Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '18

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
80
 

Çocuklara Veremediğimiz...

Yeni nesil çocuklara veremediğimiz şey görgü bence.

Geçen gün bir doğum gününe gittim, her doğum gününde olduğu gibi doğum günü çocuğuna bir dolu hediye geldi. Hediyelerden bir tanesini açınca 8 yaşında olan doğum günü çocuğu hemen bağırmaya başladı: "Ben çocukmuyum yaaa, bu ne biçim hediye yaaaa!". Hediyesi açılan çocuk kıpkırmızı oldu ve doğum gününden doğum günü çocuğu o hediyeyi restoranda bırakarak ayrıldı.

Ne oldu şimdi? Özgüvenli çocuk yetiştirdik."Ha sizin özgüveninize..." diyesim geliyor. Susuyorum.

Ya çocuğu anlıyorum da, annesini anlamıyorum, anlayamıyorum. Neden bu çocuğa annesinin eğilip "Kimse sana hediye almak zorunda değli, sen de sana alınan hediyeyi beğenmek zorunda değilsin ama kimsenin verdiği hediyeye bu tepkiyi veremezsin, vermemelisin. Bu çok kaba bir davranış. Şimdi git arkadaşından özür dile ve hediyesini diğer hediyelerin arasına koy" demiyor. Ben anlamıyorum. 

20 yıl sonraya gidelim. Çalıştığı şirkette yılbaşı çekilişi yapıldı. Kendisine kurada çıkan arkadaşı ona atıyorum, siyah bir bardak alsa "Ya bu ne biçim hediye böyle, ben erkek miyim?" diyerek başına mı atacak iş arkadaşının? Nezaketen de olsa bu çocuktan kendisine verilen bir hediyeyi kabul etmesi ve teşekkür etmesi beklenecek. Zaten asıl sorun da burada başlıyor, bu çocuk bu davranışı nerede ve kimden öğrenecek? 28 yaşında iş yerindeki yöneticisinden mi? O zaman geç olmuyor?Bu çocuk bunu nerede öğrenecek? Bu çocuk bunu anne babasının yanında anne babasından öğrenecek. Bu çocuk bunu bugün öğrendi mi? Hayır! Neden? Çünkü annesi de farkında bile değil kabalığın!

Lakin, anneler sadece başkalarına yapılan kabalıkların değil, iilginçtir, kendilerine yapılan kabalıkların  da farkında değiller. Doğum günü bitti, herkes toplanıyor. Anneler doğal olarak soruyor "Canım tuvaletin var mı, yola çıkacağız? Yolda duramayabiliriz." Çocuklardan gelen cevaplar şu şekilde (çatılmış kaşlar eşliğinde) "yaaaaa" "Öfffff", "Yok dedim yaaaa!"

Allah Allah ben de mi bir gariplik var? Kardeşim tuvaletin varsa vardır yoksa yoktur. Bu ne çalım, ne eda, anneye bu nasıl muamele!

Anneler neden "Sen ne biçim konuşuyorsun benimle öyle!" demiyor ben bunu da anlamıyorum.

Derken öyle böyle, çocuğumuzu eğitmek için elimize geçen fırsatlar teker teker kaçıyor, derken ağaç yaşken yanlış eğiliyor! Çocuklar ne empati kazanıyor ne de adab-ı muaşereti öğreniyor!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her üç senede bir yapılan PISA sınavları ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olduğunuza eminim. Durum aslında vahim ötesi felaket: 15 yaşındaki gençlerimiz okuduklarını anlamıyorlar! Başka bir istatistiğe göre ilk okul çağındaki her iki çocuktan bir ebeveynlerinden dayak yiyor ve o yaşta şiddete maruz kalan çocukların büyüdüklerinde şiddete meyilli oldukları ayrı bir gerçeklik. Depremdi, çevre kirliliğiydi benim umurumda bile değil. Asıl sorun kendi ellerimizle berbat ötesi yeni bir nesil yetiştiriyoruz ve bu nesil yarın büyüyüp devleti yönetecekler. Tek tesellim benim o günleri görmeyecek olmam. Bilmem anlatabildim mi?

Matilla 
 31.12.2018 13:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 13.12.18
 
 

Psikoloji mezunuyum. Yazmayı ve okumayı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster