Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
354
 

Çocuklarımız

Gözümüzüzün bebeğidir onlar. Gönlümüzde, gözümüzde hiç büyütemediğimiz. Yollarına ömrümüzü düşünmeden serdiğimiz, onlarla nefes aldığımız, onlarsız olamadığımız yaşamımızın baş tacıdır onlar.

Hayatımıza katılacaklarını öğrendiğimiz andan itibaren başlar değişimlerimiz. Kendimiz için yapmadıklarımızı onlar sağlıklı olsun, zeki olsun, iyi gelişsin diye yapmaya başlarız. Daha ilk günlerinde yaşamımızın yönünü kendilerine çevirirler. Sonrasında ise uykuları uykumuz, hastalıkları derdimiz, sevinçleri mutluluğumuz olur serpilir yaşamımıza. Onlarla güler, onlar için ağlarız.

İğneyle kuyu kazmak derler çocuk büyütmeye. Emek vermek, uğraşmak, yorulmamak gerekir.Onlar büyürken biz engelleri sırtlanır, önlerindeki yolları açmaya çabalarız. Bu çaba gün gelir kabuk değiştirir ve her şey onun için sağlanan imkanlara döner.

Ay sonu maaşımızla istediği en pahalı oyuncağı aldığımızda onu dünyanın en mutlu çocuğu yaptığımızı, ya da okuttuğumuz özel okullar ile, avuç avuç paralar döktüğümüz özel hocalar, dershaneler sayesinde kapıların ardına kadar açılacağını düşünürüz önlerinde. Bu imkanları sağlarken hiçbir eksiğinin olmadığını, her çocuğun sahip olamadığı, onun olan bu özel şartların karşılığını yerine getirmediğini düşünürüz. İçten içe bazen de dışa vurarak kızgınlığımızı gösteririz.

Ne pahalı oyuncaklar, ne özel okullar. Çocuklarımızın yanında olabilmek, onları hayata hazırlayabilmektir aslında yapmamız gereken. Sapasağlam ayaklarının üzerlerinde durabilecekleri, güçlükler ile savaşabilecekleri, kendi başlarına doğruyu ve yanlışı ayrıştırabilecekleri düşünce gücünü belleklerine yerleştirebilir duruma gelmeleridir aslında başarıları. Parklarda rastlıyorum bazen. Sigara içiyorlar. Yaşları çok fazla değil. On üç bilemediniz ondört yaş civarları.Kızlar da var içlerinde. Paylaşıyorlar, keyif alıyorlar. İçim sızlıyor onları gördükçe.Uyarmaya çalıştığımdaysa umursamıyorlar bile. Hani emeklerimiz, çabalarımız. Bizim çocuklarımız onlar okusunlar adam olsunlar diye okullara gönderdiğimiz ama ruhunda esen fırtınalardan habersiz olduğumuz çocuklarımız.

Asıl vermemiz gereken duygular yerine onların uzaktan önlerine seriyoruz yaşamı. Başıboş bırakıp dilediklerince yaşasınlar, imkanlarımızı kullansınlar diyoruz. Farkında olmadan en büyük kötülüğü biz yapıyoruz. Silkelenip önce bizim kendimize gelmemiz gerekiyor. Onları dünyaya gelmesini sağlayanlar, isteyenler bizleriz. Onların tercihi değil yaşamları. Öyleyse üzerimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmeliyiz. Yüreklerini, vicdanlarını görmeyi öğretmeli, doğruyu yanlışı usanmadan vermeliyiz.Bıkkınlıklara, yeterlere yer olmamalı çocuk yetiştirirken. Bir gün yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız karşımızda duracak ve bizden hesap soracaklar. Kabahat onların değil hiçbir zaman. Hamur olan beyinlerinin doğru yoğrulamayışında. Bizim yorgunluklarımızda yada üşengeçliklerimizde.

Uyanalım uykumuzdan, başımızı kaldıralım çok yoğun işlerimizden. Bizi bekleyen, bize ihtiyaç duyan çocuklarımızın gözlerinin içine sevgiyle bakarak konuşalım. Onları eleştirerek değil anlamaya çalışalım. Hiçbir şey için geç değil. Onlar geleceğimiz.Sağlam olmayan geleceğin kimseye faydası olmayacaktır. Ellerini tutalım. Konuşmayı öğrenelim. Kalplerine ulaşabilelim. Onlar bizim her şeyimiz. İlk göz ağrılarımız. Sadece hak ettikleri sevgiyi, ilgiyi zamanında aralıksız vermeyi bilelim. Onlar her şeye değer.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 908
Kayıt tarihi
: 04.02.10
 
 

İstanbul doğumluyum.Bir kızım var 4 yaşında. Okumayı ve yazmayı çok seviyorum. Yazdıklarımı paylaşma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster