Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '19

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
147
 

Çok 'D'okunaklı

Bugün okunaklı değil, dokunaklı olsun istiyorum. 
Bomboş sayfamı açıyor, aklımı kalbimin emrine salıyorum. Saldım gitti. 
Sen onu benim külahıma anlat’lardan gelirken, yine kendi külahıma odaklanıyorum. 
Hadi bir güzellik yapın bugün bana. Ben gözüyle bakın, siz gözüyle görün.  
Gözünüzden haberiniz olsun ama. 
Ne sevecek,  ne de nefret edecek kadar kalmadığınız yerde, belki 2 durak arası yürüyüşte, bir sigara içimlik zaman diliminde, omuz omuza verilmiş bir dakika içinde, ne bileyim belki bir tost yeme süresinde hitapsız kaldınız mı bir düşünün bakalım. 
Adım yok sizde.
Ayaklarınızdan değil, dilinizden ve dökemediğiniz içinizden bahsediyorum.
Neyse. 
Yazılmışları okumaya, söylenmişleri dinlemeye devam edeyim ben. 
Sözlerimi şal misali alabilirsiniz üstünüze. Terletmez, üşütmez korkmayın. 
 
Sizi bırakıp biraz kendimle dolayım.
Biliyor musunuz hala gökten üç elma düşecek masallara inanıyorum ben.
Bir varmışım bir yokmuşumlar arasında bir okyanusum ben,
belki de çamurlar arasında bir su birikintisi. 
Acıdan yana küçük olanın, sevgisi büyük olur mu hiç? 
Çok büyüdüm. Çok büyüttüm.  
Yaşım bu yüzden 100 !
 
Ne güzel saçmalıyorum değil mi? 
Seviyorum
Çok seviyorum. Saçmaladıkça çoğalıyorum. 
Kendisini anladığıma inanan birinin varoluşunun hayaliyle,
beni anlıyor oluşuna sımsıkı tutunuyorum. 
 
Ne kadar şanssızım bu dünyada kimseye düşman değilim. 
Nefretle değil sevgiyle besledim hep ben içimin çocuğunu.  
Hayretler içerisindeyim. 
Üç beş adım geri gidişimle sürüyor mücadelem ve sizin korunaklı cümlelerinizde göreceliyim. 
 
Gözünüz açıkken düş gördünüz mü hiç? Ben gördüm. 
Cevapsız mektuplar yazdınız mı? Ben yazdım. 
Nasıl onca şeyi biriktirmişim ben de şaşkınım. 
 
Yazıyorum ve kaçıyorum. Kaçıyorum ve yine yazıyorum.  Dedim ya 100 yaşındayım. 
Böyle tuhaf cümleler devşiriyor olmamın sebebi derin bir kıyıma uğramış olmam olabilir.  
Aslında o çok bilindik ritmi duydum ben.   
Mevsim ılıktı, hava soğuktu. 
Sigaram vardı, çakmağım yoktu. 
İnceldiği yerden kopacağını düşünürken, bir makas darbesi sezdim.,
Öykündüğüm masallarda gökten düşecek elmayı beklerken, ayvayı yedim. 
 
Varsın ağarsın günün esrarengiz kalbi. 
Bırakamam yine de zaman aşımıma eşlik eden o şehri. 
100 yaşıma inat içimdeki çocuk hiç susmayacak. 
Varsın alay etsin gölgeleriniz mavilerimle.
Ben yine de içten gülümseyeceğim hep size. 
 
Yaşımın yaşı yok biliyor musunuz? 
Kaşımın derdi çok. 
Siz vakitsizdiniz.
Cümlelerimin kimyasını değiştirdiniz. 
Ben güldüğüm kadar güzeldim.
Siz ağlatmayı seçtiniz. 
Suçlu aramıyorum bu karmaşaya. 
 
Rabbim ol dedi, bıraktı boşluğa beni.
Ölmek daha bir yakışırdı belki,
Ama olmak, hiç olmadığı kadar yitiklikti.
 
100 yaşımda dona kalmak yerine, ona kalmak daha yakışıklı olabilirdi. 
Neyse güzeldi. 
 
BegümT.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 07.03.19
 
 

83 model, Eylül'ün 12. günü dünyaya gelmiş arka ''sıradan'' biri. Yakın Doğu Üniversitesi İletişi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster