Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '08

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
658
 

Çocuklarımıza her şeyi öğretebiliyor muyuz?

Çocuklarımıza her şeyi öğretebiliyor muyuz?
 

img443.imageshack.us/.../melek351eytanez2.jpg


Okul veya yuva çağına kadar çocukların ilk öğretmenleri anne ve babalarıdır. Şu sıralarda çocuklar okula genellikle servis araçlarıyla gidiyorlar ama bizim çocukluğumuzdan beri anne ve babaların çocuklarına söyledikleri en önemli uyarı “Tanımadığın kişilerle hiçbir yere gitme” cümlesidir. Bu cümle daha ileriki yaşlarda çocuklar yetişkin çağa geldikten sonra bile “İyi tanımadığın kişilerle ilişkilerine dikkat et” şeklinde değiştirilmeli ve yaşam boyu bu prensip göz önünde bulundurulmalıdır.

Aşağıda yazacağım yaşanmış bir olayın anne ve babaların çocukları kaç yaşında olursa olsun, onlara akla gelebilecek her konuda deneyimlerini aktarmalarının ve onların olası uğrayabilecekleri zararları asgariye indirebilecek uyarıları yapmalarının gerekliliğini vurgulaması açısından okunmasını diliyorum.

Burak, 23 yaşında fakülte son sınıf öğrencisidir. Okula devam mecburiyeti olduğundan ancak yaz tatillerinde zaman zaman çalışarak harçlığını çıkarmakta, okul zamanında ise ailesinden maddi destek olarak öğrenimine devam etmektedir. Harcamaları için ailesi kendisine ek bir kredi kartı da tahsis etmiş olup, bu konuda bir problem yaşamamaktadır.

Her genç gibi Burak’ın da kız arkadaşları olmakta, dışarıda buluştukları kızlarla evde bilgisayar başında Messenger aracılığıyla da görüntülü olarak konuşmaktadırlar. Günümüzde gençler herhalde kısa zamanda birbirlerinden sıkılıyor olacaklar ki girlfriend veya boyfriend diye tabir ettikleri arkadaşlarını sık sık değiştiriyorlar. Belki de bu durum evliliklerde yaşanması gerekenlerin arkadaşlık aşamasında gerçekleşmesinden de kaynaklanıyor olabilir.

Burak şimdiye kadar hiçbir kız arkadaşını ailesiyle tanıştırmamıştı. Ta ki Pelin’i tanıyana kadar. Pelin 20 yaşında cilt bakım ürünleri satılan bir mağazanın satış bölümünde çalışıyordu. Zamanımızda, ister kız, ister erkek olsun, gençler birbirlerinin aileleriyle tanışıyorlar, hatta birbirlerinin evlerinde de kalıyorlar. Bu durum artık kız annelerince de normal bir davranış olarak görülüyor. Burak Pelin’i ailesiyle tanıştırdığında aile fertleri kızın candan ve samimi davranışları yanında çocukların birbirlerine yakıştığını düşünüyorlardı. Ailece bir yere gittiklerinde Burak’ın kız arkadaşını da götürüyorlar, özel günlerde kıza da hediye alıyorlardı. Kısaca genç kızı kendi gelinlerinden ayırmıyorlardı. Burak da bazı geceler kızın evinde kalıyor, evde bulunan kızın annesi de bu durumu hoş karşılıyordu.

Aradan 2 yıl geçmişti. Son birkaç aydır Burak, Pelin’le fazla görüşmüyordu. Ailesi Burak’a “Aranız açık mı” diye sorduğunda Burak, “Pelin şu sıralar çok yoğun, ailevi sorunlarıyla ilgileniyor” diye cevap veriyordu. Birbirlerinden habersiz hiçbir şey yapmayan ikili, zaman içersinde bağımsız hareket etmeye başlamıştı. Bir gün Burak ailesine, Pelin’den ayrıldığını söyledi. Ailesi ise gelini gibi benimsediği kızdan ayrılmasına üzülmüştü. Bir daha da evlenmeyi düşünmediğin kız arkadaşlarını bizimle tanıştırma dediler.Ayrılma nedenini sorduklarında ise Pelin’in ona haber vermeden babasıyla İstanbul dışına çıktığını, Burak’ın da mesaj atarak, bir daha beni arama dediğini çocuklarının ağzından duymuşlardı.

Aradan 2 ay geçmiş, bir gün kapıya postacı bir haciz ihbarnamesi getirmişti. Borçlu olarak da Burak görünüyordu. Kendi adına kayıtlı olan bir telefon borcundan dolayı eve 700.- YTL.tutarında bir haciz gelmişti. Haciz ihbarnamesi üzerindeki telefon numarasını Burak’ın anne ve babası bilmiyordu. Babası “Sen hüviyetini hiç kaybettin mi?” diye sorduğunda, Burak hayır diye cevap vermişti. Bilinmeyen bir telefon numarası için haciz gelmesi aileye de garip gelmişti. Babası haciz ihbarnamesine karşı itiraz dilekçesi yazmadan evvel Burak’a bir kere daha sordu. “Bu numara bir şekilde sana ait çıkarsa, haciz bedelinin %40 inkar tazminatıyla beraber öderiz. Onun için tekrar düşün. Türk Telekom’a bir şekilde imza attın mı?” Burak o zaman “Pelin’in annesi eve kablolu yayın alacakmış, kendi alamıyormuş, benden rica ettiler. Orada birkaç yere imza attım.” Zaten haciz ihbarnamesinde yazılı olan telefon Pelin’in ev telefonuymuş.

Burak’ın babası, kızın annesini aradığında, “Siz Türk Telekom’a borçlu olmanızdan olacak benim oğlumun adına telefon aldırmış sonra da ödememişsiniz. Bunu hemen ödemeniz gerekiyor.” dediğinde kızın annesi “Benim şu anda ödeyecek durumum yok. Siz ödeyin ben size ayda 50.- YTL olarak öderim” Hayret edilecek bir olaydı. Kızın annesi ne kadar da pişkindi. Bu arada Pelin çalıştığı işten ayrılmış ve cep telefonunu da değiştirmişti. Çok öfkelenen ve kızın evine gitmek isteyen Burak’ı anne ve babası engelledi. Babası “Tamam , borcu ödeyelim. Ödedikten sonra telefonu iptal et ve daha başka bir şeyler imzaladınsa onları da kontrol et” dediler. Sonuç olarak 335.- YTL. kablolu telefon borcu ve 445.- YTL. adsl borcu olmak üzere yaklaşık olarak l.500.- YTL. lik bir fatura çıkmıştı karşılarına.

Bütün bunları öğrendikten sonra Burak’ın babası kızın annesini bir kere daha aradı. “Çocuğun iyi niyetinden faydalanıp, kendi evinize her türlü şeyi bağlatmışsınız. Fakat bir kere bile ödememişsiniz deyince, “Kadın yine pişkin pişkin, “Neden telaş ediyorsunuz. İki yılın hatırı var. Nasıl olsa öderiz.” diyordu.

Kadının bu sözlerinden sonra durum daha değişik bir hal almıştı. Bir kadın kızını kullanarak onun erkek arkadaşını borçlandırmış ve sonra da hiçbir şey olmamış gibi rahat davranıyordu.

Bu nedenle çocuklarınız kaç yaşında olursa olsun ailelerin, onlara hiçbir yere size sormadan imza atmamalarını, ve iyi tanımadıkları kişilerin aileleriyle içli dışlı olmamalarını öğütlerken, bu yaşanmış olayı da akıllarından çıkarmamalarını diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7879
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3326
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster