Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
829
 

Çok acele Güzin Abla aranıyor... Ücret dolgundur :))

Çok acele Güzin Abla aranıyor... Ücret dolgundur :))
 

Ben arıyorum bu aralar bir Güzin Abla... Hatta Haydar Abi, Süleyman Baba, Ulu Bilge Dandoldenyus :) bile olabilir

Kiminle konuşsam “ Hadi ele ele tutuşup köprüden atlayalım o halde “ diyesim geliyor. Şu aralar herkesin çok yoğun hissettiği ağır havayı ben de hissetmiyor, yaşamıyor değilim. Kriz sözcüğünü gün içinde kaç defa duyuyoruz düşünsenize. Ortalıkta gerçekten bir kriz mi var yoksa birileri bizi “krizliyor” mu ondan da emin değilim.

Ama emin olduğum bir şey var. O da şikayet etmeyi ve kurban rolü oynamayı çok sevdiğimiz. İster kişisel ister toplumsal boyutta olsun acıların insanı rolünü çok seviyoruz.... Çünkü bu hiçbir sorumluluk gerektirmeyen bir rol. Öyle ya... Biz bir kurbanız... Ne yapabiliriz ki? Birileri bizim adımıza düşünür, karar verir, uygular... biz izleriz... baktık ki beğenmedik ağlaşırız... Kurtarıcılarımızı göreve, yardıma çağırırız.

Bugün kendimizle dürüstçe konuşmayı deneyelim mi ? Şimdi... şu anda içinde bulunduğumuz özel durumumuzda ( iş, aşk, para, sağlık... ) veya toplumca yaşadığımız genel mutsuzluk tablosunda bizim payımız nedir? Hiç mi? Eğer hiçse, biz kendi hayatımızda ve toplumsal hayatta "etkisiz eleman" mı olmuşuz acaba ? Böyle düşünmek kendimizi inkar etmek olur bana göre.

Hayatın bir öğrenme ve gelişim süreci olduğunu unutuyoruz galiba. Etrafıma baktığımda gördüğüm şey TELAŞ. Hemen zengin olalım, hemen ünlü olalım, hemen ehven’ i şer bir aşk bulalım, hemen o olalım , hemen bu olalım.... Sonunda olduğumuz şeyden de memnun değiliz. O zaman bir şeyler yanlış...

Bence biraz sakin olalım. Olan biten her neyse farkına varmaya çalışalım. Memnun olmadıklarımızda kişisel sorumluluğumuzu kabul edip, memnun olduklarımıza katkılarımız için kendimize teşekkür edelim.

Evet bugün hayatımızdaki TEK bir güzellik için kendimize TEŞEKKÜR EDELİM.

Ve bugün hayatımızdaki TEK bir olumsuzluktaki payımızı görelim ve KABUL EDELİM. Kabul edelim ki değiştirme şansımız olsun.

“Toplum bir kurtarıcılar cehennemidir” diyen Emil Cioran’a hak vermemek mümkün değil. Boş yere bizi kişisel ve toplumsal krizlerimizden çekip çıkaracak bir kurtarıcı beklemeyelim. Kurtarıcı İçimizde ( KDV ‘siz ) :)))

Sevgilerimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yüzümü yıkar ve uzun uzun aynada gözlerime bakarım. Kimbilir belkide farkında olmadan düşüncelerimin Güzin ablasıyım :) güzel bir yazıydı gülümsemeniz eksik olmasın.

Ehli Keyfim 
 11.01.2009 10:49
 

Merhaba... Yazınıza bu cümle uygun olur mu? :)'Ya çare sizsiniz ya da çare siz'siniz'.

Feride Akkuş 
 10.01.2009 22:35
 

Psikologlar araştırmışlar; olumsuzlukların farkındaysak onları değiştirebiliriz. Farkında değilsek değiştirme, düzeltme şansımız da yoktur. Bunun farkında olan içi dolu birisi olduğunuzu görüyorum. Çabanızı taktir ediyorum.. Saygılarımla..

Uguristanbul 
 09.01.2009 15:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5558
Kayıt tarihi
: 06.09.07
 
 

1966 yılı 12 Ekim’inde bir ikindi vakti geldim yeryüzü kabuğuna.Sorular sorup durdum annemgillere, ö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster