Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '07

 
Kategori
Coğrafya
Okunma Sayısı
4578
 

Coğrafya, bir ülkenin kaderidir

Coğrafya, bir ülkenin kaderidir
 

Yaşadığımız coğrafyayı değiştiremeyiz. Coğrafyamız bizim kaderimizdir.

O halde, yaşadığımız coğrafyayı yaşanılır hale getirmeliyiz.

Komşularımızı da değiştiremeyiz. Komşularımızla iyi geçinmenin yollarını bulmalıyız.

Bu durum tüm komşularımız için geçerlidir. Geçmiş tarihimize baktığımız zaman, komşularımızla iyi geçinemediğimizi görürüz. Bizden ve onlardan kaynaklanan nedenler yüzünden.

Coğrafyamızın bizi hoş tutan, sevindiren, gelecek vadeden yönleri de vardır.

Asya’yı, Avrupa’yı, Afrika’yı kucaklayan bir tarihe ve kültüre sahip bir coğrafyanın içindeyiz.

İslam Dünyası ile Hıristiyanlık Dünyası arasında bir köprüyüz. Dinlerin geçiş güzergahındayız.

Ne doğuluyuz, ne de batılı. Kendimize özgün bir yapımız var.

Coğrafyamız bize bunu uygun görmüş. Biz de, bu görevi gereği gibi yapmalıyız.

Çevremizde bir ateş çemberi var. Irak, İran, Suriye, İsrail, Lübnan’da her an her şey olabilir. Kafkaslar'da da sıkıntı var.

Batı komşularımızdan; Bulgaristan ve Romanya AB’nin yeni ortakları.

Doğu komşularımızın batıya açılan kapısıyız. Batı ülkelerinin de doğuya açılan kapısıyız.

Doğulu yanımızla, batılı yanımız zaman zaman çatışsa da, yine de, orta bir yolu buluyoruz.

Müslümanlığı da, diğer İslam ülkelerine göre farklı yaşıyoruz. Hoşgörü, laiklik bizi farklı yapıyor. Buna “Anadolu Müslümanlığı” diyebiliriz. Bu yapımızı bozmaya çalışan anlayışlarla karşı karşıyayız. Bu yapımız bozulduğu zaman büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalırız. Kısmen yaşadığımız sıkıntıların nedeni de budur... 

Petrol ve doğalgaz boru hatlarının güzergahı durumuna gelmekteyiz.

İklimimiz de, tam bu coğrafyaya uygun. Bir bölgemiz kar kış, bir bölgemiz bahar. Bir yanımız yemyeşil, bir yanımız yeşile hasret.

Coğrafyamızda mutlu olmak istiyorsak, gelecek kuşaklarımız için şunları yapmalıyız:

Komşularımızla aramızı düzeltmeliyiz. Düzeltmenin yollarını bulmalıyız.

Doğulu ve batılı yanımızla birlikte yaşamasını öğrenmeliyiz.

Laiklik kültürümüzle iç içe girmiş durumda. Laiklik, toplumumuzun birarada yaşaması için en önemli ortak yoldur.

Coğrafyamızda yaşayan tüm kültürel farklılıklara saygı göstermeliyiz. Bunun bir zenginlik olduğunu düşünmeliyiz.

Coğrafyamızın geleceği için; Orman, çevre, erozyon konusunda duyarlı olmalıyız. Nükleer enerjiyi ülkemize sokmamalıyız...

Coğrafyamızın tarihsel, kültürel yapılarını koruyarak tüm dünya coğrafyasına sunmalıyız.

Coğrafyamızda aç açık insan bırakmamalıyız. Diğer coğrafyanın insanlarına da, insani yardımlarımızı yapmalıyız.

Coğrafya bir ülkenin kaderidir. Coğrafyamıza sahip çıkalım. Coğrafyamızı yaşanılır bir hale getirelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aynen katılıyorum. her şey var tatlı yapamıyoruz, kendimiz yiyemiyoruz ve komşularımıza da ikram edemiyoruz. İşte beni kahreden bu. bu reel doğrular ve avantajlar var iken, basit, kısır, üretimden yoksun, huzur yerine küstüren tartışlamalar ve takiyyeler ile en değerli şey olan zamanı öldürüyoruz. ülkemizde takiyyenin varlığı yadsınamaz. hepimiz için geçerli bu. bir ülkede takiyyenin varlığı, o ülkede demokrasinin, özgür düşüncenin olmadığının en büyük delili bence. Herkes fiili zorlamaya dönüşmeyen fikrini özgürçe açıklamalı ki tuncay özkanların kim olduğu anlaşılsın :)) İnsanın giyimi-kuşamı, özel yaşantısı, cinsel tercihleri, tuttuğu takım ve partisinden bana ne! "aynası iştir kişinin lafına bakılmaz" der atalarımız. İşini iyi yapan herkes başımın tacıdır. Benim duymadıklarımı, bilmediklerimi öğreten, düşünce disiplini veren hocam altında şort, ayağında beyaz çorap ve başında kovboy şapkası ile derse gelse ne olurrr tam takım kravat ile gelse ne olur! işte bütün mesele bu!

Osman Yıldırım 
 03.05.2007 1:40
Cevap :
Teşekkür ediyorum, Sayın Yıldırım, Gerçekçi, sekilcilikten uzak yorumunuz, yazımın eksikliğini tamamlamıştır. Özellikle şekilcilikten, kuruntulardan kurtularak gözümüzün önüne bakmamız gerekiyor.Komşularımızla ilşkilerimizi ön koşulsuz geliştirmek için gayret göstermeliyiz. bu ülkemizin de yararınadır. Komşularımızı değiştiremeyeceğimize göre, ilşkilerimizi ülkemizin ve komşularımızın çıkarlarına göre değiştirelim. Esenlikler dileğimle.  03.05.2007 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1394
Toplam yorum
: 1902
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1027
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster