Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzm Pedagog Hemşin Adıgüzel

http://blog.milliyet.com.tr/hemsinadiguzel

02 Eylül '16

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
122
 

Çocuklarda öfke ve duygusal ifade

Çocuklarda öfke ve duygusal ifade
 

Kiron Psikoloji Çalışmaları


Sevgi ve değişmeyen kesin kurallar çocuklara huzur veren iki kavramdır.
 
Yaklaşık olarak 2 yaşlarında çocuklar sosyal davranışların nasıl işlediğini öğrenmektedirler. Sınırlar ilk olarak denenmeye/zorlanmaya başlanır ve bir şeylere karşı durma davranışı şekillenir. Kişisel özellikler ve yaşam/sistem durumuna göre de şekillenen bir agresyon gözlemlenebilir bir durumdur. Gelişim aşamalarında başlayan ve görmezden gelinen agresyon, ileriki aşamalarda çocuk ve aile için bir problem olabilmekte ve zorlayıcı anlarda bir projeksiyon alanı teşkil edebilmektedir.
 
Agresyon her bireyde doğuştan beri var olan bir evre olmakla birlikte ilk gözlemlenebilir durumu bebeğin anne memesini ısırması ile gösterir. Abraham'ın geç oral evre diye adlandırdığı bu evre yaşamın ilk 6. Ayı itibarı ile varlığını sınıflandırır.
 
Cinsiyetin öfke ile alakalı olan duygu durumunda etkin bir oynadığı kesin çizgiler halinde çizilmiştir. Dikkat çekici bu davranışlar erkek çocuklarından üç defa daha fazla yaşanabilmektedir. Erkek ve kız çocukları agresyonu farklı şekillerde gösterebilmektedir.  Erkekler kendilerine ve başkalarına zarar verebilirken, kız çocukları eşyalara zarar verebildiği gibi, küfür ya da küçümseyici cümleler ve ilerleyen yaşlarda belli başlı somatik hastalıklar olarak agresyonu dışarıya yansıtabilmektedir.
 
Bilim adamları genel olarak yaptıkları araştırmalarda agresyonun genetik özelliklerinin varlığı üzerinde durarak bunu kesinleştirmiş bulunmaktadırlar. Bu sonucu da jenerasyonlar boyunca süren bir genetik özellik olarak tanımlayarak bunun başlı başına tek bir neden olarak ortaya çıkmasının imkansızlığını da belirterek çevre faktörünün öneminin tekrar tekrar vurgulayarak, anne baba ilişkisinin önemini de gözler önüne sermişlerdir.
 
Vaka örnekleri ile bakıldığında şu gerçeklikler hepimizin gördüğü örnekler şeklinde: Yaptıkları ile istediği sonuca ulaşan çocukların toleransseviyesi düşük olur. Örneğin; Anne çocukla markete gider, çocuk çikolata ister. Anne hayır dese de çocuk gürültülü bir ağlama ile bunu devam ettirir. Kimse duymasın ve görmesin diye anne direkt olarak alır.
 
Davranışları ile sorumluluklarından kaçabileceğini düşünen çocuklar yaşamı böyle idame ettiremezler ve mutsuzluğu başlatırlar. Örneğin: kızına odasını toplamasını söyleyen bir anne ve bu sorumluluktan kaçarak ağlayıp dikkat dağıtarak anenin odayı toplamasını başaran bir çocuk modelini hepimiz duymuş ya da görmüşüzdür. Gelecek için sürekli denenen bir durum alacaktır muhakkak.
 
Ebeveynlerin idol olduğu modellerdeki çocuklara sağlıklı iletişimin varlığı öğretilmelidir. Özellikle modellerde şiddet varsa çocuğun yaşadığı zorlukları şiddetle çözeceği inancı da yaygındır. Aynı zamanda ebeveynler arasındaki pedagojik yetiştirme ve kuralların aynı olmayışı da çocuğu agresyona sürükleyen bir kavramdır. Kesin çizgileri olmayan ve bütünlük içermeyen kurallara maruz kalan çocuklarda agresyon yoğun görülebilir.
 
Ceza amaçlı sevgiden mahrum bırakılan ya da ‘’Seni bir daha sevmeyeceğim’’ gibi cümleler, takiben ‘’arkadaşların seni sevmez’’ gibi cümleler de agresyon sebeplerinde temel faktörlerden biridir. 
 
Bu tür davranış durumlarını yetişkinler ne yazık ki çoğu kez anlamlandıramamaktadır. Bu davranışlarda eksik olan bir model ilişkisi ve yaşama dair güvence eksiktir çocuklar için. Sevgiyi koşulsuz sunan ebeveyn modellerine ihtiyaç duyarlar.
 
İteleme eylemi çoğu kez çocuklar için bir yardım çığlığıdır. Aile içi eğitim hataları, örneğin yoğun tv izlemeler ve anne baba arasındaki kural farklılıkları, çocuklardaki sınır kavramının varlığını yok ederek uyumu zorlaştırır.
 
Agresif Çocuklar için yardım zorunluluk taşır. Temel neden düşünülmeden yapılacak davranış antrenmanları ile (profesyonel bir destek dahilinde) ebeveynler çocuklarına en iyi yardımı yaparak bu durumu atlatabilirler.
 
Stres faktörleri dahilinde çocukların bu durumlarda yaşadığı kaygıyı fiziksel ve psikolojik gevşeme ile
atlatmaları mümkün olabilmektedir. Progresif kas gevşeme teknikleri, fantezi yolculukları, otojen gevşemeler, meditatif gevşemeler etkili örneklerdir. Çocuklar uyumadan önce onları gevşetici ve düşlere sürükleyici masallar bunlara iyi örneklerdir.
 
Şiddet yönelimli olan çocuklar genel olarak sosyal ilişkilerde bir anlamsızlık/anlam verememe durumu yaşarlar ve karşıdaki bireyin davranışlarını tam olarak doğru algılayamazlar. Başkalarının yolladığı iletişimsel sinyalleri doğru anlayamazlar. Başka bireylerin davranışlarını ve tavırlarını öğrenmek, anlayabilmenin temelidir. Bu yüzden agresyonu yaşayan çocuklara öncelikle anlam/anlamlandırma çalışmaları yapılmalıdır.
 
Bu çalışmalarda çocuklar, karşısındakilerin davranışlarını öğrendikleri gibi kendi davranışlarını da anlam ile tanımlayabilmektedir. Otoriter tavırlar bu çalışmalarda etkili olan tavırlar değildir.
 
Çocuğunuzun değerli olduğunu hissettirin. Onun dikkat çeken negatif davranışları üzerinde durmaktansa güçlü yönlerini keşfedin ve değer verin, çünkü onların sizden en büyük beklentisi bu. Onlara değerli olduklarını hissettirin ve pozitif davranışlarında onun iyi yaptıkları şeylerle mutlu olduğunuzu belirtin.
 
Oto-kontrol, agresif özellikler taşıyan çocuklar için zor bir kavramdır. Öğrenilen model ise problemlerinin şiddetle ve öfkeyle çözümüne dairdir. Rol oyunları bu noktada etkileyici ve etkili bir terapotik yoldur.
 
Agresif çocuklarda empati kavramının tekrar tekrar çalışma gerekliliğini bir kez daha vurgulamak gerekir belki de. Agresif çocuklar yaptıkları şiddet eylemlerinde kendilerini başkalarının yerine koyma eylemini çoğu kez gösteremezler, çünkü bu yetiye genel olarak böyle bir durumda sıra gelmez. Bu yetiye eylemleri sırasında yer verebilmeleri için aile ile de ortak bir çalışma ile duygular ve duygunun ifade biçimleri konusunda çalışılmalıdır.
 
Korku ve mutluluk ne demektir? Üzgün ya da kaygılı olduğum zamanlar nasıl davranmalıyım? Duyguları mimiklerimle ve bedenimle nasıl ifade edebilirim? Bu gibi çalışmaların aile ile çalışması ve ailenin de bunu çocuk ile antrenman şeklinde pratik şekilde uygulaması gerekmektedir.
 
Agresif Çocukların sınırlara ihtiyacı vardır.
 
Şiddet çoğu kez sınırlarını tanımamak ya da sınırsızlık olarak değerlendirilir. Bu eylemin önüne geçmenin en etkin yolu ise ebeveynlerin tek bir ağızdan aynı kurallar dahilinde sınırları çizmesidir. Ebeveyn olarak baktığımız çerçevede elbette duygu yüklü bir annelik babalık vasfı unutulmamalıdır. Aynı zamanda farklı rollerinizin varlığını da unutmamalısınız. Ebeveyn olarak hem anne-baba, hem eş hem de bir bireysiniz ve bu çerçeveden bakarak kendinize kendiniz ve aileniz için zaman ayırmalısınız.
 
LİTERATÜR
Krowatschek, Dieter; Wut im Bauch: Aggression bei Kindern, 2004
 
Hergenhan, Anton; Aggressive Kinder?: Systemisch heilpädagogische Lösungen, 2015
 
Parens, H. ; Kindlice Aggressionen, München/Kassel, 2007
Canmehmet bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 113
Kayıt tarihi
: 23.07.16
 
 

Almanya'nın Berlin kentinde Pedagoji, SHU ve Psikoloji alanlarında yüksek başarı bursu ile lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster