Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
288
 

Çocuklarımız ve biz

Çocuklarımız ve biz
 

Sus! Ayıp! Yasak! Günah! Aklın ermez karışma!!! Biz bu öğretilerle büyüdük. Kalıplaşmış öğretiler. Bilinçaltımıza yerleşmiş ya da zorla yerleştirilmiş öğretiler. - Ben aile çocuğuyum! Annemden hiç ayrı kalmadım ki. Diyor geçenlerde bir kızımız. Bağımlılık. Kendimiz olduğumuzda da ister istemez bu öğretilerin baskısından kurtulamadık ve bir yanımız eksik kaldı hep. Bir yanımız güvensiz. Dönüp dolaşıp negatif düşüncelere dayanmıyor mu sınır? Hayatımız arabesk ve negatif. Kendi aramızdaki pozitif insanları da anlamamız güç olduğundan onları da bozuyoruz ya aramızda en çok ona yanıyorum. Adet, anane, örf. Tabu. Bir bakıma iyi , bir bakıma kısıtlayıcı, kötü. Hangisi doğru? Dayatılan öğretilenler mi? İçten gelenler mi? Kaçımız öğüt dinleyerek ya da öğütlere uyarak geliştirdik ki kendimizi. Öğütler ve kısıtlamalarla mı geliştirdik kendimizi , yoksa yaşamsal tecrübelerimiz ile mi? Tecrübe yediğimiz kazıkların bileşkesi ya. 5 yaş altı bir çocukla,yanan sobanın hikayesini herkes bilir.Gerçi artık soba diye bir şey kaldı sayılmaz ya. Sobaya yaklaşıyor çocuk. Ebeveynler telaşa kapılıyor.Dur! Yaklaşma!!!! Cızzz!!! Ani bir telaşla kucaklayıp alıyorlar çocuğu sobanın yanından. Şimdi bu çocuk bu davranışlar zinciri karşısında bir daha sobaya yanaşmayacak mı? Yoksa, daha da bir merak mı uyanacak içinde? Çocukcağız sobaya yaklaşıp yanmadan o sobaya yaklaşmamayı öğrenmeyecek ne yazık ki. Anneciğim. Canım anneciğim sobaya yaklaşılmaması gerektiğini bana nasıl öğretmişti biliyor musunuz? Baş parmağımı alıp hafifçe sobaya değdirmişti. Elektrik çarpmış gibi bir şey olmuştu önce. Canım yanmasına yandı tabi. Sonra da hemen alıp parmağımı emmiş ve üflemişti can acımı geçirmek için. Sobaya hafif bir dokunmak ondan uzak durmamı anlamama yetmişti. Yasaklarla ve kısıtlamalarla büyüyoruz büyütüyoruz. Kendi eksikliklerimizi yaşamasınlar diye hırslarımızı çocuklarımızdan çıkarıp onları yarış atı konumuna sokuyoruz. Onlar tertemiz saf ve inanın bizden daha insan, daha dürüst, daha akıllı geliyorlar dünyaya. Biziz onları bozan. Biziz onları düzeltiyoruz diye bozan. Hırsı,düşmanlığı,kavgayı,bencilliği,parayı,zirveyi,gücü biziz onlara öğreten.Onların bizden değil ama bizim onlardan öğreneceğimiz çok şey var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1826
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster