Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
519
 

Çocuklarınızın sözünü dinleyin, onlar biliyor..

Çocuklarınızın sözünü dinleyin, onlar biliyor..
 

Çocuklarınızın sözünü dinleyin..


Hiç çocuğunuzu gerçekten dinlemeyi denediniz mi?

Deneyin.. Çok şaşırabilirsiniz duyduklarınıza.. Tabii ki eğer anlarsanız ne dediklerini, önce yeniden öğrenmeniz gerek o özel lisanı.. Maalesef unutturuldu nicedir. Kimilerimiz direndi unutmamaya.. Ama çoğunuz yenildi farklı algılanmanın acısını yaşamamak adına.. Ama eğer şimdi cesaret gösterir de, yüreğinizi kocaman açıp da dinlerseniz, anlarsınız ancak onların ne dediğini. Ne basit, ama bir o kadar derin bilgileri, size öğretmeye geldiklerini.

Kapı kapı, diyar diyar, guru guru, kitap kitap, öğreti öğreti, dolaşıp da bir türlü tatmin olamadığınız tüm o bilgileri, o küçüçük bedenli, kocaman yürekli varlıklardan en saf haliyle öğreniverirsiniz hem de bir çırpıda.. ama yeter ki yüreğinizle birlikte o düşünce karmaşasında boğulmuş zihinlerinizi de açın. Açın ki duyduğunuz bilincinizde yer etsin.. Sizi kökten sarsıp değiştirsin. çünkü buna ihtiyacınız var. Çünkü bunu siz istediniz aslında. Farkında olmasanız da.

Siz demediniz mi ah şu Dünya' nın hali n' olucak? Kökten değişmesi gerek valla.. Biri gelse de şu ülkeyi, toplumu, düzeni değiştirse. Dilemediniz mi, şu çığrından çıkmış Dünya' yı birileri gelip de yeniden cennete dönüştürsün?

Sesiniz duyuldu. Dualarınız kabul oldu. Geliyorlar.. Geldiler.. Ama onları kim dinleyecek eğer siz aileleri olarak önce onlara kulak vermezseniz?

Çocuklar.. hele hele henüz okul çağına gelmemiş olanlar.. Diyelim ki henüz 3 ya da 5 yaşlarındalar. Ah ne şanslısınız onların ebeveynleri, en çok da siz şanslısınız Ben' ce! Neden mi? Sizler için, çok daha fazla ümit var.. Dinleyin onları, daha fazla geç olmadan. Kulak verin çocuklarınıza tüm içtenliğinizle.

Çünkü gerçek sevginin saf sesi onlar. Temiz. Tertemiz. Henüz işe yarayıp yaramayacağı, 40 yaşına geldiğinde halen tartışılan tonlarca bilgilerle, sınırlı, kısıtlı düşünce kalıpları ile kirletilmemiş.

Ne olduğu belirsiz, ne zaman kullanılacağı hiçbir zaman bilinememiş, ama adettendir diye nesiller boyu hem evlerimizde hem sosyal hayatta zorunlu öğretilmiş saçma sapan bilgilerle zehirlenmemiş.

Öz gerçekleri, sözde bu Dünya daki yaşamda ayakta kalmak, yaşam savaşı vermek, güçlü olmak, kazanmak adına, henüz unutturulmamış. Özdeğerlerinin bilincinde, görevleri için ihtiyaç duydukları güç ve cesaret yüreklerinde. ve bir o kadar da kendinden emin bu çocuklar. Bunlar sanki başka türlü çocuklar.. Di mi farkında olan anneler, babalar, ebeveynler?..

İndigo, kristal, gökkuşağı çocukları.. Siz ister bir kategori ismiyle anın isterse kendi sismleri ile..Bu çocuklar özel çocuklar..

Bütün çocuklar özeldir hele ki aileler, i sevdikleri için.. Ama eğer ki siz onların özdeğer ve özsaygı bilinçlerini farkında olmaksızın yerle bir etmediyseniz. Öz yeteneklerini hiçe sayıp da illaki siz istiyorsunuz diye zorlama beceri göstermelerini dayatmadıysanız. Kendi seçim hakları olduğunu. Kendi hayatlarını yönlendirme özgürlükleri olduğunu. Sahip oldukları tek hayatın şimdi ve burada sadece bu hayat olduğunu. Bu hayatı gönüllerince yaşamaya sonsuz hakları olduğunu. En önemli yaşam amaçlarının ise "sadece en iyi kendileri olmak" olduğunu bu "sizin için özel" bir o kadar da "Can" ınız, "en değerli varlığınız", "hayat"ınız, "varoluş amacınız" olan çocuklarınıza unutturmadıysanız.. Tüm bu doğuştan "hak"ları olan seçenekleri, çocuklarınızın ellerinden, size de en masum halinizde öğretilmiş korkular adına, bilinçsizce almadıysanız tabii ki.. Aldıysanız da canınız sağolsun.. Napalım, birileri de bir zamanlar sizin ellerinizden almıştı tüm bu doğal yaşam haklarınızı.. Gık' ınız bile çıkmamıştı o zaman, hatta haberiniz bile olmamıştı büyük ihtimal..Elbette ya..

Ama hatırlayın, o yüreğinizde çok aşina olduğunuz acıyı, kendini gerçekleştirememiş, çünkü kendisiyle yüreğinde bir türlü doğru iletişim kurma yolunu halen bulamamış olmanın acısını, siz çok iyi bilirsiniz. Kendi hayatı ellerinden kayıp giderken sesini çıkaramamış olmanın vicdan azabını, suçluluk duygusunu, en iyi siz bilirsiniz. Ve ne yaparsa yapsın kendi kendine bir türlü yetememenin, en büyük başarıları elde etse de, içindeki acıyı yine de dindirememenin ızdırabını sizden daha iyi kim bilebilir di mi? Hele ki onca acı çekerek yaşanmış yılların ardından, kapı kapı dolaşıp acıları dindirmeye çare ararken, bir bakmışsınız ki, tek amaç aslında "sadece en iyi kendin olmak" tır, ve bu hayattaki en büyük sorumluluğunuz sadece budur aslında..

İişte o an yıkılırsınız.. Hele bir de anne babanız hayatta ve benzer bir konu açıldığında "çocuğum ben herşeyi senin iyiliğin için yaptım" "sadece sen mutlu ol bu yeter bize" der ise.. Siiz' ce bu noktada denebilecek, yapılabilecek birşey kalmışmıdır geriye dönük? Ben' ce, ne deseniz, ne yapsanız, ne çabalasanız boştur artık.. Geçmiş olsun.. Öfkeden çıldırsanız kaç yazar. Kime ne fayda.. Silin geçmişinizi, çekin üzerine bir sünger.. Yepyeni kendiniz olmaya karar verin başlayın yeniden dönmek için, o saf, tertemiz, masum, el değmemiş, zehirlenmemiş, "engin çocukluk bilgeliğinize".. Ne mutlu cesaret edebilip de bu seçimi yapabilene.. Bravo..hele ki başarana..

Ama tüm bu benzer şeyleri yaşamış ebeveynler olarak sizin şimdi çok daha büyük bir sorumluluk bilinciniz, ve ulvi bir göreviniz daha var, şimdi burada "özel anne babalar" olmayı seçerek, bu "çok özel çocuklarınız" için yapabilecek "çok özel şeyleriniz" var.. Ben' ce..

Mesela, dinleyin çocuklarınızı.. Açın yüreklerinizin kulaklarını sonuna kadar.. Boşaltın zihinlerinizi dibine kadar.. Yer açın saf sevginin vehçelerine tüm Ben' liğinizde.. Kaybedecek neyiniz kaldı ki? Hem kimbilir kaybettim sandığınız ne varsa, bir bakmışsınız yeniden buluvermişsiniz tam da yüreğinizin içinde, capcanlı, taptaze.. Yüreğinizdeki çocuk canlanıvermiş bir anda.. Zaten sizi bekliyormuş sessizce bu ana kadar, taa ki siz onu yeniden gelip de buluncaya kadar. Söz dinlemiş sessizce "sus sen daha küçüksün anlamazsın" dendiği için bir zamanlar..

Ben' ce bu kadarını borçlusunuz çocuklarınıza.. Hem yanıbaşınızda, hem içinizde yaşayan "o çok özel çocuklarınıza"..

Sevgilerimle..

Nesli



 

Senem Yeşim Kuzu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinlemek. Çok kolay gözüküp bir o kadar zor olan. Çocuklarımızı dinlememiz gerektiği ancak bu kadar güzel anlatılırdı. Dediğiniz gibi bizleri dinlemedi kimse, öyleyse oturup düşünmeli ve dinlemeye başlamalıyız çocuklarımızı...Çok teşekkürler!!!

Beril Atakul 
 10.04.2011 23:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 675
Kayıt tarihi
: 12.02.11
 
 

Merhaba:) şimdiye kadarki kendimi, hayat görüşümü ve farkındalıklarımı, duygu ve düşüncelerimi yüreğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster