Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
12149
 

Çok gezen tavuk, ayağında pislik getirir!

Çok gezen tavuk, ayağında pislik getirir!
 

Görsel internetten alınmıştır.


“Çok gezen tavuk, ayağında pislik getirir.”  Canım annem, daha henüz bir çocuk olduğum yıllardan başlayarak, sürekli dikte edip dururdu beynime.  O zaman ne demek istediğini anlamazdım. Düşünüp dururdum neden böyle söylüyor diye.

Belediye Hizmeti diye bir durum da söz konusu olmadığından yaşadığım kentte, sokaklarımız bayağı kirliydi. Okula gidip gelirken ayakkabılarım kirleniyordu. Zaten ayakkabılarla evin içerisine girmemiz de mümkün değildi. Bahçede bir güzel yıkayıp ancak o şekilde kapıya kadar gelebiliyordum. O halde neyin nesiydi bu söylem. Oysaki abim sürekli geziyordu. Onun ayakkabısı kirlenmiyor muydu?

Çok kızıyordum anneme, çoookkk…

Abim gece dışarı çıkabiliyorken, ben kapının önüne dahi çıkamıyordum hava karardıktan sonra. Zaman geçtikçe yavaş yavaş annemin aslında ne anlatmak istediğini anlamaya başlamıştım. Ne yapsın kadın? Ortam o kadar bozuk ki, kendince kızını korumaya alıyor.

Bakıyorum çevreme,  tüm anneler aynı durumda. Çünkü aynı kafa yapısı. Tüm dertleri, kızlarının tek bir erkek arkadaş edinmeden tertemiz bir şekilde kocaya teslim edilmesi,  böylece kendi sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmiş olmanın büyük kıvancını da çevreyle övünerek paylaşmak.

Oysa o anneler erkek çocuklarını yetiştirirken;

Bak oğlum, geceleri dışarı çıkıyorsun ama sakın ola bir kızın canını yakmayasın. Kızlar da en az senin kadar değerlidir. Onların kıymetini bilmelisin. Bir kızı zor durumda görsen ona yardım etmelisin. Asla ona bir tekme de sen vurmamalısın. Senin başına, ya da kız kardeşinin başına olumsuz bir durum geldiğinde neler hissedebileceğini düşün ve davranışlarını ona göre ayarla diyebilselerdi, bugün yaşanan olumsuzlukların hiç biri yaşanmıyor olacaktı belki.

Oysa bizim anne ve babalarımız kız çocuklarını koruma altına alırken erkek çocuklarını bir boğa misali meydana saldılar ve salıyorlar.

Bu durumda meydanda gezinen boğalar, meydanda gördükleri kızlara saldırma haklarını kendilerinde buldular. Çünkü aldıkları eğitim, iyi kızların evlerinde annelerinin dizinin dibinde oturması gerektiğini, dışarıda gezen kızların da onlara sunulmuş bir nimet(!) olduğu anlamını taşıyor.

Hal böyle olunca da ilk fırsatta gözüne kestirdiği bir kız çocuğuna tecavüz etmeyi kendinde bir hak olarak görebiliyor. Hatta bazıları öylesine azgın ki kız bulamazsa bir erkek çocuğu, o da yoksa bir köpek, hatta kediyi v.s dahi katabiliyor listesine.

Ahhh anneler…

Ben, sen, o, onlar…

Hepimiz suçluyuz!

Dövülen, sövülen, tecavüze uğrayan, öldürülen her kadında bizim de emeğimiz var.

Eşinden şiddet gören kadını görmezden gelip arkasından dedikodusunu yapıyorsak, dışarıda birbirine sarılıp ya da el ele gezen gençlere tahammül edemiyorsak bizde bir sorun var demektir.

Hadi biraz özeleştiri yapalım. Çocuklarımızı yetiştirirken yaptığımız hataları bir düşünelim. Nerelerde hata yaptık? Bunun cevabını samimi olarak dile getirdiğimiz zaman ve aynı hataları tekrarlamadığımız zaman kızlarımız daha özgür ve insanca yaşamaya başlayacaktır.

Sevgili kadınlar önce kendi kafamızı değiştirelim. Kadınlar eksik değildir bir erkekten. Kadın da en az erkek kadar değer görmeyi hak eder, değerlidir. Biz kendi değerimizi bilmezsek başkasından değer görmeyi beklememiz abesle iştigaldir. Bize dayatılan değersizlik hissinden kurtulup önce kendimizi eğitelim ki erkekleri de eğitme görevini hakkıyla yapabilelim.

Bugün tecavüze uğrayan Kadıköy’de belki Ayşe, belki Fatma… Yarın sıranın bize gelmeyeceğinin garantisi var mı? Kızları daha çok eve kapatmaktansa, erkeklerin bir boğa gibi dışarıda gezmesinin önünü almak için önce kendimizi değiştirelim… Kadın olarak biz değişirsek dünya da değişir, mevsim de değişir ve yaşam hep bahar olur…

Gücümüze güvenelim. Baharı ancak biz getiririz sevgili hanımlar, ancak biz…

29 Ocak 2016

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ayşe Hanım, günümüzde kadınlar ve genç kızlarımız konusunda dikkate değer bir yazınız vardır. Mb'ta arkadaşlarımızın çoğu zaten değinmişler. Ben sadece dilinize sağlık diliyorum. Yüreğiniz dert görmesin.Selamlar...

Abdülkadir Güler 
 09.03.2016 17:46
Cevap :
Teşekkür ediyorum Abdulkadir Bey...Selamlar, mutlu kalın.  10.03.2016 14:12
 

Anne babaları çocukları suçluyoruz sürekli ama devletin sokakları güvenli olacak. Ben başıma bir iş gelir diye sokağa mı çıkmayacağım!

Kerim Korkut 
 28.02.2016 17:16
Cevap :
Elbette devlet en üst seviyede tedbirini alacak, almalı ve tüm tedbirlere rağmen suç işlenmişse de en ağır şekilde cezalandırmalı ama suçluları da biz yani toplum yetiştiriyor. O nedenle biraz iğneyi de kendimize batırmalıyız sanırım...Selamlar, mutlu kalın.  02.03.2016 11:05
 

Değerli Ayşegül HAYVAR, Bilirsiniz, tartışmak gelişmektir. Elbette, tarafsız ve bilgi-deneyimler eşliğinde yapılanlar kastedilerek. "Kadın ve erkek" bir insandır. Bu doğrultuda sorun; insani'dir. Mesele, "kadın" veya "erkek" değil, kadın veya erkeği "din-kültür" penceresinden değerlendirmek hiç değildir. Bunlar öne alınırsa, taraflarını içerisinden çıkılmaz bir yere götürecektir. Özetle; Önce insan ve yapıtaşları ele alınmalıdır. Ki; insan (doğru) öğrenildikçe, detaylara inilecektir. Bu ortamlar, Ülke ortalamasının üzerinde bir eğitim-öğretim kalitesine sahip olmakla birlikte yazanları belirli deneyime de sahiptir. Ancak, kimse kusura bakmasın, yorumlar samimi değildir. Mesele, diğerine "şirin" gözükmek değil, sorunu açıklamaktır. Toplantılar (yorumlar) çözüm değil, sorunu (farklı görüşlerde) açıklamaktır. Bunlarla birlikte, değerli editörlerde bu konulardaki yorumları denetlememeli, anında yayına almalıdır. Ki; katılanlar çoğalsınlar. Tartışmak gelilmektir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.02.2016 9:42
Cevap :
Yorumlar bazen geç ulaşabiliyor Cenmehmet Bey. Sanırım bu da bir öncekinin devamı niteliğindeydi ama henüz ulaştı bana. Yorumlar her kişinin olaya bakış açısını içerir ama öyle, ama böyle. Yorumların yayınlanma hızı artsa mutlaka daha iyi olur ama sanırım yetişmek zor oluyor sevgili editörlerimizce...Kadın da erkek de bir insandır temelinde ve öyle değerlendirilmelidir, çok haklısınız. Teşekkürler. Selamlar, mutlu kalın.  08.02.2016 21:48
 

Değerli Ayşegül HAYVAR, Bilirsiniz, tartışmak gelişmektir. Elbette, tarafsız ve bilgi-deneyimler eşliğinde yapılanları kastedilerek. "Kadın ve erkek" bir insandır. Bu doğrultuda sorun, insani bir sorundur. Mesele, "kadın" veya "erkek"

Canmehmet 
 06.02.2016 9:32
Cevap :
Elbette Canmehmet Bey, elbette tartışmak gelişmektir. Bu ortamda arkadaşlarımın düşünceleri beni daima olumlu yönde etkilemektedir. Sonuç olarak kadın ve erkek bir insandır ve ortadaki bu sorun da insani bir sorundur. Olaya o şekilde yaklaşmak ve çözüm üretmek zorunluluğu vardır. Çok teşekkür ediyorum...Selamlar, mutlu kalın.  08.02.2016 10:56
 
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1421
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster