtim. Bu liseye kadar böyle devam etti. Tabiki bizimkisi fazla haylazlıktan ve ders çalışmamaktan kaynaklanıyordu. Lise 1. sınıfa kadar bu haylazlığım sürdü. Bu sefer bütünlemeler bile beni kurtarmamıştı. Dolayısı ile hayatımda ilk defa sınıfta kaldım ve halk arasında “ çift dikiş” diye tabir edilen bir şekilde Lise birinci sınıfı 2 kez okudum. O tarihe kadar sürekli 3’ten yukarı 5’ten aşağı zayıf getirmeyen ben, çift dikişli birinci sınıftan sonra kafasını masaya koyup düşündü. Yıl kaybetmenin haricinde ne kaybetmiştim acaba ? Çok şey ! Ama çok da şey kazandım, çok şey öğrendim. İlk öğrendiğim şey; bütünleme sınavlarına hazırlanırken daha iyi çalışıyordum. Zira sınavlarda aldığım notlar yıl ortasında aldığım notlardan daha yüksek oluyordu, ikincisi kaldığım dersler “ Matematik, İngilizce, Fizik, Kimya, Felsefe, Edebiyat “ gibi derslerin haricinde kalınmaması gereken derslerdi. Demek ki aptal değildim. Yalnızca tembeldim. Bundan sonra daha dikkatli olunacaktı. Öyle de oldu.

Öğrenciler için ara yıl tatilleri çok önemlidir. Kafalarını toplamaları, içinde bulundukları bazı negatif ortamlardan uzaklaşmaları için iyi bir fırsattır ve fırsatı iyi değerlendirtmek gerekir. Uzmanlar, ara tatile girerken “ders çalış, ödev yap” şeklindeki baskıların, çocuğun ikinci dönemde daha başarısız olmasına yol açabileceğini vurgulayarak çocukların bu tatilde dinlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Tüm psikologlar ve eğitimciler yarı yıl tatilinde çocukların zihnen dinlenmesi gerektiğini söylüyorlar. Ara tatillerin sayısı birden fazla olmalı. Özellikle, ülkemizde hem okula, hem de dershaneye giden öğrencilere acıyorum. At gibi koşturuyorlar ve yarı yıl tatillerinde de tatil yapmaksızın dershaneye gidecekler. Dinlenmek yok. Avrupa’da birçok gelişmiş ülke, 2 kez ara tatil yapıyor. Bu neden Türkiye’de olmasın ? Nasıl olsun ki, Türkiye’de eğitim sitemi zaten yap-boz tahtası. O kadar önemli şey varken, öğrencilerin tatilini mi düşünecekler.

Avrupa’da, hatta gelişmiş başka ülkelerde “ daha çok çocuklar ve gelecekleri düşünüldüğü için böyle bir uygulama olduğu” kanaatindeyim. Biz ara tatili bile tam anlamıyla düzenli yapamıyoruz. Bazen 21 gün, bazen de 15 gün yapıyoruz. Bir de buna yarı yıl tatiline girmeden çocuklara yapılan psikolojik baskılar olunca, “oyun oynama, dışarı çıkma ders çalış “ dayatmaları ile çocuklarımızı presliyoruz.

Karneler ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun çocuğa fazla yüklenilmemesi gerekiyor. Çocuklar zaten 4 aylık yoğun bir mücadeleden çıkıyorlar. Onlara cenkten çıkmış bir savaşçı gibi davranmalı, “ büyük bir mücadeleden yorgun olarak çıktığı hissettirilmeli. Karnesi zayıf olsa da çocuğun böylesine uzun bir maratonu başarıyla bitirdiği” söylenmeli ki, çocuklar da enazından ailelerinin desteğini aldıklarını hissetsinler. Zaten eğer 4 ayda bir şey öğrenilmemişse on beş günlük tatil boyunca, çok fazla öğrenilmeyecek. Ya da benim gibi yaz tatili boyunca oturup ders çalışacaklar ve bir yılda ki bilgileri 2-3 ayda derleyip toplayacaklar. Geçmek için çalışacaklar ama belki de öğrenecekler.

Öğrenciler için yarı yıl tatilleri “ bir zihinsel ara “ niteliği kazanmalıdır. Bu nedenle çocukların zihnen dinlenmesi, ikinci döneme daha dinç ve heyecanla başlamaları açısından önemli. Ara tatil, yatıp uyuma ya da ders çalışma dönemi değildir. Çocukların kesinlikle 15 gün boyunca zihnen rahatlaması, iyice dinlenmesi gerekiyor. Burada ailelere büyük görev düşüyor. Anne ve babalar ara tatili çocuk merkezli düşünmelidir. Çocuklar ne istiyorsa, fazla aşırı olmadığı sürece yerine getirmeye çalışmalılar. Tanık olduğum bir olaydaki gibi daha okul kapanalı 24 sat olmuşken çocuklar hemen ders çalışmaya zorlanmamalı. Biraz rahat bırakılmalı ama ikinci dönem biraz daha sıkı çalışmaları sağlanmalı, yumuşak-sert bir tavırla, çocuklar ders çalışmaya ama illaki öğrenmeye şartlandırılmalı. Yoksa yatıp dinlenme zamanları olan yaz aylarında benim gibi ders çalışırlar. Çocuklar ders çalıştırılmayabilirler ama ders kitaplarının haricinde kitap okumaları sağlanabilir. Bu daha çok rahatlamalarını sağlayacaklardır.

Birkaç gün sonra okullar açılacak. Onların daha dinç ve sağlam eğitim almaları için destek olunmalı, köstek değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okulumuz Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinde bulunmaktadır. İlçemizin nüfusu yüz bini geçmiştir. İilçemizin tek lisesi var. Bu lisede dört bin öğrenci öğrenim görmektedir. Sınıflarımız 60 ile 70 öğrenci mevcutludur. Okulumuzda eğitim zor şartlarda yapılmakta, yeni bir lisenin açılması için girişimde bulunduk ama bir sonuç alamadık. Okulumuzda ideal bir eğitim veremiyoruz. Bu sene ÖSS'deki başarımız bu eksikliklerden ötürü düştü. Bunun yanında üç farklı okulun binasını kullanıyoruz. Öğretmenler ve öğrenciler bu konuda çok sıkıntı yaşıyor. Kış mevsiminin gelmesiyle okulumuzun bir de ısınma problemiyle karşılaşıyoruz. Elektirik kesintisinden dolayı sınıflarımız ısınamıyor. Öğrencilerimiz soğuk havada titireyerek zor şartlarda eğitim almaya çalışıyor. Yağmur yağınca okul yolumuz çamurdan geçilmiyor. Acilen yeni bir lisenin açılması şart.Yeni bir lisenin açılması için duyarlı tüm insanları göreve çağırıyoruz.

mehmet can 
 14.02.2007 14:06
Cevap :
Sevgili Mehmet Can, Mesajınız için önce teşekkür ederim. Ülkemizin milli eğitimindeki bu aksaklık ve eksikliklerin elbetteki öncelikle devlet tarafından giderilmesigerekiyor ama devletim ilgili kurumlarının daha başka öenmli işlerinden sizlere sıra gelmiyr sanırım. Sizler için bireysel olarak neler yapabilirim bilmiyorum ama bu konuyu burada tartışmaya ve paylaşıma açacağım. Bunu kesinlikle bilin. Bakarsınız birilerinin kulağı çınlar da insafa gelir. Neler yapılması gerektiği konusunda bana mail atabilirseniz, elimden neler geliyorsa yapmaya çalışacağım. Sağlıcakla kalın..  14.02.2007 17:18
 

Geçtiğimiz ay br haftasonu dershane toplantısına katıldım, dehşete kapıldım, nedeni de şu: Okul toplantılarında duyduklarımın iki katını burada duydum. "Çocuklara daha çok ödev verin" deyip duran veliler! Dayanamayıp "Ben buna katılamayacağım, zaten hafta içinde akşama kadar okuldalar, okuldan yeterince ödev veriyorlar, bu ödevlerin üzerinden dershane ortamında geçilse nelerine yetmez ki çocukların, biz bunun için buradayız aslında, daha çok zorlansın diye değil" dedim. Bir veli döndü ve dedi ki (bana çok kızmıştı): "Siz de böyle düşünürseniz ve bunu da çocuğa belli ederseniz, olmaz ki". Ne diyeceğimi bilemedim, sustum. Bir öğrencinin hayatında inişler de olur çıkışlar da, sanki bunları yaşamamışız gibi çocuklarımızdan "muhteşem performanslar" mı bekleyeceğiz? Aman uzak olsun ! Bize çocuğumuzun ruh sağlığı lazım. Yazınıza teşekkürler.

CananGulOzal 
 06.02.2007 23:24
Cevap :
Çocuklar hep iyi okulları kazansın, iyi kariyer yapsın, iyi bir meslek sahibi olsun, etiketi olsun, çok para kazansız istiyor veliler. Ama bunu yaparken de, bilmiyorlar ki bu kadar aşırı yüklenme ile çocukların psikolojisi etkileniyor. Çünkü onlar da bir süre sonra bu ağır yükü kaldıramayacaklar. Bu psikoloji ve aşırı yorgunlukla sınavlarda nasıl başarılı olacaklar. Benim anlatmak istediğim de buydu. Örneğiniz çok uygun düştü. Çocukların, birer yarış atı gibi yetiştirilmesine karşıyım. Bunu eğitim sistemi kadar birazda biz körüklüyoruz. Sizin gibi " bize çocuğumuzun ruh sağlığı lazım" diyen kaç tane aile veya veli var. Ama böyle düşünülmeli ve çocuklara kaldıramayacaklarından fazla yük bindirilmemeli. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiyle kalın..  07.02.2007 19:23
 

Valla ben üniversite öğrencisiyim ailem bana hala geçtin mi kaldın mı hesabı yapıyor gel de kafanı dinlendir.Nedense aileler bi türlü senin çabanı görmezler enterasan bir şekilde görmek istemezler.Sadece kendilerinin üzüldüklerini bilirler:)

Özge DİNÇSOY 
 02.02.2007 18:04
Cevap :
benim de anlatmak istediğim buydu. Aileler önce kendilerini düşünüyorlar ama çocukların durumu ne olacak düşünen yok. Hadi siz üniversite öğrencisiniz, kendi kararlarınızı verebilirsiniz. Ya ortaöğretim çocukları ? Onlar nasıl çıkacak bu hengamenin içnden ? Daha doğrusu kim çıkartacak ? Toplum olarak, bir uzmandan psikolojik yardım alma gibi bir alışkanlığımız da yok. Ne olacak bu çocuklar ? Tek kelime ile yazık olacak. Umarım toplum ve aileler olarak bilinçlenir ve akıllanırız. Sevgiyle kalın.  02.02.2007 18:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2520
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster