Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
199
 

Çocuklarınız İmalathane Değildir

Çocuklarınız İmalathane Değildir
 


Uyum sürecine bağlı olarak okullar bir hafta öncesinden açıldı ama esas 2017-2018 Eğitim ve öğretim dönemi, pazartesi günü başlayacak.

Özellikle çocukları bu sene sınavlara katılacak ebeveynlerin her biri bir telaş içindeler. Hemen hepsi çocuklarının en iyi okullarda okumasını istiyorlar. Başarılı olsun, etraftaki insanlar onları parmakla göstersin, ‘benim çocuğum’ ile başlayan övgü dolu cümleler kursunlar ve iç dünyalarındaki gizli başarısızlık sendromunu bir parça olsun tatmin edebilsinler.

Maalesef toplumdaki başarı duygusu yanlış algılanıyor. Okul başarısı kadar, yaşamın her alanındaki başarı faktörü göz ardı ediliyor.

Kitap fuarları sebebiyle Anadolu’nun birçok iline gitme fırsatımız oluyor. Bu illere gittiğimizde, söyleşi için okullara davet ediliyoruz. Farklı yaş gruplarının sınıflarına gidiyor, hayata dair konuları konuşuyoruz. Hepsi de çok dikkatli dinliyorlar. Sonra onlara soruyorum, “Hangi meslek alanında uzmanlaşmak istiyorsunuz?”

Birçoğu meslek isimlerini söylüyor ve ardından şunu soruyorum;

“Bu meslekler ile ilgilenmeyi siz mi istiyorsunuz yoksa ailenizin seçimi mi?”

Sınıfın yarısından çoğu, ailelerinin istekleri olduğunu söylüyor.

Anlatmak istediğim konu, ebeveynler zamanında olmak isteyip de sahip olamadığı meslek unvanlarına,  çocuklarının almasını istiyorlar ama bu isteklerini onlara dile getirirken, “Evladım sen bu mesleği yapmak istiyor musun? Bu meslek senin ruh dünyana, fiziksel becerilerine uygun mudur?” diye sormuyorlar.

Toplumumuzda nice üniversite bitirmiş, belli unvanlara sahip olup da aslında ben bu mesleği yapmak hiç istemiyordum diyen mutsuz bireylerle dolu.

Birçok resmi kurumda, başına silah dayatarak görev yapıyorlarmış edasıyla duran memurlar var.

Aşkla yerine getirilecek saygın mesleklerin adını lekeleyenleri de unutmamak gerekir.

Sevgili anne ve babalar, çocuklarınıza hedef belirlemeden önce onları tanıyın. Nelerden hoşlanırlar, ilgi alanları nedir?

Ruh dünyaları ile özleşen meslekler nelerdir?

Sözel hafızası mı, yoksa sayısal hafızası mı daha baskın geliyor, araştırın?

Hedef koyduğu mesleğin özelliklerini araştırın, bu mesleğe uyum sağlayabilecek mi? Zorluklarını göğüs gerebilecek mi?

En önemlisi de sevgiyle yapabilecek mi?

Tüm bunları anlayabilmek için de çocuklarınızla verimli vakitler geçirmeniz gerekecektir.

Televizyonlardan, tablet ve telefonlardan bir parça uzaklaşıp, onlara zaman ayırmanız gerekecektir.

Meslek seçimi, hedef koymak zannedildiği kadar kolay bir şey değildir. Çocuklarınızı, pahalı özel okullarda okutarak, maddi ihtiyaçlarını karşılayarak, iyi bir ebeveyn olmaz, iyi bir patron olursunuz. Çünkü siz çocuğunuzu bir firma olarak görüyor, tüm sermayeyi yatırıyor ve üretim potansiyeli bekliyorsunuz.

Çocuklarınız sizin egolarınızı tatmin edecek imalathaneler değildir.

Bu nokta anlaşıldığı zaman, toplumda başarılı, ne istediğini bilen, azimli bireyler yetişecektir.

Yeni eğitim ve öğretim yılının tüm eğitimcilerimize, öğrenci ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 435
Kayıt tarihi
: 30.04.14
 
 

1976 Denizli doğumlu olan yazar; ilk-orta-lise eğitimlerini Denizli'de tamamladı. Eskişehir Anado..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster