Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '17

 
Kategori
Çocuk Sağlığı
Okunma Sayısı
221
 

Çocuklarda Davranış Bozukluğu

Çocuklarda Davranış Bozukluğu
 

1.      Uyum ve davranış bozukluğu nedir?

 

Çocuklar için gelişim dönemleri ve geçişleri çok önemlidir. Bu dönemlerde yaşanan problemler olağandır. Ancak ebeveyn tutumları yanlışsa, sorunun çözümünde çocuk engellere karşılaşmışsa yeni gelişim dönemleri ertelenir. Bu durumlarda ortaya çıkan sorunlara uyum ve davranış bozuklukları denir. Mesela 2-4 yaş arası çocukta ayrışma dönemidir ancak anne babaya hala ihtiyaç duymaktadır. Her iki taraf da için de stresli geçen bu dönem normalde sağlıklıdır. Bir yandan ‘’gel ama o kadar yakına gelme’’ ‘’ git ama o kadar uzağa gitme’’ gibi hem bağımsızlığını ön planda tuttuğu hem de anne babaya hala gereksinimi olduğu dönemde çocuğa karşı ihmalkar tavırlar, ilgisizlik gelişim dönemini etkileyebilir ve akabinde bazı davranış problemleri görülebilir. Bunun dışında davranış problemlerini boşanma, kayıp, ölüm, kardeşin dünyaya gelmesi, aşırı baskıcı tutum, taciz ve travmatik olaylar da tetikleyebilir.

 

2.      Davranış bozukluğu olan çocukların davranışları nasıl olur?

 

Davranış bozukluğu olan çocuklarda; saldırganlık, tırnak yeme, parmak emme, tikler, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri, okuma yazma matematik becerilerinde gerilik, aşırı inatçılık, sosyal ilişkilerde problemler, okuldan kaçma, depresif belirtiler,  yalan söyleme, mastürbasyon, özgüvende problemler görülebilir. Dikkat edilmesi gereken bir husus bu durumları çocuğun yaşına göre değerlendirmektir. Örneğin 3 yaşa kadar parmak emme normal karşılanabilir. Bu noktada tek başına davranış bozukluğu vardır dememiz doğru olmaz. Davranışın yaşına uygun olması, yaşadığı duygunun normalde yoğun olması ve sürekliliğinin olması davranış problemlerini düşündürtebilir.

 

3.      Genel olarak davranış bozukluğunun sebepleri nelerdir

 

Çocuklarda ortaya çıkan klinik problemlerin, uyum ve davranış bozukluklarının temelinde yatan nedenlerin tamamı halen bilinmemekle birlikte; hem çevresel koşulların hem de biyolojik yapının etkili bileşenler olduğu nettir. Biyolojik nedenler arasında; kalıtımsal faktörler, beyin ve merkezi sinir sistemindeki nörolojik anomaliler ve kimyasal dengesizlikler sayılabilir. Çevresel faktörleri ise en başta aile sistemi ve anne baba tutum ve davranışları oluşturur. Aileden sonra çocuğun yakın sosyal çevresi, okul ve toplum da birçok boyutta etkilidir.

Nedensel faktörler ise, çocuğun ihmal edilmesi, sevgisizlik, baskıcı tutum, boşanma, kayıp, taciz, istismar, travmatik olaylar, kardeşin dünyaya gelmesi, yaşam koşullarında aniden gelişen bir değişiklik (tayin ve taşınma) olarak tanımlanabilir.

4.      Anne ve babalara tavsiyeleriniz nelerdir?

Uyumsuz davranış bir tür çevreyi kontrol etme yoludur. Eğer çocuk olumsuz davranışıyla amacına ulaşıyorsa uyumsuz davranışını devam ettirir. Bu noktada ailelerin davranışa odaklanması gerekmektedir. Çocuğum bu davranışı ne zaman, nasıl, hangi durumlarda yapıyor, ne kadar sürüyor ve nasıl sona eriyor diye araştırma içine girmelidir. Sonrasında aile kendilerine yönelik şu soruları sormalıdır: Çocuğum ne istiyor olabilir? Bu davranışı yapmadaki amacı ne olabilir? Bu davranışlarıyla bizi mi kontrol etmeye çalışıyor? 3. Aşama olarak da ailenin kendi tepkilerine bakmaları önemlidir. Çocuk uyumsuz davranış sergilediğinde aile ne tepki veriyor, aile ne hissediyor, ne düşünüyor ve sonunda ne yapıyor?

Aileler üzerlerine düşen sorumlulukları almalı, problemleri göz ardı etmemeli, gerçekle yüzyüze gelmeleri gerekmektedir. Eğer problem göz ardı edilirse problemin zamanla geçeceği düşüncesi yanlış olup aksine büyümesine neden olur.

Aileler çocuklarına kendisini ifade etme fırsatı vermeli ve tutarlı davranışlar sergilemelidirler. Anne- babanın tutumu ortak olmalıdır. Eğlence, sohbet ve en önemlisi oyun için çocuklarına vakit ayırmalılardır. Çocuğa iyi bir model olunmalı, ona güvenmeli ve eleştirilmemelidir.

Davranışları için cezalandırılmamalı, davranışın akabinde sakince konuşulmalıdır ya da başka bir faaliyete yönlendirilebilir.

5.      Davranış bozukluğunun tedavisi nasıl olur?

            Çocuklarda davranış bozuklukları kendiliğinden geçmez. Bu durumda ailelerin                 mutlaka profesyonel bir yardım almaları gerekir.

Ailelere ve öğretmenlere çocuğu doğru yönlendirmeleri için neler yapmaları gerektiği anlatılmalıdır.

Çocukların tedavisinde, aile; çocuğun eğitimiyle ilgili danışmanlık almalıdır.

Psikoterapi

Uyum ve davranış bozuklukları olan çocuklar kendi duygularını anlatmakta ve başkalarını anlamakta güçlük çekerler. Ben merkezci oldukları için kendilerini başkalarının yerine koyamazlar, dünyayı tehlikeli görür ve kendilerini tehdit altında hissederler, bir sorun karşısında alternatif çözüm bulmakta zorlanır ve agresif bir tutum takınırlar. Bu çocuklarla davranış terapisi çalışılmalıdır.

Oyun Terapisi

Çocuğun kendi duygu ve düşünceleri en iyi ifade ettiği zaman oyun oynadığı zamandır. Terapistle çocuğun birlikte gerçekleştirdiği oyun terapisi seanslarıyla çocuk duygu ve düşüncelerinin dışavurumunu sağlar ve problem çözme becerisi gelişir. Oyun terapisi özellikle kendini sözel olarak iyi ifade edemeyecek yaştaki çocuklarda problemli alanı tanımlaya oldukça yardımcı olmaktadır.

İlaç Tedavisi

Çocuktaki davranış bozuklukları ona ve çevresine ciddi boyutta zarar vermeye başladıysa, psikoterapinin yetersiz kaldığı düşünülüyorsa ya da davranış problemlerin yanı sıra dikkat eksikliği, hiperaktivite, kaygı bozuklukları varsa ilaç tedavisi düşünülebilir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 255
Kayıt tarihi
: 27.06.16
 
 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümü / Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji (Travma) yüksek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster