Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
409
 

Çok gülme, sonra ağlarsın!

Neşelenmek, sevinmek, gülmek, kahkaha atmak pek hoş karşılanmaz bizim toplumumuzda. Ayıptır. Başkaları ne der, elalem ne düşünür, çevre tarafından dışlanırım, hakkımda dedikodu yapılır, adım çıkar... Bunlar gibi daha pek çok toplumsal baskı ve korkuyla başa çıkmaya çalışırız. Neşe dolu duygularımıza gem vururuz. Şöyle ağız dolusu bir kahkaha atamayız mesela. Sevincimizi belli edemeyiz. "Elalem ne der" hapishanesine kendimizi hapsetmişizdir çünkü. Erkekler, "kadın gibi ne gülüyorsun" denmesin diye, kadınlar "hafif" olarak algılanmamak için, kendilerini mutlu olmaktan bile alıkoyarlar. Bu yüzden belki de hep bir ciddiyet, hep bir mutsuzluk ve karamsarlık var hem yüzlerimizde hem de kalplerimizde...

Daha da kötüsü belki de, çocukluğumuzdan beri, çok gülüp eğlendiğimizde arkasından başımıza mutlaka kötü bir şey geleceğine inandırmadılar mı bizi? Çocukken, çocuk sevincimizi bile yaşayabildik mi? Akıtabildik mi yaşam enerjimizi ve umudumuzu hayata? İşte bu korkulardan en çok, başımıza kötü bir şey gelmesin diye hiç gülmedik. Astık suratımızı. Kararttık kalplerimizi. Oysa neşeyi ilelebet kaybetmekten daha kötü ne gelebilirdi ki başımıza? Herşeyin en kötüsünü düşünmekten, en kötü senaryoyu yazmaktan daha kötü ne olabilir? Hep en şanssız olmaya inanmaktan daha şanssız ne olabilir?

Evren sizi asla yanıltmaz. Asla haksız çıkarmaz. Çok şanssız biri olduğunuzu düşünüyorsanız, öyle olacaksınız. Mutluluğa inanmıyorsanız, mutluluk neden kapınızı çalsın ki? Siz hayatınızın hem senaristi hem de başrol oyuncususunuz. Hangi senaryoyu yazarsanız, onu oynarsınız. Başınıza gelen şanssız olaylardan dolayı başkalarını ya da Tanrı'yı suçlamak en kolayı. Ancak bu size bir şey kazandırmaz. Mağdur rolünü oynayarak ne mutluk ne de başarı kazanırsınız. Kazanacağınız tek şey, daha fazla mutsuzluk ve daha fazla yalnızlık olacaktır.

İçinizdeki neşeyi açığa çıkarmak, hayatınıza pozitif bir yön vermek için başkalarından medet ummayın. Başkalarının değişmesini beklemeyin. Unutmayın, siz bakış açınızı değiştirdiğinizde, çevrenizdeki her şey değişecektir. Nasıl bakarsanız, öyle görürsünüz. Toplumsal baskı ve önyargılardan kurtulun. İçinizdeki inançları sorgulayın. Sizi rahatsız eden inançlardan kurtulun...

Daha önce de söylemiştim. Bu hiç kolay olmayacak. Dediğim gibi, size gül bahçesi vadetmiyorum. Mutsuzluk, mutluluktan daha kolay. Ağlamak gülmekten daha kolay. Ama bir kez içinizdeki neşeyi bulup çıkardığınızda, ondan asla vazgeçemeyeceksiniz. Onu çok ama çok seveceksiniz. Söz veriyorum...     

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 338
Kayıt tarihi
: 03.02.16
 
 

19 yıllık akademisyen. Biyoenerjist. Thetahealing Uygulayıcısı ve Eğitmeni. Aile Dizimi Moderatör..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster