Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '13

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
892
 

Çocuklara cinsellik nasıl anlatılmalı?

Cinsel konulara yaklaşımımızı kendi değerlerimiz belirliyor

Anlatacağımız her başlık, cinsellikle ilgili kendi değerlerimize bağlı. Ne hissediyor, bu başlığa ne kadar açık/kapalı duruyorsak bize gelen talepleri de o çerçevede cevaplıyoruz. Kendi çocukluğumuzda cinsellik dendiğinde ne kadar rahattık, bize nasıl öğrettiler, ayıp, yasak, günah kavramları ne sıklıkla gündeme geliyordu diye  düşünmemiz lazım. Cinsellikle ilgili çocuğumuz bir soru sorduğunda biz ne hissediyoruz? Bu konuları konuşmaya rahat ve açık mıyız? Eğer değilsek, belki de önce bizim kendimize dönüp bakmamız lazım. Sorularına doğru cevaplar vermek erken ya da geç anlatmaktan daha önemli.

 

Basit sorulara basit cevaplar

Çocukların cinsellikle ilgili soruları yaş dönemlerine göre farklılık gösteriyor. Onlar sormadan gereksiz detaylar vermeye ve zihninin algılayamayacağı bir yaş döneminde anlatmaya gerek yok. Talep etmediği bilgiyi vermemeli, talep ettiği zaman da anlayabileceği kadar detaya inmeli. Sorduğu soruda tam olarak ne cevabı duymak istediğinden emin olmalı.

Mesela : ” Anne ben nerden geldim ? ”

Cevap: ” Her bebek gibi sen de anne karnında büyüdün ve doğdun”

Mesela : “Nasıl doğdum? ”

Cevap: ” Neyi merak ediyorsun? Karnıma nasıl girdiğini mi, karnımdan nasıl çıktığını mı? ”

Soruları sorarken verdiğimiz cevaplarda bir hikaye bütünlüğü olması çok önemli. Birbirine bağlanabilir ve çelişki yaratmayan, yaşına uygun basit cevaplar onun anlamasına destek verecektir. Ayrıca yaşına uygun bir resimli cinsel bilgiler hikaye kitabı anlatmayı kolaştırıp, bizim de ” sırada ne vardı, bunu nasıl anlatayım” stresine girmemize engel olabilir. Kız ya da erkek çocuklar için oyuncak bebekler üzerinden giderek de gösterek anlatım yapılabilir.

Her şeyden öte, siz henüz cevaplamaya hazır değilseniz, çocuğunuzu geçiştirmeyin, büyüyünce öğrenirsin gibi baştan savma bir cevap vermeyin. “Bu konuyu seninle en kısa zamanla konuşacağım” diyerek kısa bir süre isteyin.

 

Yaş dönemlerinde cinsellikle ilgili farklılıklar

Bazı çocuklar bazı soruları 3-4 yaşında sorarken bazıları 5-6 yaşa kadar bekleyebilir. Soruları sormuyor oluşları cinselliğe ve beden farklılıklarına dikkat etmedikleri, kafa yormadıkları anlamına gelmez. Önemli olan bizimle konuşmaya karar verdiklerinde açık ve rahat bir tavırla onları cevaplamamız.

3-4 yaş grubu : Sürekli çıplak kalmak, kendi bedenini keşfetmek, ellemek, kız ve erkek çocuklardaki farklılıkları seyretmek, konuşmak ister. Mahremiyet, bedeninin kendisine ait olduğu, istemediği her şeye HAYIR demesi gerektiği anlatılabilir. Tuvalet eğitiminin nispeten sonlandığı bu dönemde banyoda kendisine kimlerin eşlik edebileceği, bedeninin organları hakkında açık açık konuşmak doğru olacaktır. Kız ya da erkek çocukların yavaş yavaş rol modeli aradığı bu dönemde anne ya da babaya özenmesi ve kendi bedenini benzetmeye başlamasına dikkat etmeliyiz. Erkek çocuklar için pipi, kız çocuklar için de kuku kelimeleri sık kullanılıyor olsa da, anne babalar penis ve vajina kavramlarını zaman zaman dile getirerek bu kavramlara da kulak aşinalığı kazanmalarını sağlayabilir. İyi ve kötü dokunma kavramları mutlaka anlatılmalı, bedeninin mahremiyeti vurgulanmalıdır. “Kimse sana ve özel bölgelerine dokunamaz, rahatsız olduğun bir şey olur olmaz bana gel, annen olarak sana yardım ederim” demeliyiz. 

Bu dönem çocukları için cinsel oyunlar oynuyor diye geçiştirilen her durum çocuk istismarına davetiye çıkartmaktır. Çocuklar okul öncesi dönemde yetişkin cinselliğine ait şeyler anlatmaya başladılarsa mutlaka arkasında yatan bir sebep vardır, çok dikkatli olmak gerekir. Şüphelendiğiniz bir durum varsa, kendiniz konuşmaya çalışmamalı, uzmana başvurmalı. Bazen oyun terapisinde bazen çizdikleri resimlerle sinyal veriyor olabilirler, buna önemle yaklaşmak gerekir. 

Yazarın notu: Çocuklarımızı istemediği bir hareketten dolayı yabancılara, komşu ya da akrabalara karşı “idare et evladım” durumunda bırakmaya kesinlikle karşıyım. Aslında demek istediğim tam olarak ” çocuğumu kıracağıma onun haricindeki insanları kırabileceğim”. Gıdıklanmak istemiyorsa, yanağı okşansın, poposuna dokunulsun, bacakları okşansın istemiyorsa bunu HAYIR diyerek dile getirmesini öğrenmişse, bu hareketleri yapmaya kalkanları rahatlıkla engelleyebileceğimdir. Hatta ben ona sevgiyle sarılırken bile en basit gıdıklanmaya itiraz ediyorsa, gülerek yapmaya devam edişimin onun HAYIR mesajına değer vermemem olduğunu farkettim.

5-6 yaş grubu : Anne ve babanın aynı yatakta yan yana yattığını, birbirlerine sevgiyle sarıldıklarını ve bebeklerin nasıl yapıldığını anlatabiliriz. SEVGİ nin iyileştirici sihirli gücünden bol bol faydalanmak gerekli. Sevgiyle sarıldıklarını, birbirlerini çok sevdiklerini ve bebeği yani çocuğumuzu da sevgiyle yaptığımızı söyleyebiliriz. Böylece cinselliğin korkulacak, acı duyulacak ya da istenmeyecek bir şey olduğu fikrine kapılmaz. “Annenin bir yumurtası, babanın da bir spermi var ve birleşince annenin karnında bir bebek oluşuyor ve orda büyümeye başlıyor. ” en basit haliyle bebekler nasıl olur sorusunun cevabıdır.

7-9 yaş grubu : Gizlilik kavramı hayatının merkezine oturur. Yalnız kalmak, gizli saklı konuşmalar yapmak, arkadaşlarıyla cinsellik hakkında konuşmalar artar. Daha önceki yıllarda verdiğiniz her doğru ve yanlış cevap bu dönemde onun konuya olan yaklaşımına etki ediyor olacaktır. Yetişkin cinselliğine merak artar, teknolojinin iyi kontrol ediliyor olmasının önemi de kendini burda gösterir.

9-11 yaş grubu : Ergenlik kapıda. Kız ve erkek bedenlerindeki farklılıklar daha detaylı anlatılabilir. Vücut görünümündeki değişimler, ses tellerinin kalınlaşması, tüylenme, regl olabilecekleri ve ereksiyondan bahsedilebilir. En kritik nokta bu değişimlere isim takmamaktır, mesela ” hastalandın, kirlendin, temizlenmelisin” gibi.  ” Odanda ya da banyoda yalnız kalmayı tercih edebilirsin ” diyerek yönlendirmek daha doğrudur. Bu yaştan sonra mahremiyet ona saygı duymayı gerektirir.

12-15 yaş grubu: Sürekli kendi bedeniyle uğraşır, mastürbasyon da ayıp, gizli, suçlu, kirli bir kavram olarak anlatılmamalıdır.

15-17 yaş grubu: Orta ergenlik, cinsellikle ilgili kavramlar artık kabul görmüş ve hem bedenen hem ruhen bu kavrama alışmıştır.

18-21 yaş grubu : Geç ergenlik, kişilik gelişimi artık tamamlanmış, tercihleri, fikirleri olgunlaşmıştır.

 

Destek kaynaklar

Ben nereden geldim ? ( Sistem yayıncılık )

Bana neler oluyor ? ( Sistem yayıncılık )

Sır versem Saklar mısın ? ( Redhouse Kidz yayınları )

 

Ve bir de sonsöz …

Çocuklarımız ayıp, yasak, günah gibi kavramları bilmiyorlar. Konuşurken, büyütürken onlara bunu biz öğretiyoruz. Önce küçücük beyinlerine bilmedikleri negatiflikleri yüklüyor, sonra ileride neden kapalı kutu bir toplumuz, bu konularda neden tutucuyuz diye kendimizi sorguluyoruz. Biraz dürüst olalım, kendi kırgınlıklarımızı onlarda tekrar etmeyelim. İnsan bedeninde yaradılıştan beri varolan, fizyoloji ile ilgili hiçbir kavram kötü olamaz. Çocukken mutlu ve huzurlu büyüyenler, mutlu yetişkinler olabilir ancak.

 

Dorikus.com

 

Facebook.com/Dorikus

Twitter.com/SenaBrn

Instagram.com/senabrn

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 4983
Kayıt tarihi
: 01.03.12
 
 

1978 doğumlu, Uluslarası ilişkiler mezunu, uluslarası lojistik uzmanı, sosyal medya meraklısı, bl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster