Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '08

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
4035
 

Çocuklarda özgüven oluşumu

Çocuklarda özgüven oluşumu
 

Çocuklar araştırmaya, öğrenmeye ve problem çözmeye heveslidirler.

Çocuğunuzun yetkinliklerini hissetmesini, niyetini ifade edip gerçekleştirebilmesini sağlayacak uygun ortamlar yaratın.

Ne yapmak istediğini ve bunu nasıl başarabileceği hakkında ve problemin çözümü üzerine konuşmasına fırsat vererek problem çözmeye heveslendirin. Hatta problemin çözümü üzerine beraberce kafa yorun.

Diyelim ki çocuğunuz ulaşamayacağı bir yerde bulunan meyveyi almak için zıplıyor ama boyu yetişmiyor. Masanın örtüsünü çekiyor ve siz kızıyorsunuz ve o da ağlamaya başlıyor. Bu durumda kızıp istediği meyveyi eline vermek yerine, Ne istediğini sorun. Ve bunu elde etmek için ağlamasının bir çözüm olmadığını söyleyin. “Beraber çözüm bulmaya ne dersin. Ne yapabiliriz onu almak için” diye çözüm bulması konusunda yüreklendirin.

“İstersen su tabureyi kullanabilirsin.” şeklinde yönlendirmeler yapabilirisniz. Veya onun bulduğu çözüm üzerinden konuşabilir yönlendirmeler yaparak veya ufak yardımlarda bulunarak istediği meyveyi almasını sağlayın.

Siz çocuğunuza sadece yüreklendirmiş, o ise bir şeyi tek başına başarmanın mutluluğunu yaşamış olacak.

Benzer bir durumda ağlamanın çözüm olmadığını bilecek ve çözüm bulma becerisi gelişecek. Kendisi çözüm ürettiğinde ve sonuca ulaştığında kendisine olan güven duygusu artacaktır.
Siz de çocuğunuzun özgüveninin oluşmasına katkıda bulunmuş olacaksınız.


Çocuğunuzu sözcüklerle yüreklendirin.
“Bunu başarabileceğini biliyorum”, “Başarabileceğini biliyordum aferin sana” gibi onu yüreklendirici ve güvendiğinizi hissettirecek cümleler kurun. Sizin ona güvendiğinizi bilmek, çocuğunuzun başarma arzusunu artırır.

Problem oluştuğunda yargılayıcı olmayın!

Kendi başına bardağına su koyarken döken çocuğunuza “Zaten hep birşeyleri döker saçarsın” demeyin.!!

Çocuğunuza masaya dökülen suyu silme sorumluluğunu verin. Bunu başarabilir. Ardından da “Şimdi tekrar deneyebilirsin. Bu kez başarabileceğini düşünüyorum” veya “Üzülmene gerek yok masaya dökülen suyu silebilir ve ardından tekrar deneyebilirsin.Eminim bu kez daha iyisini yapacaksın” diyebilirisiniz.

Gerçekten de daha iyisini başaracağından emin olun.

Çocuğunuzun özgüveninin oluşumundaki en büyük etken bilinçli birer anne baba olarak onları yüreklendirmek ve onlara güvenmektir.


Çocuklarınızın duygularını konuşun, değer verin ve kendinizinkileri paylaşmaktan kaçınmayın. Onların hissettiklerine değer verdiğinizi bilmek çocuğun özgüveninin oluşmasında önemlidir.

Çocuğunuza duyduğunuz sevgiyi çocuğunuzun davranışları üzerinden asla şarta bağlamayın. Onu her koşulda seveceğinizi bilmesi önemlidir. Yanlış bir davranış yaptığında artık onu sevmeyeceğinizi veya daha az sevdiğinizi söylemeyin.

Çocuğunuzu başka çocuklarla veya kardeşiyle kıyaslamayın. Onun tek ve farklı olduğunu, eşsiz bir kişi olduğunu ve kimseye benzemesi gerekmediğini unutmayın.

Siz onu başkalarıyla kıyaslamazsanız, büyük oranda o da kendisini kıyaslamayacak ve başkaları gibi olmaya çalışmayacaktır.

Kendisi olmaktan mutlu bir birey özgüveni tam bireydir.

Bilgilerin faydalı olacağını umarım.

Psk. Ezgi Başaran

Not: Bu yazı "Çocuğumun özgüveni nasıl oluşacak " başlıklı yazımın devamı niteliğindedir.

turgenyev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim çalıştığım yörede özgüveni destekleyen anneler ve babalar çok az. Ama ilerde ne kadar önemli olacağını anlayan herkes daha gayretli oluyor. Yzaılarınızın devamını diliyorum.

cetuşa 
 04.06.2008 10:45
 

bilmek, okumak, anlamak, farkındalık , uygulamak için yeterli olmuyor...neden biz Türkler uygulma aşamasında sınıfta kalıyoruz, neden hayatımızda nezaket, saygı, sınır ve asalet yok...gençliğimde bilmiyordum, şimdilerde biliyor ama uygulama aşamasında zaman zaman tökezliyorum...Avrupa'da kaldığınız dönemin akabininde yurt dönüşü eminim sizde zorlandınız, teşekkür, özür, rica yoksunu okumayan bir ülke oluşumuz daha çok gözünüze batmıştır. hep söylerim çocuk yetiştirmek , bir annenin hayat tezidir..ilk okuduğumda çok etkilemişti bu söz beni. en başa dönecek olursak çocuk yetiştirmeden önce, ebeveynlerin yetişmesi gerekmiyor mu???cahil , kaba, okumayan, kötü müzik kültürü olan bir ailenin çocuğu ne kadar artıya sahip olabilir ki??

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 02.06.2008 15:14
Cevap :
Çocuklarımızı yüreklendirdiğiniz ölçüde elbette artıları olacaktır önemli olan onun bizden biri olmasını beklememek, birkaç merdiven daha üzerimizde olması için yüreklendirmektir. Bazen biz çocuklarımıza yetişemeyiz ama onlara destek olduğumuzu bilirlerse onlar o merdivenlerde daha ileriye tırmanırken mutlaka onlara eşlik edecek birilerini bulur ve örnek alırlar. Nesiller de böylece gelişiyor aslında.  02.06.2008 21:54
 

Benim 2,5 yaşında bir kızım var ve artık nasıl davranacağımı bilemez duruma geldim. Kızım yaşıtlarına göre erken konuşan yürüyen bir çocuk .Son zamanlarda çok hırçın oldu ,sürekli bağıran bir anne olmak istemiyorum ama maalesef bağırmak zorunda kalıyorum.Ona karşı sert davrandığımda "bana neden bağırıyorsun,onu niye yere attın ,güzel güzel konuş" şeklinde bana karşı geliyor.Güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum :))Henüz kreşe gitmiyor. ne yapmamı ve nasıl davranmamı tavsiye edersiniz. sevgiler...

nur_banu 
 29.04.2008 10:42
Cevap :
Merhabalar Banu hanım, 2 yaş oldukça kritik bir dönemdir. Çocuk bebeklik döneminden yavaş yavaş kendi kararlarını verebileceğini ve istediklerini gerçekleştirebileceğini keşfedder. Aslında bu dönem terrible two olarak nitelendirilir:) Çocuk anne babaya karşı gelir, hırçınlaşır, istediğinin olması konusunda diretir. Eğer sorunumuz tam olarak bu ise geçici bir dönem olduğunu söyleyebilirim. Bazı çocuklarda 2 buçuk yaşından 3 buçuğa kadar uzayan bir dönemdir. Önerim ona şunuyap bunuyapma gibi yaklaşımlarda bulunmak yerine seçimler sunun. Böylece kararlarını kendi veriyormuş gibi hissedecek. 2 yaş çocuğunun asıl isteği özgür olmak ve seçimlerini anne babanın değil kendisinin yapmasıdır ki bunu sağlamış olacaksınız.Tabi aslında sizin sınırlarınız ve şıklarınız arasından seçim yapacak:) Doğal bir süreçten geçtiğini unutmayın ve hırçınlığını da doğal karşılayın, sinirlenmeyin. Sizin öfkeniz ona iyi gelmeyecektir. Bırakın istediğini yapsın ama sizin 2 sıkkınız arasından seçim yaparak:)  05.05.2008 19:56
 

Üzerinde durduğunuz bu temel noktalar çok önemli.( Biz yetişkinler için bile önemli) Özellikle gelişim evresinde durup dinlenmeden sorular soran çocuklara kapıları kapatmamalı anne babalar. Sus şimdi işim var... sen de canım nereden buldun bu saçma soruları... git televizyon izle.. çekil ayak altından evladım... gibi yaklaşımlar da çocuğun merak duygusunu öldürüp, , ya da sadece televizyon dünyasına hapsolmasına ,baştan savılması kişilere güvenini yitirmesine ve dolaysıyla da kendi özgüvenini geliştirmesine engel olacaktır. Ne kadar meşgul olursak olalım ya da yorgun; çocuğun sorularına yanıtının bi kısmını da kendisinin keşfetdebileceği yanıtlar verebilmeliyiz. selam ve sevgiler.

Ezgi Umut 
 27.04.2008 12:45
Cevap :
Çok güzel ifade ettiniz. Katkınız için teşekkür ederim.  27.04.2008 16:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 176
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 11156
Kayıt tarihi
: 10.04.08
 
 

  Kolektif Psikoloji'nin Kurucularından Psikolog Ezgi Başaran Bireysel Terapi, Grup Terapiler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster