Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Ali Korkmaz

http://blog.milliyet.com.tr/cocukvegencpsikiyatristi

17 Mart '17

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
22
 

Çocuklar ve gençlerde akılcı televizyon kullanımı

Günümüzde hızla gelişen ve yaygınlaşan  teknolojinin  çocuk ve gençlerin bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini etkilediği herkes tarafından bilinmektedir.
 
Çocukların küçük yaşlardan itibaren hem kendi yaş grubuna hem de erişkinlere yönelik hazırlanmış televizyon programlarını seyrettikleri düşünüldüğünde, televizyonun çocuklar üzerindeki etkisini daha fazla önemsemek gerekmektedir.
 
Çocuklar küçük yaşlardan itibaren, kendileri için korkutucu hikaye ve görüntülere,  sigara, alkol veya yasadışı maddelerin kullanılmasına, çeşitli cinsel ve saldırganlık içeren davranışlara şahit olmaktadır.
 
Televizyon  hareket, ses, renk ve ışığı birlikte içerdiği; hem göze hem kulağa hitap ettiği için çok küçük yaştan itibaren çocukları etkisi altına alabilmektedir.Çocukların uygun olmayan davranışları kanıksanmasına ve içselleştirerek rutin davranışlara dönüştürmesine yol  açabilmektedir.
 
Çocukların gerçeklik algıları (kurgusal yaşam ve gerçek yaşam arasındaki farkı anlama yeteneğinin gelişmesi) yetişkinler kadar gelişmiş değildir.Bunun en güzel örneği; zaman zaman medyaya yansıyan TV kahramanlarının uçma vb. davranışlarını taklit etmeye çalışan ve zarar gören çocuklardır.
 
Öte yandan  gelir düzeyi düştükçe çocukların alternatifleri azalmakta, tek sosyal eğlenceye yönelik aktivite olarak televizyon izleme öne çıkmaktadır.
 
Çocukların yaşına, gelişim düzeyine, ailesel ve çevresel faktörlere, izledikleri program içeriklerine bağlı olarak televizyondan etkilenme düzeyleri değişmektedir.
 
Televizyonun çocuklar üzerindeki olumlu etkilerine bakıldığında;
 
Televizyon aracılığıyla çocuklar daha kolay öğrenmekte,
Dil gelişimleri hızlanmakta, sözcük hazineleri genişlemekte,
Çocukların bilgisini artırırken, hayal güçlerini de geliştirmekte,
İçinde bulunulan sosyal ve kültürel ortam haricindeki düşünceler ve görüntülerle çocukların ilgisini çekerek, onlarda öğrenme isteğinin artmasına yardımcı olmakta,
Televizyonda yayınlanan programlarla, yaşanan olumsuzluklar sergilenmekte ve
böylece çocukların bilinçlenmesine yardımcı olabilmekte,
Ailenin bir arada zaman geçirmesini sağlayan bir aile etkinliği olabilmektedir.
Televizyon bilinçli ve akılcı kullanıldığında, kolay bir öğrenme yöntemi olmasına
karşın, kontrolsüz, bilinçsiz ve aşırı izlendiğinde çocuk ve gençlerin bilişsel, duygusal  ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bunlar;
Çocukların duyarsızlaşmasına,
Şiddet içeren saldırgan davranışlarda bulunmalarına,
Konsantrasyon sorunları yaşamalarına,
Sağlıksız beslenme alışkanlıkları edinmelerine,
Dünya ile ilgili gerçek dışı düşüncelere sahip olmalarına,
Bilinçsiz bir tüketici olmalarına,
Yanlış kişilerle özdeşim kurmalarına,
Hayal güçlerinin, okuma ve yazma becerilerinin zayıflamasına,
Ders başarılarının düşmesine,
Çocukların boş zamanlarını doldurarak yaratıcı, sosyal ve kültürel etkinliklere ayrılan zamanın azalmasına neden olabilmektedir.
 
NELER YAPILABİLİR ?
İki yaş altındaki çocuklara TV izletilmemeli,
Televizyon çocuklar için oyalama aracı olarak kullanılmamalı,
Televizyon eşliğinde yemek yeme alışkanlığı kazandırılmamalı,
İki yaşından sonra günde en fazla 1 saat olmak üzere, program seçimini anne baba yapmak koşuluyla, çocukla birlikte konuşarak, tartışarak izlenmeli,
Anne baba programlar hakkında seçici olmalı, program bittiğinde televizyonu kapatabilme konusunda model olmalı,
Ailece TV dışında etkinlikler planlanmalı, (sohbet, kitap okuma, oyuna zaman ayırma gibi),
Yemek yerken TV izlenmemeli ve TV bütün gün açık olmamalı,
Yatak odalarında TV bulundurulmamalı,
Çocuğun hobileri, oyunları, diğer çocuklarla bir araya gelmeleri desteklenmeli,
TV ödül ya da ceza olarak kullanılmamalı,
Televizyonlardan  bir çocuk bakıcısı olarak yararlanılmasına fırsat verilmemeli,
 
Sonuç olarak;
 
Ebeveynler her şeyden önce çocuklara model olduklarını ve gereken durumlarda kendi alışkanlıklarını, çocuklarının gelişimlerine bağlı olarak düzenlemeleri gerektiğini unutmamalıdırlar.
 
Televizyon programlarındaki olumlu modellerin çocuklar için yapıcılığı göz önüne alınırken olumsuz modellerin de o denli yıkıcı olduğu bilinmeli ve çocuk programları buna göre yapılandırılmalıdır. Televizyonun toplumun yararına, toplumun hizmetinde bir kitle iletişim aracı olarak önemini ve işlevselliğini koruyabilmesi için eğitici içerikte programlara yer verilmesi ve topluma yönelik nitelikli yayınların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu tarz bir yaklaşım şüphesiz toplumların geleceği olan çocukların da gelişimlerine olumlu yönde yansıyacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 250
Kayıt tarihi
: 02.02.17
 
 

Merhaba, 2007 yılında “ Tıp Doktoru '' 2012 yılında ise “Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı” unva..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster