Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
15467
 

Çocuklarda uyku bozuklukları

Çocuklarda uyku bozuklukları
 

Neden uyuduğumuz sorusunun yanıtı henüz bulunamamış durumda. Uykunun hafıza ve hatırlama ile ilgili olduğuna dair bilgiler var. Ayrıca bağışıklık sistemimize etkisi olduğu, bu nedenle hastalıklar sırasında iyi bir uykunun iyileştirmeyi hızlandırdığına inanılıyor.

Sağlıklı düzenli bir uyku sürecinin; çocukların biyolojik ve psikolojik gelişimleri açısından önemi büyüktür. Çocuklarda %20-%30 oranında uyku bozukluklarına rastlanılmaktadır. Bu çocukların %27sinde uykuya dalma güçlüğü, %25inden fazlasında ise sık gece uyanmaları görülmektedir.

Uyku bozuklukları tüm yaş gruplarında çok sık görülen ve her yaşta kişinin günlük işlevselliğini, dikkat ve öğrenme becerilerini belirgin olarak bozabilen sorunlardır. Öte yandan hatırlama sorunları, sinirlilik, duyusal hassasiyette artış görülebilmektedir. Çoğu ebeveyn için küçük çocuklarında görülen uyku sorunları oldukça sıkıntı verici olmaktadır.

BELİRTİLERİ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?
1. Uykunun düzensizliği ile ilgili sorunlar ilk yıllarda özellikle ilk 3 yıl içinde,
2. Gece korkuları "kabuslar" 3 yaş sonrasında,
3. "Gece terörü" 5-12 yaşları arasında
4. "Uyurgezerlik" 5-15 yaşları arasında,
5. Gün içi duyumlar, Tv'de seyredilenlerden etkilenme 5-15 yaşları arasında ortaya çıkar.

Uyku sorunlarının altında pek çok faktör yer alabilir. Gastroesofajeal reflü, uyku apnesi, çeşitli akciğer patolojileri, nörolojik problemlerin yanı sıra annedekil stres, gebelik dönemi depresyonu, aile içi sorunlar, çocukta zor mizaç, duygusal aşırı tepkisellik ve bakım vericiler arası uyku ritüelleri uygulamalarında tutarsız davranışlar uyku sorunları ile ilişkilendirilmektedir.

1. Bebeklikte uyku düzenlenmesi sürecindeki aksaklıklar neden olabilir.
2. Biyolojik, yapısal özelliğe bağlı olarak uykuya gereksinim az ya da çok olabilir.
3. Yaşamakta olduğu bir strese bağlı olabilir.
4. Geçirmekte olduğu bir ruhsal bozukluğun belirtileri olabilir.
5. Seyrettiği ve korktuğu bir Tv programı, arkadaşlarının korkutucu bir şakaları, evde büyüklerinin yaptırım aracı olarak seçtikleri yanlış ve korkutucu anlatımlar (şöyle yaparsan cehennemde yanarsın, cezalandırılırsın gibi) neden olabilir.
6. Karanlık, hırsız gibi korkular olabilir.
7. Ebeveynin kendi aşırı ve yersiz kaygısından kaynaklanan kontrolleri neden olabilir.
8. Gün içinde evde, okulda, sokakta duyduğu ancak yaşı gereği kavrayamadığı konular üzerinde abartılı yanlış yorumlamalar neden olabilir.
9. Bedensel rahatsızlıklar, uyku yerinin ve koşullarının dağınıklığı da geçici de olsa uyku bozukluklarına neden olabilir.

UYKU BOZUKLUKLARININ SINIFLANDIRILMASI

Uyku problemi olan çocuklar, aşağıdaki üç belirtiden birini ya da daha fazlasını gösterirler:

(1) Güçlükle uykuya dalarlar ya da uyuyamazlar;
(2) Gündüz uyuklarlar;
(3) Uyku sırasında alışılmadık ya da istenmeyen hareketler yaparlar .

Dissomniler
Obstrüktif (tıkayıcı) uyku sendromu
Narkolepsi
Protodissomniler
Parasomniler
Uyku-Uyanıklık Geçiş Bozuklukları
Huzursuz bacak sendromu
Gece kabusları
Gece Terörü (uyku terörü)
Uyurgezerlik
HİPERAKTİVİTE

UYKU BOZUKLUĞU NELERE YOL AÇIYOR?
- Dikkat toplamada güçlük
- Aşırı hareketlilikten gündüz aşırı uyku hali
- Dürtüsellik
- Huysuzluk
- Hırçınlık
- Okul performansında düşüklük
- Öğrenme bozuklukları
- Sosyal ilişkilerde sorunlar
- Kalp yetmezliği, yüksek tansiyon
- Patolojik derecede utangaçlık

- Derin uyku sırasında salgılanan büyüme hormonu uyku bölünmesinden olumsuz etkileniyor. Bu çocuklar büyümede kullanacakları enerjiyi gece uykuda solumak için kullanmak zorunda kalıyor. Bu nedenle büyüme ve gelişme geriliği görülüyor.

REHBER ÖĞRETMEN NELER YAPABİLİR?
İlk olarak çocukta görülen uyku bozukluğunun nedenlerini araştırmalı ve ailenin harekete geçmesi için aile ile işbirliği yapmalıdır.

Sorun tıbbi yardım gerektiriyorsa aileyi bu yönde bir sağlık kuruluşuna yönlendirmelidir.

Çocukla görüşerek ve psikolojik danışma hizmeti sunarak uyku bozukluğunun neden olduğu olumsuzlukların azalmasına yardımcı olabilir.

Çocuğun ev, aile ortamı hakkında bilgi sahibi olmalı ve çocuğun hangi şartlarda (fiziksel, psikolojik) uyuduğunu öğrenmelidir. Olumsuz, kötü ve yanlış durumlar varsa bunları düzenlemeleri için aile ve çocuğu bilgilendirmelidir.

Uyku bozukluğu ile birlikte görülen davranış bozuklularına eğilmeli ve çocuğun bunlarla baş etmesine yardımcı olmalıdır.

Çocuk uyku bozukluğundan dolayı cezalandırılmamalı ve buna karşılık çocuğun bu problemi aşması için birlikte hareket ederek özverili davranılmalıdır.

Uyku sorunu gösteren çocuklarda öykü alınırken hem uyku hem uyanıklık davranışları üzerine odaklanılmalı, ayrıca gelişimine uygunluk ve yetiştirilme biçimi sorgulanmalıdır. Ayrıntılı değerlendirme yapılırken; “Sorun hangi yaşta başladı?”, “Hangi koşullarda oluşmaktadır?”, “Çocukta bu sorun nasıl engeller oluşturmaktadır?”, “Sorun ısrarcı mıdır?”, “Hangi etmenler sorunu ağırlaştırmakta veya azaltmaktadır?”, “Bu sorunlardan en çok etkilenen aile bireyleri kimlerdir?” ve “Ailenin yetiştirilme tarzından farklı bir sorun mudur?” gibi sorular sorulmalıdır.

Gündüz kısa uyku, gündüz uyuklama, yatma zamanı ve gece uyanmaların yaşa göre normlarla karşılaştırılmış olması gerekir. Yapılandırılmış uyku günlükleri ve uyku alışkanlıkları anketleri faydalı yardımcılar olarak iş görür. Uyku terörleri gibi bozukluklarla uyku bölündüğü zaman, hem olayın gerçek saatini hem de uyku başlangıcından olay anına kadar olan zamanı belirlemek önemlidir. Horlama, solunum durması, yürüme, konuşma, yatağı ıslatma, başını vurma ve sallanma gibi uykuyla ilişkili davranışlar hakkında sorular sorulması gereklidir. Son olarak, uyku bozukluklarının aile öyküsü ve güncel aile uyku uygulamaları tanımlarının saptanması gerekir. Ayrıca hastanın anamnezi, kullandığı ilaçlar (özellikle stimulan ve sedatifler) ve diğer maddelerin kullanımı ve ailesindeki uyku problemleri de değerlendirmede dikkate alınmalıdır.

NELER YAPILABİLİR?
- Küçük çocuk büyürken sabaha kadar yatağında kalması gerektiğine kanaat getirmelidir. Anne-Babalar çocuklarının kendi yataklarına gelmelerine müsaade etmemeli ve bu konuda katı olmalıdırlar. Eğer çocuğun özel bir nedenle rahat ettirilmesi, özel olarak fazla ilgi gösterilmesi gerekiyorsa, bu çocuğun kendi odasında, kendi yatağında yapılmalıdır.

- Çocukların çoğu 2 yaş civarında bebek yataklarından vazgeçerken, bir kısmı üç yaşına kadar bebek yatağında kalırlar. Çocuklar çok erken devrede normal yatağa geçirilmemelidirler, çünkü bu şekilde çocuklar için “güvenli” bir ortam kaybedilmiş olunacaktır.

- Yatak değişimi yeni bir kardeşin gelecek olması nedeniyle planlanıyor ise bu değişiklik yeni bebeğin gelişinden haftalarca önce yada sonra yapılmalıdır. Böylece çocuk yeni bebek tarafından “yerinden edildiği” ya da “onun kendi yerine konulduğu” fikrine kapılmaz. Bebeğin yatağının ana babanın odasından 3 ile 6 ayda ayrılması en idealidir. Böylelikle küçük bebeklerin çoğunda görülen periodic gece uyanmaları uzun uyanıklık devrelerine dönüşmez.

- 6 ile 9 aydan itibaren, bebek geceleyin kalktığı zaman beslenmesi, yatağa konulup örtülmesi ve beslenmesi sakin ve uyumlu bir şekilde yapılmalıdır ki bebek tüm aile bireylerinin sessiz bir zaman gereksinimi olduğunu öğrenebilsin.

- Eğer bebek gece vakti yatağına konulduğu zaman rutin olarak ağlıyor ise (ve sağlıklı ise), ya da gece yarısı mama istemek için ağlıyor ise, anne baba bebeğe en az fiziksel temas sağlamalı ve çocuğun tamamen uyanmasına yol açacak davranışlardan kaçınmalıdırlar. Daha sonra anne baba odayı terk etmeli ve araları giderek uzatarak odaya daha az gitmelidirler. Bu teknik ile genellikle çocuk ana babayı rahatsız etmeden, kendi kendine tekrar uyumayı öğrenir.

- Kabuslar ve gece korkuları 3-4 yaşlarında sık görülür. Bu durumda loş bir odada çocuğa destek olunmalı ve sakince rahatlatılmalıdır. Bu ataklar sık olarak ortaya çıkıyorsa, çocuğun gece korku ve rüyalarına neden olabilecek gündüz şartları dikkatle gözden geçirilmelidir.

UZMANLARIN ÖNERİLERİ
1.Her gün aşağı yukarı aynı saatte kalkmaya çalışın.
2. Gün içerisindeki saatlerde yeterli ışık alan ortamlarda olmaya çalışın.
3. Sadece uykunuz geldiğinde yatağınıza gidin.
4. Eğer gece uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte zorluk çekiyorsanız öğlenden sonraları uyumaktan kaçının.
5. Kahve, sigara ve alkol gibi maddeleri özelikle akşam saatlerinde kısıtlayın.
6. Hafta içinde belirli günlerde bir miktar yürüyüş veya diğer spor aktivitelerine zaman ayırmaya çalışın. Bu gevşemenize ve dolayısıyla iyi bir uyku uyumanıza zemin hazırlar.
7. Yatağa gidiş zamanınızdan en az bir saat önce günlük aktivitelerinizi bitirin (fiziksel ve ruhsal olarak uykuya hazır olun).
8. Sadece uyumak için kullanılan ısı, ses ve ışık izolasyonu konforlu bir yatak odası ortamı sağlamaya çalışın.

TEŞEKKÜRLER

Selim KEİYİNCİ
İzzet BAT

ATATÜRK ÜNİVERİSTESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK 4. SINIF

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 13888
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Rehberlik ve psikolojik danışmalık mezunuyum. bir Psikolojik Danışman olarak paylaşım ve ifade al..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster