Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '10

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1195
 

Çocuklarımızı bile kaybedecek kadar kendimizi kaybettik!

Çocuklarımızı bile kaybedecek kadar kendimizi kaybettik!
 

Çocuklarımızı kaybediyoruz, çocuklarımız kaçırılıyor...Şu gündemin ağırlında, darbeler, açılım, işsizlik, yoksulluk derken, insanımız da kendini kaybetti. Kayıp çocuklar, kendimizi de kaybettiğimizin göstergesi!

Az gelişmiş ülkelerin sorunudur, çocukların kaybolması…ya insafsız çocuk tacirlerinin eline düşer, zengin çocuksuzlara satılırlar, ya fuhuş batağında, ya da organ tacirlerinin iğrenç emelleri için kullanılırlar. Öyle acımasız, öyle vicdansız, öyle merhametsizlerdir ki daha ağzı süt kokan bebeyi bile beşiğinden kaçırırlar.

Son yıllarda bizde de kaybolan çocukların sayısında dikkat çekici bir artış var. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, bu güne kadar 1016'sı kız olmak üzere 1661 çocuk için kayıp başvurusu yapılmış. 18 yaşından küçük çocuklar için yapılan kayıp başvurusunda il bazında İstanbul birinci sırada, son yıllarda Doğu ve Güneydoğu illerindeki artış ise dikkat çekiyor.

Kayseri Tavas’ta, bayramda kaybolan 2 küçük çocuk hala bulunamadı, Bingöl’de, günlerdir kayıp olan iki kız çocuğunun evlerinden epey uzaklarda bir derenin kenarında cesetleri bulundu. Mardin’in Mazıdağı ilçesinde bir mezrada salyalı bir arsız kız çocuklarını kaçırmaya kalktı. Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı çeşitli yurtlarda kalan 6 kız çocuğu, izin alarak çıktıkları yurtlara son bir hafta içerisinde geri dönmedi…bunlar medyaya yansıyanları, daha duyulmadık bilinmedik neler vardır?

Soğuktan donarak ölen çocuklar, bayramda kaybolan çocuklar, kuyulara düşen çocuklar, dağda havan topu ile can veren çocuklar… biz nasıl bu hale geldik, çocuklarımız gözümüzün önünde yok oluyorlar! Ya sokaklarda yaşayan, mendil satan, tartıcı çocuklar. Ya minik elleri makine yağı pisi içinde arabaların altına yatan çocuklar, çöpten yemek toplayan çocuklar!...Biz nasıl bu kadar kendimizi kaybettik ki, geleceğimiz olan çocuklarımızı da bu kadar heba ediyoruz…tertemiz yürekleri, pırıl pırıl gözleri, yumuk yumuk elleri, ilgisizliğe, açlığa, fakirliğe kurban ediyoruz, insanlıktan nasibini almamış canilere adeta teslim ediyoruz.

Sabah evden Allaha ısmarladık diye çıkıp bir daha geri dönmeyen çocukların, anaların, babaların olduğu, 17 bin 500 faili meçhul dosyasının bulunduğu, demir parmaklıkların ardında binlerce çocuk suçlunun güneşe hasret kaldığı bir ülke haline döndük. Yarına olan güvensizlik, iş, aş,ekmek telaşının içinde aileler kendini kaybetti…bakın yakın çevrenize göreceksiniz, bu çocukları biz büyükler kaybediyoruz…İnsanı insanlıktan çıkardık!

Bu yürek parçalayıcı, cani çocuk düşmanlığını içimiz burkula burkula izliyoruz…yok mu bunun çaresi, önlemi?

Emniyet Genel Müdürlüğü ailelerin çocukları konusunda dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor. Anne babaların, çocukların kimlerle görüştüğünü, ilişkilerini takip etmeleri gerekiyor. İnternet de tehlikeli, internette tanıştığı kişiler, birtakım çocukları maceraya sürükleyebiliyorlar. Ailelerimizin duyarlı olmaları gerektiği kadar halkın da duyarlı olması lazım.

Gözümüzün önünde çocuklarımız kayboluyor, kaçırılıyor...çocuklarımızı bile kaybedecek kadar kendimizi kaybettik!

Mücteba Kılıç bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Saldım çayıra, mevlam kayıra" hikayesi biraz da bizimki. İncelense kaybolan çocukların büyük bölümü ya varoşlardandır ya da gelir düzeyi düşük ailelerin çocukları. İş güç derken bir de bakmışlar ateş içlerine düşmüş yakıyor. Bu gerçeği kaçıran da biliyor, devlet de.

Hakkı Uysal 
 02.02.2010 9:55
Cevap :
aynen öyle...bunlar cehaletin sonucudur bir de insanlıktan çıkmışların vicdansızlığı!...teşekkürler, sevgiler  03.02.2010 19:59
 

Ah berancım her kayıp çocuk haberinde bir çocuk yanım eksiliyor, ne acıdır ne çaresizliktir, nasıl bir yaşarken ölmektir bir anne-babanın çocuğunu kaybetmesi...düşünmek bile çok zorrr...ve belki ilk yapılacak şey anaları babaları çocukları bilinçlendirmek çünkü 2 yaşında 4 yaşında bir çocuğun sokakta nasıl tekbaşına bırakılabileceğinede aklım ermiyor ve tabi çok yüksek cezaların verilmesi ...hiç bir ailenin böylesi bir acıyı yaşamaması dileğim ve polise taş atan berivana 7 yıl ceza verilirken merak ediyorum çocuk hırsızlığının cezası ne kadar acaba? çünkü eşya hırsızlığının kapkaçın o kadar azki cezaları ...

sevtap özkahraman 
 01.02.2010 10:40
Cevap :
Biz çocuklarımızı koruyor sanıyoruz, sadece sanıyoruz işte...aslında çocuk kayıpları ve kaçırılmaları eskiden de az değildi ancak bu aralar medyanın üstüne düşmesiyle gündeme çıktı...kesinlikle de gündeme çıkmalı, insanlar bilinçlenmeli...Berivan! ....bir taşta ben atıyorum adaletin böylesine!...teşekkürler, sevgilere  03.02.2010 19:57
 

Ben de sizin gibi iktisat mezunuyum Beran Hanım. İktisatta yumuşatılmış bir kelime var bilirsiniz “gelişmekte olan ülkeler”. Biz de, Türkiye olarak, hep “gelişmekte olan ülkeler” içinde gösterilirdik. Az gelişmiş değil, gelişmekte olan bir ülke! Oysaki bu değerlendirmenin belli kriterleri vardır; pek çok ekonomik verinin yanında, çocuk ölümleri gibi. Biz ölümlerin önüne geçememekle beraber bir de çocuk kaçırmalarını ekledik üstüne. Düne kadar küçük yaşta çalıştırılan çocukların ya da sokaktaki sahipsiz çocukların durumunu konuşuyorduk, bugün “sahipli” olan çocuklarımızı bile elimizden kaçırıyorlar. Sorunlarımız o kadar çoğaldı ki, neresinden tutacağımızı bilemiyoruz artık. Eğitim? Sağlık? Adalet? Faili meçhuller? Kirli çamaşırların bir bir ortaya dökülmesi? Gelir adaletsizliği? İç borçlar/Dış borçlar? Peki ya çocuklarımız? Dediğiniz gibi, bence de önce çocuklarımızı koruyup kollayabilmemiz gerekiyor. Temelimizi yeniden kurmak için çocukları koruyup, eğitmek ve sahip çıkmak... Sevgiler.

Hezar Yokus 
 01.02.2010 1:24
Cevap :
Merhaba, kesinlikle her satırına katılıyorum...bugünün çocukları yarının büyükleri diye klasik bir söylem vardır ama çok doğrudur, şimdi düşün şu zamandaki çocukların büyük olacakları zamanı! ben çok umutlu değilim açıkçası...teşekkürler, sevgiler  03.02.2010 19:55
 

Yıllardır çocuklarla birlikteyim. Bizim milletin bir özelliği var. Milletçe çocuk severiz ama yalnız kendi çocuğumuzu severiz. Bu nedenle etrafta olanlarla fazla ilgilenmeyiz. Hiç değilse kendi çocuğumuzla ilgilensek. Kaybolmalar dışında pisi pisine ölen bir sürü çocuk var. Büyükler çocuklara karşı her zaman duyarlı olmalı, devlet de önlemini almalı. Selamlar, sevgilerimle...

moonlight1 
 31.01.2010 22:33
Cevap :
Merhaba moonlight, "yalnız kendi çocuğumuzu severiz" tesbitine katılıyorum....çok doğru,kendi çocuğumuzla ilgilenmeyi de ya abartıyoruz ya da hepten ilgisiz kalıyoruz...teşekkürler, sevgiler  03.02.2010 19:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2236
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster