Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
906
 

Çok gülmek ve çok ağlamak..

Çok gülmek ve çok ağlamak..
 

Gülmekten, "onun" tabiriyle "kahkahadan yarılmaktan" çene kaslarımın ağrıdığı ama aynı anda içimin de hüzünden, üzüntüden, isyandan boğulduğu, hem gülmekten acayip rahatlamış hem de feleğin oyunlarından ürkmüş, korkmuş bir halde yazıyorum şu an. Galiba sonunda ben de deliriyorum. Büyümek buymuş anlıyorum.

İstediğin her şeyi yapabilmek ama hayatın oyunlarının çocukken sandığımızdan daha acı, daha zor ve "level" leri geçmenin daha sancılı olduğunu acı acı anlamakmış büyümek...

Oyundaki baş kötünün kim olduğunu kestirmenin imkansız ve aslında hepimiz olduğunu farkederek, yarını bilemeden karmakarışık yazıyorum şu an. Üzerime hayatın ele gelemez faniliğini giyinmiş olarak doğduğumuzu acı acı yeniden hatırlıyorum.

26 yaşımda, hayatın tam karşısında, kader denen şeyden ürpererek, az önceki kahkahaların şekerli sakız tadı ağzımda ama üst üste aldığım can sıkıcı haberlerin yumruk etkisi midemi ekşitmiş halde bakakalmış, şaşakalmış yazıyorum şu an." Tanrım bize daha neler olacak acaba??? "diye sormadan edemiyorum.

Futbolcu Sedat'ın ölüm haberi mesela, Hakkari Yüksekova'da asker olan "Can"ım kardeşimin anlattığı daha dün nöbete giderken mayına basarak ölen arkadaşı mesela, babamın tam da yine bugün çok yakın bir arkadaşını toprağa verdiğini öğrenmem gibi mesela ve bugün beni en çok güldüren dünyada tanıdığım en komik kızın yani "onun" annesinin aslında kanserle son maçını oynuyor olduğunu bilmenin buruk ne buruğu yanık tadı mesela... işte bunlardan dolayı anlıyorum ki; Büyümek ölüme kafa tutarcasına, onunla dalga geçercesine yaşarken aslında ondan bi çocuğun korktuğundan daha fazla tırsarak yaşama bulaşmakmış meğer.

Ve meğer abartırcasına, her yerine istemesen de bulaşılan, hiç ummadığın zamanlarda hiç ummadığın yerden vuran (ya gülmekten çenene, ya ağlamaktan yüreğine, ya da her ikisinden ortaya karışık midene vuran) yani demem o ki hiç de organize olmayan işlermiş bunlar... İçimize çok fena işlermiş bunlar.*

(Son satırlar Nil Karaibrahimgil, Organize işler şarkısından uyarlanmıştır)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1054
Kayıt tarihi
: 21.04.09
 
 

Merhaba...! 1982 Manisa doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakultesi İngilizce Öğretmenliği'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster