Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Prof Dr İrfan Serdar Arda

http://blog.milliyet.com.tr/driserdararda

10 Nisan '13

 
Kategori
Çocuk Sağlığı
Okunma Sayısı
27290
 

Çocuklarda karın ağrısı ile ilgili olarak yanlış ya da az bilinenler (1)

Çocuklarda karın ağrısı ile ilgili olarak yanlış ya da az bilinenler (1)
 

Herhangi bir üst solunum yolu enfeksiyonunda aynen boyunda olduğu gibi karın içinde de lenf bezleri büyüyerek ağrıya yol açabilir.


Vücudumuzun herhangi bir yerindeki ağrı günlük yaşam kalitemizi bozan en önemli nedenlerden biridir. Çocuklarda çok sık olarak karşılaştığımız karın ağrısı, sadece çocukta değil aynı zamanda ailesinde de bir rahatsızlık kaynağıdır. Çocuklar karın ağrısını sıklıkla ağlayarak ifade ederler. Çocuğunun ağrı içinde kıvrandığını gören bir annenin duyduğu endişe yüzüne bakarak hemen anlaşılabilir. Bu nedenle, anne ve babanın hemen tanı konulup tedavinin de gecikilmeden yapılmasını istemeleri çok doğaldır. Ancak, çocuklarda karın ağrısının o kadar çok nedeni vardır ki, genellikle belli bir neden bulunamaz. İşin iyi tarafı, bulgulara yönelik olarak uygulanacak (semptomatik) tedavi ile çoğu çocukta ağrı geçer.

Bu iki yazılık seride, çocuklarda karın ağrısı ile ilgili yanlış ya da az bilinen konular hakkında bilgiler sunulmaktadır

Üst solunum yolu enfeksiyonu/bademcik iltihabı olan bir çocukta neden karın ağrısı olur?

Bu çok sık olarak karşılaşılan bir durumdur. Üst solunum yolları ile ilgili enfeksiyonlarda sadece boğaz ve burun ile ilgili değil, aynı zamanda sistemik (tüm vücudu ilgilendiren) bulgular da ortaya çıkar. Bunların başlıcaları; ateş, halsizlik, iştahsızlık ve yaygın eklem ağrılarıdır. Karın ağrısı da bu bulgulardan biridir. Ağrının en önemli nedeni, karın içinde yer alan lenf bezlerinde oluşan büyümedir. Nasıl ki bir boğaz enfeksiyonunda boyunda lenf bezleri büyüyorsa, aynı durum karın içinde bulunan lenf bezleri için de söz konusudur. Hastalığa neden olan etkene bağlı olmak üzere, karın içindeki lenf bezlerinde oluşan büyüme, kimi zaman çok şiddetli karın ağrısına yol açabilir. Ultrasonografik inceleme ile lenf bezleri görülür ve büyüklükleri ölçülebilir. Uygulanacak antibiyotik tedavisi ile aynı zamanda bu lenf bezleri de küçülür ve ağrı geçer. Lenf bezlerinin küçülmesi zaman alacağından hastalığın geçmesinden hemen sonra yapılacak olan ultrasonografide, lenf bezleri hala büyük olarak saptanabilir.

Karın ağrısı nedeniyle yapılan karın ultrasonografisinde saptanan büyümüş lenf bezleri tehlikeli midir?

Lenf bezi büyümesi ailelerin ciddi şekilde rahatsız olmasına neden olan bir durumdur. “Lenfadenopati” olarak bilinen lenf bezi büyümesi, enfeksiyona karşı vücudumuzun geliştirdiği bir tepkidir. Her lenf bezinin çevresinde zar şeklinde bir “kapsül” bulunur. Lenf bezi büyüdüğünde bu kapsül de gerilerek ağrıya neden olur.

Karın içinde bulunan lenf bezleri için de aynı durum söz konusudur. Buradaki lenf bezleri birçok nedenden ötürü büyüyebilir: Boğaz ve bağırsak enfeksiyonları en önemli iki nedeni oluştururlar. Kimi zaman ağrı o kadar şiddetlidir ki, bulgular “apendisit” ile karışabilir. Ultrasonografi, karın ağrısı yakınması ile gelen hastalarda, nedeni saptamak amacıyla çok sık olarak kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Ağrı nedeniyle karın ultrasonografisi yapılmış olan hastaların birçoğunda, büyümüş lenf bezleri görülür. Bu durum ailelerde genellikle bir endişeye neden olur. Akla ilk gelen soru, bu büyümenin kötü huylu (malign) bir hastalığın, yani lenf kanserinin (lenfoma) bir bulgusu olup olmadığıdır. Lenfadenopati çocuklarda lenf kanserinin en önemli nedeni olmakla birlikte, her büyüme bu kötücül hastalığın bulgusu değildir. Bu nedenle ailelerin rahat olmaları gerekir. Eğer lenf bezlerinin büyüklükleri 3 cm.yi geçmiş ve çok sayıda ise, zaten ilgili hekim bu konuda gerekli uyarıyı yapacak ve aileleri ileri araştırmalar için uygun bir merkeze yönlendirecektir.

İshalde neden karın ağrısı olur?

İshal, “enterit”in (bağırsak iltihabı) bir bulgusudur. Kusma ile birlikte olursa “gastroenterit” olarak bilinir. Besin ya da kan yoluyla gelen mikroorganizmaların (bakteri, virüs, mantar) yol açtığı enteritte bağırsak hareketleri artmıştır. Vücudumuzda bulunan bağırsak gibi içi boş organlar gerildikleri zaman ağrıya neden olurlar. İshal sırasında artan bağırsak içeriği, bağırsak duvarının gerilerek burada bulunan ağrı sinirlerinin uyarılmasına yol açar. Bu tür ağrılar hemen her zaman “kramp” tarzındadır. Bir başka deyişle, sürekli değil ama sık aralıklarla gelen kıvrandırıcı tarzda karın ağrıları şeklindedir. “Kolik” şeklinde karın ağrısı olarak tanımlanan bu ağrılar, ishal geçene kadar devam eder. Bu durumda kullanılacak ağrı kesicilerin genellikle bir yararı olmaz. Eğer akut olarak (birden) gelişen bir durum varsa, olabildiğince ağrı kesici ilaç  kullanmamakta yarar vardır. Çünkü, kullanılacak bazı ağrı kesiciler aynı zamanda bağırsak kasılmasını, yani hareketlerini de azaltarak ya da durdurarak bağırsak içinde bulunan mikroorganizmanın atılmasını engelleyebilir. Ayrıca, apendisit gibi olası bir cerrahi sorunu da maskeleyebileceğinden, bu tür ilaçlar mutlaka hekimin önerisine göre kullanılmalıdır

Kabızlıkta karın ağrısı olur mu?

Evet. Uzun süreli kabızlığı olan çocuklarda karın ağrısı çok sık karşılaşılan bir durumdur. Bunun nedeni şudur: Yemek yedikten bir süre sonra bağırsak hareketleri başlar. Gastrokolik refleks olarak bilinen bu durum, dışkılama gereksinmesinin de ortaya çıkmasına neden olur. Tuvalet eğitimini tamamlamış ve düzenli tuvalet alışkanlığı olan çocuklar, genellikle günde bir ya da iki kez dışkılarlar. Eğer çocuk herhangi bir nedenle kaka yapmak istemez ise (ki bunun en önemli nedeni makatta ortaya çıkan çatlak -anal fissür- olabilir), bacaklarını sıkıştırarak engellemeye çalışır. Bu sırada bağırsaklar da hareket ederek dışkıyı ilerletmeye çalışmaktadır. İşte bu durumda kıvrandırıcı tarzda karın ağrısı ortaya çıkar.

Bunun dışında, özellikle katı gıdalarla beslenen çocuklarda, kalın bağırsak içinde bulunan sertleşmiş dışkının hareketi sırasında da kolik tarzında karın ağrıları olabilir. Bunun nedeni, bağırsakta uzun süre duran ve giderek katılaşmaya başlayan dışkının hareketinin zorlaşmış olmasıdır. Bağırsaklar katılaşmış dışkıya ilerletmek için hareket etmeye başladığında kıvrandırıcı ağrı da başlar. Çocuk ayaklarını karnına çekerek ya da çaprazlayarak ağrının geçmesini bekler. Bu durum düzgün tuvalet alışkanlığı olmayan çocuklarda çok tipiktir. Uygun bir diyet ve kabızlık tedavisi ile bu yakınmaların önüne geçilebilir.

Sağlıklı günler dileklerimle.

Prof. Dr. İrfan Serdar ARDA

Çocuk Cerrahisi Uzmanı

driserdararda@gmail.com

http://driserdararda.com

https://www.facebook.com/ArdaCocukCerrahisiSayfasi

https://twitter.com/drserdararda

https://tr.linkedin.com/in/isarda     

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 14744
Kayıt tarihi
: 02.03.13
 
 

Prof. Dr., Çocuk Cerrahisi Uzmanı...   "Çocuk Cerrahisi", çocuklarda tedavisinde cerrahi yöntem g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster