Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '17

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
264
 

Çocukluğumun Türkiye'sini özledim.

Çocukluğumun Türkiye'sini özledim.
 

Elif Şafak bir tweet atmış bu sabah:

"Çocukluğumun Türkiye'sini özledim. TV karşısında kuruyemiş/elma yeni yıl kutladığımız masum ülke nerede? Nefret kusuyor herkes kendine benzemeyene" diye.

Hislerime tercüman oldu.

Hakikaten o masum ülke nerede?

İçim içimi kemiriyor, uyandığımdan beri. Huzursuzum, ben de pek çok yurttaş gibi. Artık güvenliğimiz dışındaki bütün talepler lüks… Tek bir talep yükseliyor: can güvenliği!

Her şey anlamını yitiriveriyor. Akşam ne yemek yapsam da kaygı mı? Hadi ordan! Çocuğun sınavları var, ama ders çalışmıyor da dert mi? Ay sonunu zor getiriyorum bu maaşla diye şikayet etmek de nesi? Aklına ne gelirse gelsin, hepsi bir zerre kadar küçük ve değersiz.

Ağaçları kesmeyelim, dereleri kurutmayalım eylemleri hepten tuhaf geliyor insana, buradan bakıldığında. İnsanlar ölürken ağaçlara, derelere sıra gelmez ki!

Can güvenliği yoksa hiçbir şey mevzu bahis olamaz! Bütün sıkıntılara rağmen şairin dillendirdiği ‘yaşamak sevinci’nin de esamisi okunmaz. Örneğin Nazım’ın  ‘Yani yaşamak ağır bastığından’ dizesi bile söylenemez olur, bu garip havalarda.

……….

Biz nasıl bu noktaya geldik?

Korkarım ki hiç anlamadan kendimizi buluverdik bu iklimde.

Keşke vakitlice fark etseydik, neyin ne anlama geldiğini. Çözebilseydik zamanında, toplumca sürüklendiğimiz bu tablonun şifrelerini. Kör, sağır, dilsiz olmasaydık, bir şeyler söylemeye çalışanlara. Bu ülkenin ne kadar değerli olduğunu zamanında anlayabilseydik…

Keşke ölenlere damgalar vurmasaydık zamanında. Şu Ermeni, şunlar Kürt, şunlar komünist, şunlar ateist, şunlar sağcı… demeseydik… Ölenler insan, diyebilseydik ve her ölenle biz de ölseydik! Birileri ölürken zevk-i safa içinde mutlu olamayacağımızı daha evvelinden anlayabilseydik.

……………..

Ölümlerden sonra birlik türküsü tutturmak da bayatladı. Yaşananlardan önce olabildiğince ayrılık türküsü tutturanlar, orada burada onlar-bizler ayrımı yapanlar olay mahallinden tereyağından kıl çeker gibi sıyrılıyorlar.

Yıl başı öncesi kanal kanal dolaşıp yeni yılı kutlamayın, hindi kesmeyin, deyip parmak sallayarak ‘Müslümana yakışmaz.’ diyenlerin bu iklimde payı yok mudur? Diyanetin iki gün önce verdiği fetvanın bir payı yok mudur yaşananlarda? Bunları söylerken, herkes istediği gibi yaşamakta özgür, onları katletmek ‘Müslümana yakışmaz!’ diyemeyenlerin suçu yok mudur?

.........................

Ülkemi seviyorum, kimseyi öldürmeyi düşünmedim şimdiye kadar. Ülkemin sorunlarıyla ilgili kelam söylemek beni vatan haini, terörist yapmaz! Artık gerçek teröristler yakalansın! Bir vatandaş olarak bunu istiyorum. İnsanları yıl başı yaşanabileceklere karşı uyaran Ahmet Şık mıdır, hapishanelere yakışan, yoksa huzurumuza gerçek silahlarıyla, bombalarıyla kastedenler mi?

“Burası Pakistan değil, Türkiye!” derken özgüvenli olmak istiyorum. Sağcısıyla, solcusuyla birlikte yaşamak istiyorum insanlarımla.

Sorunlar beraber çözülür, yeter ki sağlık olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 248
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Mimar Sinan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı /  İlgi Alanları: Okumak, yazmak, gezmek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster