Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3885
 

Çocukluk aşkım nerdesin?

Çocukluk aşkım nerdesin?
 

Aşkın ne olduğunu ilk ondan öğrenmiştim. Onun için, yarım bırakmıştım mahalle arasındaki oyunumu defalarca. Günlerce hiç konuşmadan sadece gülüşmüştük. En saçma kıskançlıkları onunla yaşamıştım. En masum kavgalarımız için beraber ağlamıştık. Çok farklı bir sevmekti bizimkisi. Onu ilk sinemaya götürürken arkadaşlarımın top oyadığı arsanın kenarından geçirmiştim övünerek. Hatta sinemada elini bile tutmuştum. Bu yüzden ağabeyinden yediğim dayak bile beni hiç yıldırmamıştı. Okulun kapısında bekleyerek biraz korkarak da olsa almaya devam ettim onu. Okulla ormana gittikleri gün ağaçtan ağaca gerdiğimiz ipte oynadığımız voleybolu hiç unutamam. Onu öpmek için günlerce yaptığım plan, her defasında umulmadık bir aksilik çıkarak bozuluyordu. Ve onu ilk elini tuttuğum sinemada öpmeyi başarmıştım. Gerçi aniden kafasını çevirince heyecandan neresini öptüğümü hatırlayamasamda, daha sonraları isabetli öpme oranım iyice artmıştı.

Tünel' de devamlı buluştuğumuz bir kafeteryada ilk sigaramı onunla içmiştim. Eve geldiğimde ağzım zehir gibi olmuş , evdekiler anlamasın diye bir kutu naneli sakızı çiğneye çiğneye yutmuştum. O gün içtiğimiz yarım paket sigara son sigaralarımız olmuş, bir daha ağzıma sigara koymamıştım. Hele bir gün onunla buluşmak için çıraklık yaptığım avizecinin demirleriyle vapura binip de kadıköye geçince işten de kovulmuştum. Artık rahatlamıştım. Onunla daha sık buluşup, bol bol geziyorduk. Çamlıcada güzel bir yerimiz vardı, oraya gidip kimsenin geçmediği anlarda birbirimize sarılıyor hatta daha da ileri gidip öpüşebiliyorduk. Orası ikimizin yeri gibi olmuştu. Ta ki bir gün bekçi bizi kovalayana kadar.

Okulu bitirdiğinde, babasının tayininin çıkması sebebiyle İstanbul'dan ayrılacaklarını öğrendiğimizde ikimizde yıkılmıştık. Son kez buluştuğumuzda birbirimize çocukça hatıralar vermiştik. Ben deri bir künye vermiştim, o da bana mermerden bir kalp şeklinde kolye vermişti. Birbirimize sarılarak dakikalarca göz yaşı döktükten sonra, tekrar buluşacağımıza söz vererek ayrılmıştık. Fakat sadece bir mektup alabilmiştim. O zamanlar cep telefonu olmadığı için de haberleşememiştik. Oturduğumuz evden de taşınmak zorunda kalınca iyice kopmuştuk. Yıllar sonra, evlendiğini bir kız arkadaşından öğrendim. Bir müddet gözlerim hep onu aradı. Evlendiğini bildiğim içinde, peşine düşmek istemedim.

Ama her yaşadığım ilişkide, onunla yaşadığım masum heyecanları, ilk öpücüğün büyüsünü, onunla ilk içtiğim sigaranın acılığını, yüzündeki sevgi dolu bakışı bulmaya ve anlatamadığım ilk çocukluk aşkımın duygularını hissetmeye çalıştım. Sizce böyle bir sevgiyi ve aşkı bulabildim mi? Peki ya siz bulabildinizmi?

Ümit Culduz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk aşk gibisi yok 18 yaşındayım ilkokul 3 'ten beri bir kıza aşığım ve lise sondayım aynı sınıftayız 9 senedir onu seviyorum ama o bunu bilmiyor ne yapıcağımı ne ediceğimi bilmiyorum acılırsam onu kaybetmektende korkuyorum bu zamana kadarda acılmamış olmamamın nedeni onu kaybetme korkusudur.onu kaybetmektense böyle yanımdayken bir ömür gecirmeye razıyım :(:(:(:(

rodriquezsantes 
 18.01.2009 22:00
Cevap :
Denize aşık olmuşsun dalgaların haberi yok. Cesur ol ve bırak kendini onun dalgalarına. Belki kucaklar, belkide fırlatır seni uçsuz bucaksız kıyılara.Her ikiside güzeldir, sınavı yaşamak adına.  22.02.2009 10:48
 

Metin Bey ilk aşk unutulur mu hiç?ilk aşk bambaşka:)ama anılarda kalıyor.Belki evlenmiş olsanız bu kadar güzel kalmazdı aşkı yüreğinizde ya da ilk aşk olmazdı o zaman:)sevgiler...

ScReAm 
 31.05.2007 17:17
Cevap :
İlk aşk, bir çok duygunun ilk kez yaşanmasını da beraberinde getirdiği için kolay kolay unutulamaz bence. Söylediğin gibi belkide ilk aşkı ile evlenenler, bu duygunun farklılığını bizler kadar anlayamazlar belkide. Sevgilerimle  01.06.2007 0:39
 

sezen ablanın dedığı gıbı ne bır ses nede haber gelmıyor artık ondan:) lıse ve unıv yılları cok hızlı gectı ve gerıye baktığımda fazla bısey gorememek ınsanı yıpratıyor...acaba doğru ınsanı bulabılecekmıyım yıllar da gelıp gecıyor .:)..gecen gun baktım online mezunıyet yıllığındakı yorumları okudum acaba iletişim kurmaya calıssammı dedım ...aradan coookk uzun zaman gecmıs...

dennz 
 16.02.2007 13:05
Cevap :
Sevgili Deniz; neyin doğru neyin doğru olmadığını anlamak o kadar zorki. Doğruları bulacağız diye çoğu zaman giden trenleri kaçırır dururuz. Hayat belkide bulduğumuz kişilerle beraber savaşmamımızı istiyor. İnsan denemeden, içine girmeden tanıyamıyor karşısındakini. Bence yaşam, hayatın ufak ipuçlarını yakalamak kadar basit, bağlı olduğumuz zincirleri kırmak kadar da zor. Yorumuna teşekkür ederim. Metin Özkaya / Medyum  16.02.2007 14:51
 

Bir zamanlar yaşamıştım,çok masum,çok temiz duygularla başlamıştık.Ama zaman bizden çok şey götürdü.Emin olun kavuşunca bir dert,kavuşamayınca ayrı bir dert...Bir anı,bir aşk öyküsü,hem de en güzelinden...Zaman içinde eriyip gidebiliyor..

_E...A_ 
 16.02.2007 9:16
Cevap :
Sevgili Esra, Büyüdükçe, öğrendikçe, tanıdıkça, ve yaşadıkça büyü bozulur. İlk aşkların unutulmazlığının nedeni de budur. İnsanoğlu hep bilinmeyene ve tatmadığı duyguya ilgi duyar. Yabancıya ilgi duyar. Yakınlaştıkça o sihir bozulur ve sıradanlaşır. Bunun içindirki davranışlarının bir yerlerinde keşfedilecek bir anlaşılmazlık bırakacaksın. Seni keşfettiklerinde ise , yeniden yapılandıracaksın kendini.Yeni enerjilerle monotonluğu kıracaksın ki karşındaki senin için çaba harcamaya değer bulsun seni. Hayat yenilenmektir. Kendine iyi bak.  16.02.2007 10:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3135
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster