Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '13

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
429
 

Çocuklarda varlık kavramı

Çocuklarda varlık kavramı
 

Yaş Grubu: 12(Soyut İşlem Dönemi)

Varlık kavramı Felsefe Tarihi içinde oldukça önemli bir yere sahip hatta tüm felsefenin temelini oluşturan bir kavramdır. Aslına bakılırsa varlık dediğimiz şey, her ne kadar hemen hemen her filozof tarafından çeşitli açıklamalar ile ele alınmışsa da, tikel insanın zaten sorgulamakta olduğu veya bu bilinçli bir sorgulama olarak kabul edilmese dahi, düşünmekte olduğu bir şeydir. Çocuklar da pek ala bu sorgulayışın önemli bir parçasını oluştururlar, iletişim halinde olduğunuz herhangi bir çocuk size kendi dünyasından çekip alacağı pek ala mantıklı sayılabilecek şeyler anlatabilir ve varlık üzerinde zaten düşünmekte olduğunu, zaten bir bilinçli veya bilinçsiz fikre sahip olduğunu gösterecektir. Ancak felsefi bir bakış ile varlık kavramının ele alınması hedef kitlemiz olan çocuklar üzerinde, onlara yeni ufuklar açmak, yeni düşünüş tarzlarına ulaştırmak anlamında ve potansiyel sorgulama çıtalarını yükseltmek anlamında önem taşıyacaktır. Biz burada çocukların zihinsel gelişimini de göz önünde bulundurarak aslında “gerçek varlık ve zihinsel varlık” kavramları üzerinde düşünmelerini sağlamaya çalışacağız. Peki, bunu nasıl yapacağız?

12 Yaş Soyut işlem dönemi ve ergenliğe hazırlık dönemi olarak çocukların bağımsızlık kazandıkları, zihinsel egzersiz yapabildikleri, sistemli hayaller kurabildikleri ve kendilerine yönelik sorgulamalar yapmaya başladıkları dönemdir.

Mert 7.Sınıf öğrencisi ve dikkat eksikliği ve hiperaktif bozukluk tanısı olan çok zeki bir çocuktur. Henüz 12 yaşında olmasına rağmen Fantastik Romanlar okumayı ve Bilim Kurgu filmleri izlemeyi seven Mert ile Varlık üzerine sıra dışı bir diyalog geliştirebildik. Mert ile birlikte önce 2005 ABD yapımı “Constantine” filmini izledik. Filmi kısaca özetlemek gerekirse;Los Angeles’lı özel dedektif John Constantine doğaüstü olaylarda inanılmaz başarılıdır. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla, Cehennem'e gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından ilgisi vardır. Eliyle tutup gözüyle görmediği hiç bir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson’un, ikiz kız kardeşi esrarengiz bir şekilde intihar edince, Constantine ile işbirliği yapmak zorunda kalır. İkili cehennem yaratıkları ve iblisleri alt edip, Los Angeles'ın karanlık sokaklarında yollarını bulmak için birlikte savaş verirler.” Mert ile bu fantastik gerilim filmini izledikten bir süre sonra Mert’e, “Varlık sence Nedir?” sorusunu yönelttim. Bir süre düşündükten sonra Mert, “her şey varlıktır” cevabını verdi. Bunun üzerine Mert’e, filmden yola çıkarak; gerçek varlıkların neler olduğunu, sadece görebildiklerimizin mi var olduğunu, düşünebildiklerimizin varlığının nasıl olduğunu sordum. Mert bu sorularımı cevapsız bırakarak, bana başka bir soru yöneltti, görmediğim zaman arkadaşlarımı özlüyorum, eğer hala var olmayı sürdürüyorlarsa neden özlüyorum? Bu sorusunun üzerine Mert’e, Constantine’in filmde sahip olduğu özel yeteneklerinin gerçekte var olup olmayacağını sordum. Mert hiç düşünmeden, bu imkansız bunu hiç görmedim bu sadece filmlerde olabilir burada yok, cevabını verdi. Mert’e ya biz de şimdi bir film sahnesindeysek ve birilerine göre var birilerine göre yoksak ne olacak? Diye sordum. Mert uzunca bir süre düşünüp, “ben hep varım sen de hep varsın, görmediğimiz şeyler de var ama bundan emin değilim, mesela sevgiyi göremiyorum ama senin beni yıllardır sevdiğini biliyorum.” Dedi. Bu kez Mert’e, düşündüklerin mi gerçekten var yoksa görebildiklerin mi? Sorusunu yönelttiğimde, artık bir şeyler söylemeyi bırakıp uzunca bir süre kafasını kaşıyarak düşünmeye devam etti… Bir süre sonra bana “sence ben var mıyım?” diye sorunca amacıma yavaş yavaş ulaştığımı farkettim.

Sanırım kafasını hayli karıştırmıştım…

Sahiden, biz onları görmediğimizde varlıklar nereye gidiyorlar? Düşündüklerimiz de var mı yoksa sadece algıladıklarımız mı var? Gerçekte var olanlar varoluşsal, düşünebildiklerimiz de öz ise, varoluş özden önce mi gelir yoksa öz hep vardı sonradan mı cisim kazandı?

 Sıla PAYLAR/Akdeniz Felsefe

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 505
Kayıt tarihi
: 19.04.12
 
 

Psikoloji - Felsefe - Özel Eğitim - Rehberlik  " Tüm çocuklar gülsün diye, gökyüzünü Mavi'ye boya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster