Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '13

 
Kategori
Çocuk Sağlığı
Okunma Sayısı
1052
 

Çocuklarda karın ağrısı

Karın ağrısı çocuklarda sık olarak görülen yakınmalardan biridir. Hemen her gün polikliniklerimizde karnı ağrıyan çocuklarla karşılaşırız. Genellikle belli belirsiz olan, çocuğun ifade etmekte zorlandığı ağrının nedenini anlamak da kolay değildir. Karın ağrılarının sadece % 15-20’lik kısmı cerrahi tedavi gerektirir. Geriye kalanının ise, kabızlık ya da ishalden böbrek taşına kadar pek çok nedeni vardır. Kimi zaman da ağrının nedeni tam olarak bulunamayabilir. Bu ağrıların çoğu ya kendiliğinden ya da bulgulara yönelik (semptomatik) tedavi ile geçer.

Karın ağrısı başlıca iki tiptir: Ani (akut) olarak ortaya çıkan ağrılarda, çocuğun daha önceden benzeri bir yakınması yoktur. Genellikle şiddetlidir ve çocuk durumunu ağlayarak ifade eder. Ağrı karnın belli bir bölgesindeyse nedenini anlamak daha kolay olabilir. Örneğin; karnının sağ alt tarafındaysa apendisit olma olasılığı vardır, karnın arkaya doğru yan taraflarındaysa (böğürlerde) böbrek ve idrar yolları ile ilişkili olabilir. Ancak, çocuklardaki karın ağrıları genellikle yaygındır. Bu nedenle, öncelikle genel muayene ve incelemeler yapılıp en olası nedenlerin araştırılmalıdır. İkinci tip karın ağrıları ise süregen (kronik) şekildedir. Yani, hastanın uzun süredir yineleyen ve benzeri ağrı yakınmaları vardır. Sık sık hastaneye başvuran bu hastalar, değişik tedaviler önerilerek gönderilir. Oysa ki, bu hastaların ayrıntılı olarak araştırılmaları gerekir. Karın ağrısı bazı ender görülen hastalıkların ilk bulgusu olabilir.

Karın ağrısı yakınmasıyla bir sağlık kurumuna başvuran hastanın öncelikle öyküsü ayrıntılı olarak öğrenilmelidir. Ağrının başlangıç zamanı, yeri ve şiddeti gibi özellikler ağrının nedenini anlayabilme konusunda önemlidir. Fiziksel incelemede karına dokunulduğunda hassas olan bir bölge varsa, orada bulunan karıniçi organlardan kaynaklanabilecek sorunlar üzerine odaklanmak gerekir. Bağırsak sesleri mutlaka dinlenmelidir. Artmış bağırsak sesleri ishalin bir bulgusu olabilir. İshal, kıvrandırıcı tarzda karın ağrısı yapan nedenlerin başında gelir. Eğer bağırsak sesleri azalmış ya da hiç yoksa, o zaman bir bağırsak tıkanıklığı söz konusu olabilir. Kan sayımı ve idrar incelemesi (özellikle küçük çocuklarda) mutlaka yapılmalıdır. Çok sık yapılmakla birlikte, her ağrıda karın filmi çekmenin bir gereği yoktur. Her karın filminde azımsanmayacak oranda radyasyon alınacağı mutlaka akılda tutulmalıdır! Eğer başlangıçta yapılacak muayene ve basit laboratuvar incelemeleri ile tanı konamazsa, o zaman karın filmi ve ultrasonografi gibi radyolojik incelemelerin yapılması daha uygun bir yaklaşımdır. Eğer süregen bir ağrı söz konusuysa, o zaman ayrıntılı kan ve radyolojik incelemelerin yapılması gerekebilir. Bu hastaların çocuk cerrahisi, çocuk nefrolojisi ve çocuk gastroenterolojisi gibi birimler tarafından değerlendirilmeleri, ender olarak rastlanan bazı sorunların tanımlanabilmesine olanak sağlar.

Karın ağrısı olan bir çocukta yukarıda anlatıldığı şekilde incelemeler yapılırken, öncelikli amaç ağrının cerrahi bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ayırdedilmesi olmalıdır. En sık görülen sorun apendisittir. Apendisit tanısı; fiziksel inceleme, kan sayımı ve (gerekirse) ultrasonografi ile kolaylıkla konulabilir. Kız çocuklarında ise, yumurtalıklardan kaynaklanabilecek sorunlar mutlaka akılda tutulmalıdır. Erişkinlere oranla daha az olmakla birlikte; çocuklarda da mide ve bağırsak delinmeleri, safra yollarında taş ve tıkanıklıklar, bağırsak tıkanıklıkları, idrar yollarında taş ya da enfeksiyon ve tümör gibi nedenlerin ilk bulgusu karın ağrısı olabilir.  

Karın ağrısının tedavisinde hemen ağrı kesicilerin kullanılması doğru değildir. Özellikle çocuklarda yapılan yanlışlıklardan biri de doktora danışmadan ağrı kesici ilaçların uygulanmasıdır. Ağrı kesici ilaçların verilmesinin karın içinde varolan cerrahi bir nedeni maskeleyebileceği bilinmelidir! Tedavide ana amaç, ağrıya neden olan sorunu bulup öncelikle o sorunun giderilmesini sağlamak olmalıdır. Örneğin, idrar yolu enfeksiyonu olan bir hastada sadece ağrı kesici kullanılması sorunu çözmez. Enfeksiyon tedavi edilmediği sürece ağrı da sürecektir. Kimi zaman tanı koymak için ağrı kesici ilaç vermeden ağrının izlenmesi gerekebilir. Bu hastalarda ağrının seyri nedenin tanımlanmasına da olanak sağlar.

Özet olarak, çocuklarda çok sık olarak karşılaştığımız karın ağrısında genellikle bir neden bulmakta zorlanırız. Karın ağrısına neden olan sorunların ancak % 15-20’lik bir kısmının cerrahi tedavi gerektirdiğini bilmek rahatlatıcıdır. Ancak, bu durum şiddetli ya da uzun süreli ağrılarda hekime başvurmayı engellememelidir. Gereksiz yere antibiyotik ve ağrı kesici kullanmanın da karın ağrısına neden olan ciddi bir sorunun tanımlanmasını engelleyebileceği de unutulmamalıdır.

 

Sağlıklı günler dileklerimle.

 

Doç. Dr. İrfan Serdar ARDA

Çocuk Cerrahisi Uzmanı

 

Sorularınız için

drserdar.arda@gmail.com

driserdararda.blogspot.com

@drserdararda

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 717
Kayıt tarihi
: 02.03.13
 
 

Doçent Doktor, Çocuk Cerrahisi Uzmanı...   "Çocuk Cerrahisi" çocukların tedavide cerrahi yönt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster